Giriş
(3)

Ev/Oda kokusu tavsiye

Mcfly
Kullanıp memnun kaldığınız ev oda kokusu önerilerinize talibim.
Kullanıp memnun kaldığınız ev oda kokusu önerilerinize talibim.
0
Mcfly
(09.08.21)
Febreze lavanta oda spreyi.
0
ruhen hastayim ben
(09.08.21)
Rebul Atelier İstanbul'u seviyorum ben
0
lüzumsuz adam
(09.08.21)
bim'de satılan roomstar marka kumaş kokusu var onu kullanıyoruz. vanilyasılını wcde kullanıyoruz mükemmel.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(09.08.21)
(6)

aşk ilişkisinde şüphe & çözüm önerisi

bez çanta
Çok sevdiğiniz sevgilinizin başka bir hemcinsinizle kuşku uyandıran bir telefon görüşmesine tanıklık ettiniz ve açıklama istediniz diyelim. Aldığınız cevabın doğru olduğuna inanıyorsunuz ki bu da görüştüğü kişinin sevdiği “normal” bir arkadaşı olduğu yönünde, yine de içinize sinmeyen bir şeyler olur
Çok sevdiğiniz sevgilinizin başka bir hemcinsinizle kuşku uyandıran bir telefon görüşmesine tanıklık ettiniz ve açıklama istediniz diyelim. Aldığınız cevabın doğru olduğuna inanıyorsunuz ki bu da görüştüğü kişinin sevdiği “normal” bir arkadaşı olduğu yönünde, yine de içinize sinmeyen bir şeyler olursa, bu noktadan sonra (çözüm odaklı şekilde) nasıl ilerlerdiniz?
0
bez çanta
(08.08.21)
Konuşarak. Ama iki tarafın da iletişim beceresinin yüksek olması ve en önemlisi iletişime açık olması gerekir.
0
ruhen hastayim ben
(08.08.21)
ask iliskisinde karsimdaki kisi ben engel ol(a)miyorum, onden mudehale edemiyorum diye baskasiyla birlikte olacaksa olsun, ortaya ciksin ayrilalim. "hareketlerini kontrol edeyim, bilmemkimle gorusmesini engelleyeyim de aralarinda bir sey gelismesin" mantigini ben anlamiyorum. aksine birak gelisiyorsa gelissin ki sen de hayatinin hatasini yapmadan duzgun iliski yasayabilecegin birini bul.

ben biriyle iliski icindeysem o kisiye guvenmeyi secmisimdir, secerim. bana soyledigi sey son sozdur.

madalyonun obur yuzu ise tabii yalani aldatmayi affetmem.

yani icine sinse ne olur sinmese ne olur, bir sey olacaksa olacak zaten. senin engellemenle olmasa degeri ne ki? bugun kurtarirsin yarin aldatilirsin. yarin kurtarirsin obur gun aldatilirsin. mal çürük. boyle iliskileri anlamiyorum, icinde de olmak istemem. butun omru paranoyayla gecirmek yerine karsindakini iyi tartip iliskiye girmek, sonra guvenmek ve guvenin huzuruyla yasamak daha kolay ve doyurucu. guvenini bosa cikaran biri olursa kendi kaybi. o zaman ortadan kaybolmasini bileceksin tabii ki.

sonuc olarak: aldigin cevabin dogru olduguna inaniyorsan kafani daha da takma. yalan ise ortaya cikar zaten. eger durum oyleyse bir gun once yakalamissin bir hafta sonra yakalamissin ne farkeder? bitecekti her turlu, kafayi takmaya degmez yani. aksine ters bir durum yoksa ve olmayacaksa akil sagligini bos yere bozmamis olursun.

akil sagligi ve doyurucu iliskiler icin aldatilmayi onden engelleme refleksinden kurtulmak lazim. cunku farketmiyor. karsindaki yanlis kisiyse, aldatacak karakterde biriyse aldatacaktir. ha bugun ha yarin farketmez yani.
0
robokot
(08.08.21)
bence supheye cozum yok suphe basladi mi bitmiyor
0
ala09
(09.08.21)
Şüphe başlarsa bitmez+1
Her şeyi açık açık konuşmazsanız konu çözülmemekle kalmaz, ileriki ilişkilerinize de yansıyabilir… ytd
0
her giriste sifresini unutan adam
(09.08.21)
güvenmeyi seçebilecekseniz seçin, seçemeyecekseniz bitirin. şüphelendim beni ikna et diye birine gitmek saçmalık.
0
bronz böcek
(09.08.21)
şüphe çok kötü bir zehir ya. insanın içine girince, tekrar güvenmek çok zor oluyor.
0
wild honey suckle
(09.08.21)
(10)

Kilo koruma taktikleri

basubadelmevt
Bazı insanlar yapı gereği daha kolay kilo alabiliyor. Önceden fazla kiloya sahip olup daha sonra veren ve korumayı başaranlar var mı içimizde? Koruma için taktikleriniz neler? Bazı zamanlar sosyallik vs sebebiyle ipin ucu kaçabiliyor, bu durumdaki taktiklerinizi merak ettim daha çok. Çözümün az yeme
Bazı insanlar yapı gereği daha kolay kilo alabiliyor. Önceden fazla kiloya sahip olup daha sonra veren ve korumayı başaranlar var mı içimizde? Koruma için taktikleriniz neler? Bazı zamanlar sosyallik vs sebebiyle ipin ucu kaçabiliyor, bu durumdaki taktiklerinizi merak ettim daha çok. Çözümün az yemek olduğunu biliyorum. Kronik şişkolar,kilo verip alanlarda olumsuz örnekler bakımından tavsiye verebilir.
0
basubadelmevt
(08.08.21)
çözümü biliyomuşsun işte; az yemek yess xd dışarıda çok yediğim günün ertesi günü ekstra dikkat ediyorum. Bazne evdeyken canım tatlı istiyo, "şuan çok gereksiz, bu hakkımı dışarı çıktığımda daha keyifle kullanım" diyerek yemiyorum. Taktik maktik yok bam bam bam özetle
0
abuzer
(08.08.21)
Sürdürülebilir beslenme şekli ve sürdürülebilir spor. Ömür boyu. Yani 6 ay diyet ve spor yapıp, zayıflayınca eski beslenme şekline ve hareketsizliğe dönmek bir seçenek dahi olmamalı. Ucu kaçmadan dengelenebilir ancak.

Şurada da benim kilo alıp, verme öyküm;

eksisozluk.com
0
the she ronin
(08.08.21)
Evde veya iş yerinde sağladığı kontrolü sosyalleşirken neden sağlayamaz ki insan? Cevap, kendimde gördüğüm ve herkeste olabileceğini düşündüğüm şey: evde veya iş yerinde belli bir savunma mekanizması oluşturup ona alışıyoruz ama toplum içinde ev veya iş dışı bir durumdayken her şey daha değişken ve biz daha fazla korunma ihtiyacı hissedebiliyoruz, önemli bir kısmımız da güç ihtiyacını "yemek yersen güçlü olursun/büyürsün" (büyümek=güçlenmek diktesi) telkinleri sebebiyle yemekten çıkarmaya çalışıyoruz. Mesela yakın arkadaşımızla dertleşirken yardırıyoruz pastayı böreği gömüyoruz veya çoğunu tanımadığımız (ya da güvenmediğimiz diyelim) insanların oluşturduğu yerde içgüdüsel olarak daha gergin, daha politik, daha savunmacı hissedebiliyoruz ve bu bizi yemeye itebilşyor, yeme konusunda kontrol mekanizmamız iptal olabiliyor dışarıda.

Bu bir çözüm çeşidi olabilir.

Yedikten sonraki günlerde oruç veya uzun süreli aralıklı oruç iyi gelebilir. Suyu daha çok içip biraz daha yürüyüş yapmak, gıdanın kalorisini (un ve şeker anlamında) azaltıp proteine ve sağlıklı yağa azcık daha fazla yer vermek ve dünkünden az miktarda yemek motive edebilir. Sadece yeme veya sporla değil biraz da içten ittirecek motivasyon bulmak iyi olur, mesela "haah, bir sonraki şaşırtma öğünüm 2 hafta sonra olsun" veya "oo iyi yedik şimdi bağırsakları biraz destekleyelim" denebilir, değer verilen şey her neyse ona göre seçilir yani cümleler. Filan.
0
1bir1bir1
(08.08.21)
Kalori takibi.
Her gün kalori takip ederseniz bir gün fazla alip ertesi gün az alarak bunu uzun dönemde sabit tutabilirsiniz.
0
logisticsmanager
(08.08.21)
Sağlıklı beslenme, sporun ve hareketliliğin gerekliliği hk bilgi sahibi olunca hayatımı da o yönde düzenledim. Kendimi sağlıklı besleneceğim diye kasmıyorum ama hergün hergün zararlı ama lezzetli şeyler yemiyorum. Aslında lezzetli şeyler sağlıksız gibi bir algı var ama bu doğru değil. Mesela tatlı isteğimi iki dilin m kızarmış ekmek, 1 tatlı kaşığı bal ve kaymakla gideriyorum ve gayet lezzetli oluyor.
0
rapisa
(08.08.21)
Diyetin de sporun da sürdürebileceğin cinsten olsun.
0
arnold schwarzeneger
(09.08.21)
Hızlıca telafi. İpin ucu herkeste kaçıyor, ama bu sürecin uzun sürmemesi, düzgün beslenmeye hızlıca geri dönebilmek. Farkı yaratan şey tam olarak bu. Bi görsel vardı baktım ama bulamadım, özetle şöyle bi şey: haftada 1 taşkınlık yaparsan fit olursun, haftada 3 yaparsan şişman olursun. Basit aslında.

Bi de fit insanlar her yere yürüyolar yaa. Aşırı aktifler. Herhangi bi yere yürüyerek ulaşabiliyolarsa yürümeyi tercih ediyolar.

Bunları zamanında 20 kilo verip bunu 10 yıl korumayı başarmış biri olarak söylüyorum bu arada. Pandeminin ilk 6 ayında sağlık sorunlarının da etkisiyle 20sini de geri aldım ama şimdi yine verdim, ve ben de her yere yürüyorum ve ipin ucu max 3 gün kaçıyor, 4. gün ardımı topluyorum, bi süre bozmuyorum. Sağlıksız şeyler de eskisi kadar ilgimi çekmiyor zaten artık.
0
galileo figaro magnifico o o o o
(09.08.21)
Sürdürülebilir spor +1

Beslemenizdeki bağımlılık yaratan şeylerden kurtulabilirsiniz. Bunun dışında canım çok abur cubur veya karbonhidratlı şey çektiğinde bunu yalnızca bir öğünümde yiyorum. Örneğin sabah simit veya ekmek yiyerek kaçamak yapmışsam akşam yemekte bunu dengeliyorum. Veya canım kola içmek istediğinde sabah ona göre besleniyorum. Tabii her gün böyle kaçamaklar yapmıyorum. O da önemli. Bir de nadiren bir günümü canımın çektiği şeyleri yemeye ayırıyorum. İşte spor ve beslenme benim için o zaman sürdürülebilir oluyor.
0
ruhen hastayim ben
(09.08.21)
sezgisel beslenme (bkz: intuitive eating) konusunu bir araştırmanızı öneririm.

konu ile ilgili cok türkçe kaynak yok ama şu kitabı edinebilirsiniz: www.dr.com.tr

Aslında beslenme kounsunda ne kadar büyük bir balonun içinde olduğumuzu, ne kadar yanlış yönlendirildiğimizi anlayacaksınız. Sezgisel beslenmenin özeti şunun gibi aslında: İyi ya da kötü yiyecek yoktur. Önemli olan aslında ilk doğduğunuz anda içgüdüsel olarak sahip olduğunuz, bedeninizin gerçekten hangi gıdaya ne kadar ihtiyacı olduğunu sezgisel biçimde anladığınızı bilmeniz.

Sezgisel beslenme konusuna biraz eğilince, az yemek çok yemek, çok yemeyi telafi etmek, kötü yiyecek iyi yiyecek, kalori takibi, detoks vs gibi şeyler aklınızdan bile geçmiyor aslında. Tam aksine bunları düşündükçe aslında eninde sonunda hezeyana uğrama ihtimalinin çok daha yüksek olduğunu anlıyorsunuz.

Bir araştırmanızı tavsiye ederim :)
0
patlamis misir
(09.08.21)
Genetik eğilim + hastalıkların varsa her zaman kilo bi adım önde olur. Arada mutlaka ekstra spor, ekstra diyet, ekstra minik minik cerrahi dokunuşlar şart.
Yaş da ilerliyor. Bi Ajda Pekkan kolay yetişmiyor
0
photo85
(09.08.21)
(21)

Mustafa'nın kardeşine isim önerisi var mı?

demirr
Merhabalar. Oğlum mustafa'nın yılbaşında erkek kardeşi olacak kısmetse. İsim konusunda biraz cıkmazdayız. Öneriniz nedir?Elit kesimin ya da siyasal islam kesiminin popüler isimlerine (eymen,asaf,yağız,çınar,toprak vs vs) siddetle karşıyız.Eski türk isimlerine açığız. Aklımdaki iki isim kağan ve mete
Merhabalar. Oğlum mustafa'nın yılbaşında erkek kardeşi olacak kısmetse. İsim konusunda biraz cıkmazdayız. Öneriniz nedir?

Elit kesimin ya da siyasal islam kesiminin popüler isimlerine (eymen,asaf,yağız,çınar,toprak vs vs) siddetle karşıyız.

Eski türk isimlerine açığız. Aklımdaki iki isim kağan ve mete şeklinde.

Ne dersiniz. Tesekkurler
0
demirr
(08.08.21)
metehan
0
fff02561
(08.08.21)
Mustafa’ya uygun isimler olsun diye birkaç isim önercem. Mustafa’dan sonra berkecan olursa olmaz gibi geliyor bana.

Mete
Timur
Attila (oğlum olursa çok istiyorum bu ismi koymak)
Yusuf (kardeşimin ismi bence klasik bir isim, siyasal islam ismi olarak görmüyorum çünkü dedemin ismi olduğu için konulmuştu kardeşime, yakışıklı oluyor bu isme sahip olanlar)
Kerem
Uğur
Selim
Onur
Ferit
Serdar
0
Hallegadola
(08.08.21)
levent
0
ala09
(08.08.21)
Kağan değil de Kaan iyi. Yumuşak g yurt dışında sorun olmasın. Hem daha cool geldi gözüme nedense.
0
westblack
(08.08.21)
Kemal. Abimin ismi olmasaydı oğlumun adı kemal olurdu
0
suicides underground
(08.08.21)
meko
(08.08.21)
Sandal. Tutamadım kendimi :D


Neyse, ciddi isim önerisi olarak da kağan iyi diyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(08.08.21)
Ilgaz
0
oscar
(08.08.21)
Ben kırım Moğol isimlerini de seviyorum

Nogay
Giray
Argun
0
sanguine
(08.08.21)
oglum olsa levent koymak isterdim. cok karizmatik geliyor. bir de barbaros var ama altinda yatan anlami barbardan geldigi icin emin olamiyorum.
0
chezidek
(08.08.21)
Kubilay
Batu
Mete
Atilla
Babür
Sencer
Berke
Çağatay
0
silah taciri
(08.08.21)
www.google.com

Mustafa Kemalden isim önerileri :)
0
photo85
(08.08.21)
Çocuk asla düşünmüyorum ama Barbaros çok hoşuma gidiyor
0
fıytfıyt
(08.08.21)
ya tabi isim meselesi size kalmış da, böyle eski Türk beyi yetiştirecekmiş edasında isim koymak bana biraz komik geliyor :(

Hem Türkçe, hem de günümüzde de güzel anlamda kullanılan bir sözcük koyabilirsiniz bence.

Erdem, Onur, Uygar vs fena olmayan isimler.

Mert çok popüler olmasa onu da düşünebilirsiniz belki ama bilmiyorum tanıdığım Mert'ler genelde bi tık gıcık oluyo .d

Mustafa'ya Kemal de yakışır tabii ki.

Daha genel doğa ile ilgili ama çok da kulak tırmalamayan isim olsun diyosanız

Evren
Feza
Şafak
Bulut
Irmak (erkek ismi olarak fena değil bence)
Yağmur (aynı şekilde genelde kız ismi ama erkeğe de yakışıyor)

gibi isimlere bakabilirsiniz. Feza güzel bir isim diye düşünüyorum hem Feza Gürsey gibi tarihimizde iyi bir bilim insanının ismi :)


Bu arada yazdıklarımdan bazılarının kökeni farklı diller olabilir ama artık dilimizde yer alan ve Eymen vs gibi uydurma gelmeyen sözcükler. Fransızca kökenli olan Onur, tamamen Türkçe kökenli olup günümüzde pek kullanılmayan bir sözcükten daha Türkçedir bence.
0
nundu
(08.08.21)
Cansel, Cemre gibi isimleri çok beğeniyorum erkeklerde ama Mustafa ile pek uymaz sanırım. Ki bence uymasına da gerek yok ama.
0
ruhen hastayim ben
(08.08.21)
Mustafa'ya Arapça olarak Melih, Melik, Kerem; Türkçe olarak Çağatay, Çağrı.
0
oyokbuyoknevar
(08.08.21)
Turgut, Cemil.
0
adivar
(08.08.21)
Kemal
0
tchuck
(08.08.21)
Kemal demeye gelmistim :)
0
lion de la Turquie
(08.08.21)
Erhan
0
kaset
(08.08.21)
barkın
alper
ata
0
princess eugenie
(08.08.21)
(12)

Eşler arası tatil farkı

lion de la Turquie
Yalnizca bu yıl benim iki hafta fazla iznim var eşim daha sonra ise girdiği için. Bana haksızlık olur sen de otur evde izninde ya da ülke içinde kal diyor.Ben de İran ya da mısır ya da Fas gibi ailecek değil de bireysel gidilebilir yerlere gideyim diyorum. Siz böyle bir durumda olsanız naparsiniz? I
Yalnizca bu yıl benim iki hafta fazla iznim var eşim daha sonra ise girdiği için. Bana haksızlık olur sen de otur evde izninde ya da ülke içinde kal diyor.

Ben de İran ya da mısır ya da Fas gibi ailecek değil de bireysel gidilebilir yerlere gideyim diyorum.

Siz böyle bir durumda olsanız naparsiniz? Iznimi yiyecek yoksa :)
0
lion de la Turquie
(06.08.21)
izinde evde oturmak mantıksız. zaten full evdeyiz. şehir dışına çıkmakla ülke dışına çıkmanın arasında onun için ne fark var? bana saçma geldi.
0
jelly bear
(06.08.21)
Sonrasin da birlikte gitmek sartiyla gonderirdim. İran cok guzel ama covid patlamis durumda. Misir ya da Fasta durumlar nasil bilmiyorum. Afrika zaten virus yok diyor. Gitsin onden kesif yapsin sonrasinda birlikte tekrar gidelim teklifini yapardim.
0
dedim ben sana
(06.08.21)
"Bana haksızlık olur sen de otur evde..." Pardon da bu nasil evlilik ya? :) Esiniz cok bencilmis kusura bakmayin.
0
invictae
(06.08.21)
haksızlık olur ne demek tam olarak, ortada bir rekabet mi var?
0
nahtoderfahrung
(06.08.21)
Yani sahsen ben esim kendi başına ülke ulke gezse cok memnun olmam. Ama bu benim kendi evliligim için gecerli.

Haksizlik değil tabiki. O kisim saçma. Ama ici rahat etmiyor vs olabilir.
0
logisticsmanager
(06.08.21)
çiftlerden biri çalışırken, diğerinin ülke ülke dolaşması bence de olmaması gereken bir şey.
üstelik zaten covid ortamında iran'a, fas'a, mısır'a gitmek çok saçma.

evet, yani insan izindeyken tatile gitmek ister tabii de, backpacker gibi ülke ülke dolaşmak biraz anlamsız.
ben hoşlanmazdım ve anlam veremezdim en azından.

en kötü ihtimalle ülke içinde bir şey yapın, bir yere gidin.
çiftlerin ayrı tatil yapması benim önyargılı olduğum bir durum ama eşinizin buna tepki vereceğini sanmıyorum.
yani ortada buluşmuş olursunuz.

iran'a, fas'a, mısır'a da seneye birlikte gidersiniz.
0
blatta hiberna
(06.08.21)
Ben çalışcam eşim tatil yapacak… imkansıza yakın bir ihtimal. Ben eşimsiz ayrı yatakta uyumam o da uyuyamaz biz aileden böyle gördük
0
Hallegadola
(06.08.21)
Eşimin dinlenmesi beni mutlu ederdi ama daha önce planını yaptığımız, hayalini kurduğumuz bir yere tek başına gidecek olması üzerdi. Bu arada izni 2 ay olan biri olarak eşimin olmadığı tatilden de keyif almazdım ne yalan söyleyeyim.
0
ruhen hastayim ben
(06.08.21)
Ben olsam esim gitsin de biraz kafa dinleyeyim isterdim.

"Ben eşimsiz ayrı yatakta uyumam o da uyuyamaz biz aileden böyle gördük"
Gozumun onune kotu seyler geldi aileden boyle gorduk falan.
0
hot potato
(06.08.21)
Sen eşini 2 hafta tek başına bir yere gönderebileceksen, tamam git. Göndermem diyorsan otur oturduğun yerde.
0
1bir1bir1
(07.08.21)
Ben tek başıma gezmekten zevk alan birisi değilim. Aynı zamanda eşim çalışırken de aklım onda kalır vicdanen rahatsız olurum gezemem zaten. Ama bu benim yapımla alakalı biraz.
0
hrvl
(07.08.21)
Bana da biraz ters geldi ya, tatil planlarını çok değişik bi şey yoksa ayırmak çok hayra alamet olmuyor bence de. Ben olsam biriktiririm izni, ileride beraber bir şeyler yaparım.
0
roket adam
(07.08.21)
(5)

Polyester Koşucu Tişörtünden Günlük Tişört olur mu

mimo
çok sıcak... terliyorum etiketinde "çabuk kurur falan" diyor. bunların çirkin ve parlak durması önemsiz, sahiden havadar mıdır günlük elbise olarak giyersem? yoksa koşu ve rüzgarı göğüslemek mi lazım havadar olması için illa?şu mesela yüzde 100 polyesterhttps://www.tchibo.com.tr/fonksiyonel-tisort-p
çok sıcak...
terliyorum
etiketinde "çabuk kurur falan" diyor.
bunların çirkin ve parlak durması önemsiz, sahiden havadar mıdır günlük elbise olarak giyersem? yoksa koşu ve rüzgarı göğüslemek mi lazım havadar olması için illa?
şu mesela yüzde 100 polyester
www.tchibo.com.tr
0
mimo
(03.08.21)
Polyester kumaşlı kıyafetleri sıcakta giymek zor, daha da terletiyor bence. Pamuklu veya keten kumaş en rahatı.
0
anthemis nobilis
(03.08.21)
Pamuklu kumaşın aksine teri dış yüzeyde tutup hızlı kurumasını sağladığı için giyilir bence. Ama kötü bir koku da olur. Her gün yıkamak gerekir.
0
ruhen hastayim ben
(03.08.21)
valla ben giyiyorum. güzel oluyor
0
jelly bear
(03.08.21)
Ev dışında başka şey giymiyorum neredeyse. Giyilir ve rahat ettirir. Terden ıslanmış pamuklu tişörtlerle durmaktan katbekat iyi.
0
d e j i n
(04.08.21)
yazın en iyi kumaş türü modal kumaştır. kolay kırışmaz yumuşak ve serin hissettirir.
0
queen bee
(04.08.21)
(2)

bu kitap benim için çok değerli dediğiniz kitap

south park in kapusonlu uyesi
nedir? herkes muhakkak okumalı gibi bir kaygıyla değil, öznel olarak hayatınızda ayrı bir yeri olan bir kitabı/kitapları soruyorum.
nedir?

herkes muhakkak okumalı gibi bir kaygıyla değil, öznel olarak hayatınızda ayrı bir yeri olan bir kitabı/kitapları soruyorum.
0
south park in kapusonlu uyesi
(03.08.21)
Öyle bir kitaba sahip değilim.
0
ruhen hastayim ben
(03.08.21)
Martin Eden. Lise hazırlıkta bu kitabı okumasaydım şu an olduğum kişi değildim.
0
black holes in the sky
(03.08.21)
(8)

Hediye fiyatı

dissendium
Sevgilinizin, eşinizin aldığı hediyelerin fiyatına internetten bakar mısınız? Bakıyorsanız bunu yapma amacınız nedir?
Sevgilinizin, eşinizin aldığı hediyelerin fiyatına internetten bakar mısınız? Bakıyorsanız bunu yapma amacınız nedir?
0
dissendium
(03.08.21)
hayir ogrenmek de istemem
0
ala09
(03.08.21)
Hayatımda belki üç defa bile hediye almamışımdır. Fiyatına bakmadım. Bakmak aklıma da gelmez. Yalnızca bir keresinde kardeşim şöyle bir cümle kurmuştu: “7,5 tl’lik şeyle bu kadar mutlu olacağını tahmin etmemiştim.” ajskdlf
0
ruhen hastayim ben
(03.08.21)
bakmam cunku hediyenin verilis motivasyonu fiyati degil verilen kisiyi iyi hissettirmesidir daha duygusal bir sey var yani.

yalniz bir kere verilen hediyeyi cok begenmis yeniden almak istemistim o zaman haliyle bakmistim fiyatina :)
0
in vino veritas
(03.08.21)
Ben geçen sene maddi değeri olan bir hediye aldım, fiyatını merak edip baktım valla :)
0
mg3929
(03.08.21)
ben bakıyorum valla. hediye alırken altta kalmayı sevmem, sevgilim bile olsa.
(Ama ekonomik bir hediye almış olmasından rahatsızlık duymam o ayrı)
0
lcha
(03.08.21)
ben bakmam. ama mesela eski kız arkadaşımın telefonunda, ona aldığım hediyenin reklam görsellerine denk gelmiştim. bir web sitesine girdiğinde üstte zırt pırt aldığım şeyin trendyol görseli çıkıyordu. o internetten bakmış araştırmış mesela :) her insanın huyu, merakı farklı olabiliyor.
0
norules
(03.08.21)
Ben bakıyorum eşim benim kredi kartımla alıyor hediyeyi bakmamak elde değil :))
0
monkey
(03.08.21)
İcha +1
Ne kadarlık bir hediye almış diye değil, fikrim olması için bakarım.
0
epitaf
(04.08.21)
(27)

Evliliğinizde nasıl bir problem olsa psikolog veya psikiyatr bile çözüm

Fusha
Olmaz dersiniz? Boşanmayı düşünüyoruz ama aile terapisi alalım mı almayalım mı diye düşünüyoruz bir yandan.
Olmaz dersiniz?

Boşanmayı düşünüyoruz ama aile terapisi alalım mı almayalım mı diye düşünüyoruz bir yandan.
0
Fusha
(03.08.21)
sevgi bittiyse
0
lcha
(03.08.21)
şiddet
aldatma
cimrilik
sevgisizlik, saygısızlık
0
elorelia
(03.08.21)
Evlilik konusundaki herhangi bi problemin psikolog veya psikiyatr tarafından çözüleceğine inanmıyorum.
0
olaylar olaylar
(03.08.21)
Denemedik dememek için ben olsa yardım alırdım.
0
boyalı kuş
(03.08.21)
Sistematik psikolojik şiddet.
0
rewlack
(03.08.21)
Sanırım biz sevgi-saygı bitmesi kategorisine giriyoruz. Eşim net olarak seni sevmiyorum diyemiyor ama sevmiyorum da diyemiyorum. Evliliğin ilk aylarında da danıştım buradan, hemen herkes boşan demişti. Boşuna direttik sanırım.
0
🌸Fusha
(03.08.21)
Düşününce aklıma gelen her sorun için devam etmek istiyorsam terapiye gideriz diye düşündüm. Bu nedenle ben her halükarda kafam netleşsin diye çift terapisine giderdim.
0
zimbirik
(03.08.21)
birbirinize karşı sevgi ve saygı varsa, herhangi bir aldatma yaşanmadıysa terapiye gitmek mantıklı bir seçenek. en azından gelinizden geleni yapmış olursunuz.
0
golgi aygıtı
(03.08.21)
Aldatma, şiddet, bağımlılık (kumar, alkol) vs yok. Uyumsuz bir kafa yapımız var, siyaseten başta çok uyumsuzduk, benim dediğime geldi hep neticede. şu an o konuda benzeşiyoruz baya fakat sağlık konusunda da uyumlu değiliz mesela, aşı karşıtı olmasa da şimdiki aşılar erken çıktı diye aşı olmadı mesela, türk aşısı çıksın öyle olacağım diyor.

sevgi saygı konusunda problemlerimiz var bence.
0
🌸Fusha
(03.08.21)
Birinizden biriniz istemiyorsanız kimse bir şey yapamaz. Aile terapisi de isteyerek yurutulebilecek bir şey nihayetinde. Yine de bu bir ihtimalse denemeye değer, sonuçta bosansaniz da kendinize "yapabileceğim her şeyi yaptim ve olmadı" diyebilir olursunuz.
0
encokbenisevinnolur
(03.08.21)
evlilik ilişkisi, çocuğun ailesinden öğrendiği bir ilişki türüdür. olmuşlukları, olmamışları, olmaktan korktukları ve olmak istedikleri karışık bağlarla çocukluğuna bağlanır.
ve maalesef toplumumuzda neredeyse her çocuk bir şekilde yoksun bırakılmıştır, bunu da yetişkinliğe kadar taşır, 35'lere doğru kafayı yakmaya başlarız.
yetişkinlikte bu konuları anlamak ve çözmek için terapiye bence kesinlikle ihtiyaç vardır. ister çift terapisi olsun ister kendi başınıza gidin o kısım ihtiyaca göre değişir ama terapiyi kesinlikle tavsiye ediyorum.

boşanmak ya da boşanmamak için değil, en azından boşanacaksanız bile bunu mantıklı bir zemine oturtmuş olmak için. çünkü doğru olanı yaptım hissi her şeyin önüne geçer, sonunda rahat edersiniz.
0
nıç
(03.08.21)
Durum dediğiniz gibiyse gitmenizde fayda var. Belki de sorun sadece bakış açısıdır, sizin ya da eşinizin göremediği bir şeyi gösterir bakış açınız değişir. Durumu daha farklı ele almaya başlarsınız. İlişki böyle bir şey, her yolu denemek gerekiyor.

Daha önce sorduğunuzda boşan diyenlere bakma. Burada karnım ağrıdı diyene boşan diyorlar.
0
not sure if serious
(03.08.21)
Şöyle bir hata yaptık zamanında:

Tavsiye üzerine bir pdrciye gittik, (ben psikolog sanıyordum kendisini ilk başta) kendisi dediki ben genelde çocuk ve ergen çalışıyorum ama sizin sorununuz çift sorunu değil, ...hanımın büyük bir bağlanma ve güven sorunu var o yüzden ayrı ayrı terapiye alalım sizi dedi, hatta bende pek bir sorun görmedi. sanırım bu büyük bir hataydı, ayrı ayrı terapiye gittik üç dört yıl önce, ve tamamlayamadık da terapiyi, yarım kaldı diyebilirim. o yüzden şimdi aile terapisi arıyorum.
0
🌸Fusha
(03.08.21)
aile terapisi işe yarayan çift arkadaşlarımda oldu, yaramayan da. bence bunun bir formülü yok. gitmenizde fayda var, sorunlarınızı çözemeseniz bile ayrılmayı en az travmatik hale getirebilirsiniz. kendi adıma iyi ki de gitmişiz diyorum, en azından nasıl bir hayat istemediğmden son derece emin olmamı sağladı terapist, böylece aşırı bir travma da yaratmamıştı ayrılmak.
0
Phoebe
(03.08.21)
Saygı yoksa,
Öncelik (kendinizden sonra) birbirinizde değilse,
"Biz" algısı yok olmuşsa hiçbir terapist fayda etmez çünkü kişinin kendi istemiyordur.

Aşı konusunda o sananuymak zorunda değil sen de ona uymak zorunda değilsin. Bu konuda %100 uyum bekleme bence. Aynı düşünmeyebilirsiniz çok normal bu. Hayatı paylaşmak için evlendiniz, en ufak bir şeyde kaçmak için veya birbiri üzerinde tahakküm kurmak için değil.
0
1bir1bir1
(03.08.21)
aşı konusundan ziyade, komplo teorilerine çok ama çok meyilli, bill gates ve aşı, yangın ve bill gates konusunda çok emin kendinden mesela :)

birkaç komplo teorisyenini inatla ve ısrarla takip ediyor. benim de pubg oynamama karışıyor mesela, karışmaktan ziyade gururunu kırıyor sanırım bu oyunu oynamam. yanımda arkadaşlar öğrencilerinin, yeğenlerinin pubg oynamasından şikayetçi ben onların yanında bir şey diyemioyrum cünkü sen de oynıyorsun diyor.

yahu ben allahın unuttuğu bir ilçede yaşıyorum 30 bin kişilik bir ilcede. istanbulda doğdum büyüdüm, kendime hobi olarak satranc ve pubg seçtim o da pubg de çocukluk arkadaşlarımla bir yandan sohbet edebiliyoruz diye, yoksa pubg benlik bir oyun değildi hiç bir zaman. istanbuldan ayrılmasaydım hiç oynama ihtiyacı duymazdım mesela.
0
🌸Fusha
(03.08.21)
@mor bembombom, peki hocam online terapi hakkında ne söylersiniz? küçük bir şehirde yaşadığım için online terapi düşünüyorum ama çok sağlıklı olur mu bilmiyorum.

Bir de doktora gibi zor ve ağır bir sürecin son aşamalarındayım, bir ara konuşup boşanma olacaksa da doktora sonrasında olsun demiştik, doktoradan sonra büyük bir yük kalacak ya omuzlarımdan, daha farklı bir ilişkimiz olur belki diye düşünüyordum. yanlış mı düşünüyorum acaba bu konuda?
0
🌸Fusha
(03.08.21)
Duygusal açıdan bakıyorum; sevdiğim sürece, dışarıdan gelecek bir müdahalenin işe yaramayacağına olan inancıma rağmen, tüm yolları denerdim.
0
ruhen hastayim ben
(03.08.21)
e bana nick birakmamissiniz zalimler, hocam iletişim kısmı şöyle problemli, evlilik sıkıntılı gidiyor, bazen sorunları hasıraltı edip konuşmuyorum bazen de dile getiriyorum, bunları konuşmaktan bıktım deyip konuşmak istemiyor, uzun zamandır devam ettiği için, sürekli konuş konuş bir işe yaramıyor düşüncesinde. ortak hobi kısmında şu var, aslında ortak noktamız baya var, kamp, hayvanseverlik, motosiklet gibi konularda çok ortak noktamız var, ama eskisi kadar kampa gidemiyoruz örneğin, doktoradan dolayı ben fazla gitmek istemiyorum. motorla da birkaç defa tur yaptık, iki motor var, birinde o birinde ben, tur dediğim de kısa mesafeler aslında, biri 25km biri 50 kmlik turlardı.

konuşmaktan ziyade eylem insanı kendisi, ben de henüz bir şeyleri eyleme dökemedim ona göre. aslında ortak noktalara rağmen aşırı zıt karakterleriz galiba, bu evlilikte erkek o kadın ben gibiyim :)

bir de, kendisi karizmatik bir koca beklentisi içindeymiş :D ben ona göre karizmatik değilim, biriyle tanıştığım zaman veya az tanıştığım biriyle uzun uzun konuşabilmek ona göre gevezelik, anti karizma bir durum :)

@mor bembombom, ben doktora sürecinde bana büyük bir tolerans geçsin istiyorum ama yapılmıyor, örneğin salonda ders çalışmak istiyorum ama salon dağılır diye istemiyordu o uzun süredir. ben zaten zor çalışan biri olduğum için, tedbili mekanda ferahlık vardır diyerek yer değiştirmek istiyorum çalışırken ama o sanki misafirpervermiş gibi salon dağılsın istemiyor. misafir ağırlamaktan nefret ediyor ve misaifr ağırlıyamıyorz çooook büyük bir oranda. ben ayda bir misafir gelsin gelebilsin istiyorken o yılda bir kafasında. pandami acayip işine geldi onun mesela.
0
🌸Fusha
(03.08.21)
bir de şu bilgiyi vereyim bakış açımızın anlaşılması için:

cinsellik varla yok arası, eşime bunun bir problem olduğunu kabul ettiremedim önce. bir sürü insan var böyle yaşayan diyor, neyse sonunda kabul eder gibi oldu ama aramızdaki diyalog şöyle gelişti:

bu büyük bir sorun diyorum ben, kendisi de cevaben bu sorun değil sonuç, sebebini bulmak lazım.

neyse sanırım bu da bir gelişme. bir de yaptıgım hataları söylesem burda birçoğunuz hata olarak görmeyecek muhtemelen, küçük bir kısım da ufak tefek hata olarak görebilir. karım çabucak silebiliyor insanları, zamanında arkadaşlarını da silmiş en ufak hatalarında.
0
🌸Fusha
(03.08.21)
Terapi ücreti 600 lira. Biz de ailesi kaynaklı sorunlar vardı. Çözemedik. Gidiyoruz. Eşim de biraz fark görüyorum. Ama 2-3 seansta da çözülemiyor. Ha biz seviyoruz da birbirimizi. Bu yüzden kendimiz çözemeyince terapi almak istedik. Eşim kendi hatalarını fark etmeye başladı ama kabullenme aşamasına henüz gelemedik. Aldığımız seans 5. Kesin çözüm mü bilemem. Aile yapısına, kişilere göre değişkenlik gösterebilir bu. Umarım nasıl mutlu olursanız o duruma çabucak kavuşursunuz.
0
makarnacanavari
(03.08.21)
Teşekkürler hocam siz online seans mi alıyorsunuz
0
🌸Fusha
(03.08.21)
@Fusha

Komploculara çok takılıyor çok takip ediyor demişsin, zaten aranızdaki fikir ayrılığından kaynaklanıyor bu. O bu konuda kendini senin kadar güvende hissetmiyor, bu senin için ciddi bir sorunsa, bununla yapamayacaksan bence tez vakitte boşan, onun kendini koruma şekli üzerinden huzursuzluk çıkarmaya hakkın yok. Onun ömründen de çalmış olursun, buna da hakkın yok. Ha eğer bu seni pek etkilemiyorsa da bunu dile getirme derim. Uğraşılacak başka sorunlar varken buna da enerji ayırma.
0
1bir1bir1
(03.08.21)
Son cümlenizde o kadar haklısınız ki hocam aslında.
0
🌸Fusha
(03.08.21)
eşinizi bilmiyorum ama sizin eşinizi sevmediğinizi düşündüm okurken. sevgi yoksa o evlilik çok zor ilerliyor.
0
deartheodosia
(03.08.21)
Öyle düşünmenizin sebebi nedir?
0
🌸Fusha
(03.08.21)
darp, aldatma.
0
drako
(09.08.21)
(10)

6 ayda KPSS'de derece yapılabilir mi?

havadakarada
Sıfırdan 6 ayda 95 ve üstü puan çıkar mı? KPSS Lisans GY-GK sınavı için konuşuyorum.
Sıfırdan 6 ayda 95 ve üstü puan çıkar mı? KPSS Lisans GY-GK sınavı için konuşuyorum.
0
havadakarada
(02.08.21)
Yapılır.
0
ruhen hastayim ben
(02.08.21)
95 çok zor puan ilk 200-300'ye falan denk geliyor

92 üstü yapılır ama eğer matematik temeli kuvvetli ise.
0
egokalp
(02.08.21)
sıfırdan dediğiniz çoğu lise konusu zaten. süre için bir şey diyemem her gün 3-4 saat çalışırsa olur bence.
0
ala09
(02.08.21)
Temel sağlam değilse zor bence. 85-90 arası yaparsın ama 95 üstü sadece çalışarak olacak bir şey değil.

Üniversite sınavında ilk 500 e girmek gibi düşün
0
stephen
(02.08.21)
Sıfırdan 95 üstü çıkmaz.
0
dissendium
(02.08.21)
temele bağlı. temel iyiyse hiç çalışmadan da yapılır. sok ankara fen liseliyi 95 alır.
0
ya ben lan neyse
(02.08.21)
İyi bir yks öss vb geçmişi varsa yapılır gayet. Geçen senenin birincisi 6-7 ay çalıştığını söylemişti çünkü çocuk odtü mühendislik mezunu, temeli olmayan bu kadar zamanda yapamaz
0
i think therefore i am
(02.08.21)
matematik iyiyse yapılır zor değil gky
0
Hallegadola
(02.08.21)
matematik seviyene bağlı ama 95 yüksek bir hedef biraz şans lazım orası için.
0
Whily
(02.08.21)
Türkçe-matematik 60 sorudan 55 net, tarih-coğ-vatandaşlık 60 sorudan 55 net 95 puana denk gelir. Bunun bir de günceli var, süre yetiştirmesi var.
0
oyokbuyoknevar
(02.08.21)
(3)

turknet aboneliği

mc limon
turknet aboneliğinde ücretsiz modem veriyor mu, veriyorsa neden modem satış diye bir sekme var? ücretsiz veriyorsa eğer modem wifi 6 mı araştırdım ama bulamadım.
turknet aboneliğinde ücretsiz modem veriyor mu, veriyorsa neden modem satış diye bir sekme var? ücretsiz veriyorsa eğer modem wifi 6 mı araştırdım ama bulamadım.
0
mc limon
(01.08.21)
Vermiyor. Kendi modeminiz yoksa satın alıyorsunuz.
0
ruhen hastayim ben
(01.08.21)
kendi sattığı Zyxel VMG3625-T50B modem önerir misiniz yoksa yei nesil wifi 6 mı önerirsiniz?
0
🌸mc limon
(02.08.21)
wi-fi 6 destekleyen telefonun, laptopun falan varsa, kesene de uygun gelirse ondan al tabi. ama yoksa ve ne zaman alacağın da belli değilse, aradaki fark da fazlaysa wi-fi 6'lı modem/router almazdım.
0
sutlu nescafe
(02.08.21)
(22)

6.5-7k maaşla 4300 kredi ödemek mantıklı mı

mg3929
Kiradan bıktım, ev almak istiyorum. Çekmek istediğim kredinin geri ödemesi 4.3k, şu an 6.5k falan maaş alıyorum, yılbaşında 2-2.5k arası bir artış olur diye bekliyorum. Sizce 4.3k kredi çekip bi ev alsam mı? Güncel 1.7k kira ödüyorum merkezi bir konumdayım ama muhiti pek sevmiyorum.
Kiradan bıktım, ev almak istiyorum. Çekmek istediğim kredinin geri ödemesi 4.3k, şu an 6.5k falan maaş alıyorum, yılbaşında 2-2.5k arası bir artış olur diye bekliyorum. Sizce 4.3k kredi çekip bi ev alsam mı? Güncel 1.7k kira ödüyorum merkezi bir konumdayım ama muhiti pek sevmiyorum.
0
mg3929
(01.08.21)
aaal
0
ala09
(01.08.21)
Valla bence hic mantikli degil.
0
j r r tolkien hayrani
(01.08.21)
Istanbulda ve yalnızsan bu bütçeyle mantıksız.
Zam artış oranın da mantıksız.
Maaş kesin 9-10 k olsun, biraz peşinat da varsa o zaman bakarsınız.
0
rewlack
(01.08.21)
4.3 geri ödeme bence iyi. Ama tek başınaysanız ve başka geliriniz de yoksa çok çok zor.
0
ruhen hastayim ben
(01.08.21)
maaş artmadan ev borcuna girerseniz 2-2,5k arası artış yapmazlar. düzgün zammı paraya ihtiyacı olmayana yapıyorlar. kim muhtaçsa en az zammı alır. ben olsam böyle bir riske girmezdim. maaş kesin olarak 9 olacaksa o zaman düşünülebilir.
0
himmet dayi
(01.08.21)
6.5'dan 9'a artis olmaz, ona bel baglama.

Ev temel bir ihtiyac. Hayatin her alanini etkiliyor. Ihtiyac duyuyorsan almalisin.
0
rm
(01.08.21)
Ben Turkiye'de olmadigim icin belki yabanciyim mevzuya ama 6500 geliri olan birine bankanin 4300 lira odemesi olacak kadar kredi vermemesi lazim.
0
hot potato
(01.08.21)
Artış kesin arkadaşlar buna göre yorum yaparsanız sevinirim.
0
🌸mg3929
(01.08.21)
Al abicim al, durduk yere ev sahibi olmuş olacaksın. yatırım için alıyor olsaydın alma derdim.
Yalnız krediler çok yüksek. krediyi öyle bir çek ki, faizler düştüğünde tekrar yapılandırabilesin.
0
etna
(01.08.21)
@hot potato aylık gelirin %70'i taksitli kredi çekebiliyorsunuz.


cevaba gelelim:
başka borcun yoksa, minimum 2-3 sene de çok bir tatil vs. yapmam. harcamlarımı daha düzenli yaparım dersen mantıklı. 2-3 sene dişini sıkman gerekecektir ama.


gerçi bu enflasyonla 1 sene bile olabilir :)


direkt cevabımı vereyim: mantıksız değil.
0
syozkn
(01.08.21)
şeftalinin 19 , salatalığın 10 lira olduğu bir ülkede yaşıyoruz.

ekonominin marmara denizi gibi dalgalı, işinin pamuk ipliğine bağlıolduğu bir ülkede.

bu şartlarda herşey risktir, işsiz kalabilirsin veya maaşın kuş kadar kalabilir.

icralık olup ödediğin miktarı bile kaybedebilrisin.

bu soruyu 2 3 sene önce sorsan, al , iki sene sıkıntı çekersin sonra kredi enflasyon vb sayesinde daha da kolay ödenecek hale gelir derdim.

ytd.
0
killerbee
(01.08.21)
2 sene once bi arkadas benzer oranlarda krediyle ev alinca millet beynini utuledi, "bu maasla 4000 nasi odiycen, oldun bittin sen" diye.

Simdi ayni ekip kendi ev kiralari 4000 oldu diye agliyor. Ev alan arkadas da gulerek izliyor.
0
brkylmz
(01.08.21)
abi bence de mantıklı da kimse vadesini sormamış. ne kadar süre ödeyeceksin?
0
passion rules the game
(01.08.21)
10 yıl
0
🌸mg3929
(01.08.21)
tüm kötü senaryoları düşünmek gerek, işsiz kalsanız iş bulamazsanız (olmaz demeyin, burası türkiye) taksitleri iş bulana kadar ödeyebilecek birikiminiz var mı? öyle bir birikim olmadan ben olsam girmezdim riske.
0
mrtkp1234
(01.08.21)
milletin gazına gelme. aynısını arkadaş yaptı sonra arkadaşların kirası 4000 olunca hepsine güldü tarzı ev fetişiti insanları dinleme. bi de o arkadaşa sormak lazım 10 yıl kredi öderken neler çekti. kesin alma demiyorum; ama herkesin durumu farklı. oturup planlamanı yaparsın. ordan kısarsın falan filan derken belki oluru vardır. yaparsın. am şu haliyle çok büyük ihtiyacı yoksa akıllı bir insan bu riske girmez.
0
buenosdias
(01.08.21)
maaş 6500 ise size 2200 lira kalacak. kira ödemeyeceksiniz. o yüzden alın.
0
silver apple
(01.08.21)
Maaşın yarısını krediye veriyorum 7 aydır. Yetişemedim, ihtiyaç kredisi de çektim. Yine de yetişemiyorum. Annem destek çıkıyor, ona güvendim. Ama yine de zor. Harcamaları kısma olayı yalan oluyor, her şeyin fiyatı uçmuş durumda.
Olumsuz yazdım, ama yine olsa yine alırım. İnsanın kendi evi gibisi yok. Birkaç yıla kira ile denk olacak kredi tutarı.
0
auroraaurora
(01.08.21)
2200 lira ile 1 ay boyunca geçinmek çok zor olur. olmayacak iş değil ama yaşamak bu değil dedirtir size.
0
bigcaptain
(01.08.21)
Bence gir.

Ben benzer rakamlarda girmedim hata ettim. Seneye o para kusa doner.
0
divit
(01.08.21)
Hiç mantıklı değil. Bir gün evlenirsin, eşin de katkıda bulunur, zorlanmadan alırsınız. Tek başına 10 yıl boyunca maaşının yarısından fazlasını krediye vermen hayat kaliteni düşürür. Madem her ay 4300 ödeyebileceğine inanıyorsun, birkaç ay 4300'e dokunmamayı dene.
0
dissendium
(01.08.21)
Hele ki maaş yükselecekse hayda hayda al tabi ki, şimdi alamadığın her gün biraz daha uzaklaşıyorsun. Eğer bir anda voleyi falan vurmayacaksan, maaşa talim ediyorsan ya da ufak ufak birikimle ilerliyorsan ev almadığın her gün zarar. Sık dişini al evini, gerekirse üç ay soğan ekmek ye ama emin ol her gün şükredeceksin.

Ev alıp da lanet olsun bu evi aldığım güne diyecek olanı sanmıyorum, en kötü sıkıntı olursa satarsın. Yarının ne olacağını hiç kimse bilemez, sürekli sonunu düşünen de kahraman olamaz. Hesap kitap yapılır, ödenebilecek miktar bulununca o ev alınır.

Ayrıca o kadar parayla, şu kadar parayla geçinilemez lafını çok duyuyorum ama valla para akıyor olsaydı 5 binle de 10 binle de geçinilemez ama gerektiğinde asgari ücretle de gayet geçinilebiliyor mecbur. Ayağını yorganına göre uzat tabiri bunun için söylenmiş. Bir de ağustos böceği ile karınca hikayesi var. Ayrıca atalarımız ev alana Allah yardım eder demişler, inançlı olup olmamak önemli değil, bu dünyanın kuralı böyle; çalışan, gayret eden kazanır.

Edit: İş durumunda risk konusuna değinmemişim. Yani sallantıda bir iş varsa ona göre değerlendirme yapılır. Ama sizin sorunuzda öyle bir riskten bahsedilmediği için cevabı ona göre verdim.
0
epitaf
(01.08.21)
(5)

Pendik'te Yaşanılabilir Mahalleler

sen nihilistsin dediler
İl dışı tayin yapacağım, okulların bulunduğu mahalleler: Kavakpınar, Ahmet Yesevi, Fatih, Dumlupınar, Esenler, Sülüntepe, Orhangazi, Velibaba mahalleleri. Okula çok yakın olması şart değil, arabamla ya da toplu taşımayla gidip gelebilirim, bu mahalleler dışında bunlara yakın olup eşyalı 1+1 1.500-2.
İl dışı tayin yapacağım, okulların bulunduğu mahalleler: Kavakpınar, Ahmet Yesevi, Fatih, Dumlupınar, Esenler, Sülüntepe, Orhangazi, Velibaba mahalleleri. Okula çok yakın olması şart değil, arabamla ya da toplu taşımayla gidip gelebilirim, bu mahalleler dışında bunlara yakın olup eşyalı 1+1 1.500-2.000 bandında ev bulabilirsem de kafidir.
0
sen nihilistsin dediler
(01.08.21)
pendikte bir süre yaşadım çalıştım, tam pendik ilçe sınırı içinde değil ama bu velibaba ile komşu olan kartalın hürriyet mahallesi var, onun ormana bakan kuzey kısmı güzel, huzurevinden başlayıp yakacıka kadar olan kısımda güzel sakin siteler var, evleri de bahsettiğiniz aralıkta hatta daha düşük.
0
sanguine
(01.08.21)
Velibaba'da epey ev var gibi, benim de dikkatimi çekti, rezidans tarzı bloklar falan.
0
🌸sen nihilistsin dediler
(01.08.21)
Kurtköy yenişehir mahallesindeki sitelerde ev bakabilirsiniz
0
pascaldiscoda
(01.08.21)
Ahmet Yesevi'de 1+1 havuzlu, eşyalı, istediğiniz fiyatlarda site mevcut, lokasyon önemli değil dediğinize göre düşünebilirsiniz.
0
epitaf
(01.08.21)
İlk görev yerim Pendik’ti. Batı mahallesi dışında yaşanılabilir bir yeri yok açıkcası. İnsanlar Kurtköy’ü de övüyor ama bence övüldüğü kadar iyi bir yer değil. Batı mahallesinin tek kötü yanı deprem riski. Yeni binalar var ancak biraz pahalı. Sizin yerinizde olsaydım Kartal Petroliş civarlarında ev arardım.

Edit: Ya bu arada uyarmak boynumun borcu gibi hissettim ama dediğiniz bölgelerdeki veli profilleri cidden berbat durumda. Mutlaka tanıdık birilerinden objektif yorumlar alın. Okul müdürlerinin söylediklerine aldanmayın.
0
ruhen hastayim ben
(01.08.21)
(12)

istanbul üniversitesi sosyoloji

uzaklara cizittirsak di mi
merhaba. istanbul üniversitesi sosyoloji bölümünü tercih etmeyi düşünüyorum. ileride sinema sosyolojisi ya da göç sosyolojisinde araştırma yapma hedefim var. tercih için istanbul üniversitesi'nin ismi bile beni cezbetmeye yetse de, bölümün başarı sıralamasının kötü olması beni düşündürüyor. yks sıra
merhaba. istanbul üniversitesi sosyoloji bölümünü tercih etmeyi düşünüyorum. ileride sinema sosyolojisi ya da göç sosyolojisinde araştırma yapma hedefim var. tercih için istanbul üniversitesi'nin ismi bile beni cezbetmeye yetse de, bölümün başarı sıralamasının kötü olması beni düşündürüyor. yks sıralamam 32 bin, iü sosyoloji sıralaması ise 130 bin bandında. sıralamam ve bölüm sıralamasındaki bu fark beni hayal kırıklığına uğratır mı? öğrenci profili açısından, akademik kadro vs.
0
uzaklara cizittirsak di mi
(31.07.21)
Türkiye’de herkes mühendis, doktor olmaya çalıştığı için bu alanlara “başarısız” kişiler girmek zorunda kalıyor. Öyle güzel bölümler var ki sıralamar yerlerde. Eğer içinizde böyle bir aşk varsa o bölümde çok başarılı olup güzel bir kariyer yapabilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(31.07.21)
İÜ sosyoloji'nin muazzam bir Twitter hesabı var. Eger mesaj gönderimi açıksa mutlaka cevaplarlar diye düşünüyorum. akademik kadronun nasıl olduğunu görmek için Google scholar da hocaları aratıp ne kadar aktif çalışma yaptıklarına ve aldıkları atıf sayılarına bakılabilir. fakat kesinlikle akademide ilerleme hedefi varken Türkiye şartlarındaki akademiyi bir düşünürüm çünkü İÜ'den yurtdışına gidebilme oranlarının çok yüksek olduğunu düşünmüyorum.
0
sana bir sarki yazdim fernando
(31.07.21)
Ben kendi sıralamamdan neredeyse 30k düşük bir okulda okuyorum. Evet maalesef ortam fark ediyor :( Ama İÜ Hukuk'ta okuyup oradaki ortamdan da memnun olmayan arkadaşlarım var, İÜ gayet iyi bir puanla kapatmasına rağmen. Bu biraz sizinle, çevrenizle, yaşadığınız ortamla da alakalı. Boğaziçi Sosyoloji de okuyup öğrencilerden memnun olmama ihtimaliniz var sonuçta. Yine de benzer bir tecrübeyi yaşayan ve yaşamaya devam edecek bir insan olarak önemli olanın bölüm azmi olduğunu düşünüyorum. Bölümdeki en azimli ve çalışkan arkadaşlarımdan bazılarının YKS sıralaması çok çok iyi değil ama bölümü gerçekten seviyorlar. YKS puanı iyi olup dersi sulandırmaya çalışanlar da yok değil. Tek ölçüt bu değil.

Başarılar diliyorum.
0
black holes in the sky
(31.07.21)
Sosyolojide akademik alanda ilerlemek istiyorsanız İngilizce bir sosyoloji bölümü okumanızı tavsiye ederim. Türkçe okuduğunuz metinlerin çoğu zaman çevirisi bile güzel olmayacak ve siz metinlerden tam verimi alamayacaksınız bile. Aynı zamanda yurtdışı doktora ve yl programları söylediğiniz alanlarda çok çeşitli konularda çalışıyor, belki de siz hocalarınızı vizyonu, dil ve aldığınız dersler sebebiyle bu programları inceleyemeyeceksiniz bile. Bir de İst Sosyoloji’nin verdiği ders yöntemi ve Boğaziçi, Bilgi, ODTÜ, Bilkent farklı mesela, ben İstanbul Üni’nin bi kaç dersinden hiç zevk almamıştım, öğretilen yöntem bi garip ama nasıl anlatacağımı bilemiyorum.

Akademik kadrosu iyi olan ve yurtdışı bağlantılı olan özel okulları da düşünün derim ben. Bilgi, Kadir Has vs olabilir belki, Mef Üni hocaları da güzel olabilir sosyoloji varsa eğer. Hem özel ünilerde disiplinlerarası dersler almak da kolay olabilir, devlette böyle şeyler çok da mümkün olmuyor diye biliyorum.


Sıralama konusunda da, evet fark olacaktır. Sizin gibi isteyerek bu bölümü seçen kaç tane insan olacak? Bu sizi ne kadar tatmin edecek? Ben Boğaziçi Sosyoloji mezunuyum, orada bile insanlar psikoloji tutmadığı için ya da sırf Boğaziçi olsun diye gelenler vardı, ama öğrencilerin akademik başarısı yüksek olduğu için derslerden yüksek alma pahasına bile olsa çalışıyorlardı ve bu derslerin verimliliğini arttırıyordu. Ama sosyolojiye ilgili ve isteyerek gelen arkadaşlarımdan daha çok beslendiğimi, entelektüel anlamda, söyleyebilirim.

Tüm bunların yanında İstanbul Sosyoloji’den çıkıp Boğaziçi, ODTÜ gibi yerlerde yüksek yapabilir misiniz? Elbette yapabiliriz ve yapanlar da var. İlgili olmanız, sahada neler yaptığınız, çalışmalarınız önemli. Ama dediğim gibi İstanbul Sosyoloji ortamı sizi ne kadar geliştirir, geliştirirse bu Türkiye’yeyle mi sınırlı kalır orasından şüpheliyim.

Bir de İstanbul Sosyoloji hocalarının görüşlerini de araştıemanızı tavsiye ederim, size yakın olmaz mesela referans alamazsınız, ya da yüksek lisansa kabul alamazsınız. Böyle şeyler maalesef akademide oluyor. Hı, Boğaziçi’nde oluyor mu? Evet, orada da oluyor.

Özetle, bir sürü değişken var ve bunların hepsi size ve ortama bağlı değişkenler. Ne derece yararlanırsınız size kalmış. Sosyoloji akademide güzel yurtdışı imkanları oluyor kovalarsanız, ben yurtdışına çıkmanın çok cazip geldiği bu günlerde İngilizce eğitim veren bir yerleri seçmenizi tavsiye ediyorum.

Not: söylediğim gibi Boğaziçi Sosyoloji mezunuyum, ve İstanbul Sosyoloji’den bazı hocalardan ders aldım oradaki öğrencilerle birlikte.

-galiba sosyoloji küçük yazılmalı, emin değilim :)

Sorunuz olursa cevaplayabilirim.

Başarılar diliyorum.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(31.07.21)
Baktım da puanlara, sizin sıralamada iyi bir İngilizce sosyoloji bölümü görünmüyor :( aklınızı daha fazla karıştırmak gibi olacak belki ama, Odtü Felsefe seçip Sosyoloji’yle çap yapabiliriz belki? Sosyoloji çapı için yanıp tutuşan var mıdır ODTÜ’de bilmiyorum ama bu lisans eğitiminin sizi akademik anlamda geliştireceğini düşünüyorum. Sosyolojide farklı alanlardan ders almak çok güzel oluyor, farklı disiplinlerden beslenmek sizi sosyolojik bakış açısından geliştiriyor illa ki. Tabii ki de ilk söylediğim felsefe olmazdı belki, tarih olurdu, politika olurdu vs ODTÜ Felsefe’de çap yapamazsanız bile bu okulda göç sosyolojisi dersleri alıp; yine göç alanında farklı disiplinlerden ders alıp, batı dillerinden sinema dersleri alıp sonrasında niyet mektubunuzda ben şu şu dersleri bu alanda çalışmak için aldım derseniz yüksek lisansta çok etkili bir durum olur. Ama bunun Türkiye’de şöyle bi dezavantajı var, lisans felsefe diyelim siz sosyoloji yl yapıyorsunuz, bazı okullar sizi Araştırma görevlisi olarak almıyor ve parasız kalıyorsunuz. He derseniz ki ben direkt Amerika’ya doktora bütünleşik programa gideceğim, bu da güzel bi seçenek ve olur da :) ODTÜ’de Erasmus ve Exchange imkanları yine size yurtdışı sosyoloji akademisinde farklı kapılar açar. Felsefe okurken yurtdışında gittiğiniz okulda sosyoloji bölümünden dersler alıp; oradaki hocalarla tanışıp aranızı iyi tutup network yapabilir, gitme ihtimalinizi arttırabilirsiniz mesela. Ama felsefe sevmiyorsanız giymeyin, okumak hiç de kolay değil İngilizce sanki. Felsefi düşünmenin sosyolojik düşünmek için yararlı bir şey olduğunu da düşünüyorum ayrıca ama okumak isterseniz.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(31.07.21)
İÜ sanıldığı kadar kaliteli bir okul değil. Başka bir okulda lisans eğitimi alıp buraya master için gelmiş biri olarak gözlemim bu. Sadece bunu söylemek için geldim.
0
Mossy
(31.07.21)
Hangi bölümde yüksek lisans yapıyorsunuz?
0
🌸uzaklara cizittirsak di mi
(31.07.21)
Maalesef istanbul dışı tercih yapma imkanım yok.
0
🌸uzaklara cizittirsak di mi
(31.07.21)
kırmızıayakkabılıgargamel'i bolecegim.

odtüde sosyoloji hem cap hem de yandal için yanıp tutusulan bir alan. iki yıl önce cap için 3 kişi aldılar en düşük ortalama 3.90 idi. 3.90 gibi çılgın bir ortalamayı yapmak için çalışmak yetmez şans da lazım. Buna güvenerek odtuye gelme.
0
sana bir sarki yazdim fernando
(31.07.21)
Puan yetiyorsa tam bursla; güzel vakıf ünivleri tercih edin. (Boğaziçi ve gs olmuyorsa)
Sosyolojiyle ilgili başka bölümler de bakabilirsiniz.
İü birkaç istisnası dışında her anlamda çok konservatif bir bölüm. Sosyoloji gibi bir alan için bu açıdan çok yanlış.
Herşeyden öte iü size ingilizce öğretmez. İngilizce “akademik” okuma yazma yapamazsınız.
0
rewlack
(31.07.21)
Sifir bilgim var ama sunu demeye geldim;
İzmir'de vakif üniversitesi mezunuyum, okul full İngilizce ve cok ama cok ciddi İngilizce egitimi var (hazırlığı 3-4 sene gecemeyen arkadaslarim var öyle sallamasyon gecilmiyor)
Sosyoloji mezunu arkadaslarimin cogu(hepsi degil) fena olmayan yerlere geldi. Yurtdisina giden de var baya.

Eğer akademik kariyer düşünürseniz kesinlikle İngilizce okumanizi tavsiye ederim. Kendi cabanizla İngilizce öğrenmek ile okulda full İngilizce okumanin farki oluyor.
0
logisticsmanager
(31.07.21)
iü yazma boşver. tadilat, tamirat okul leş gibi, kolay düzelmez.
odtüde felsefe falan oluyorsa zaten hiç durma, daha usturuplu bir eğitim almış olursun.
çok meşhur bir twitter hesapları var, evet; ülke yanıyor her anlamda, bunlar mühim şahsiyetlerin hayatlarıyla ilgili kıymetli! bilgiler veriyorlar boyuna.
0
bumbum
(01.08.21)
(6)

Manikür pediküre başladınız mı kuaförde

regina phalange
Coronadan beri manikür pedikür yaptırmadım kuaförde ama yarın yaptrımam lazım kendim uğrşamam. Tel kullanımlık set kullanan yerler var mı yoksa eski usül nasılsa öyle mi devam ediyor kuaförler?
Coronadan beri manikür pedikür yaptırmadım kuaförde ama yarın yaptrımam lazım kendim uğrşamam. Tel kullanımlık set kullanan yerler var mı yoksa eski usül nasılsa öyle mi devam ediyor kuaförler?
0
regina phalange
(30.07.21)
Geçen ay başladım. Aslında niyetim her şey düzelince gitmekti ama bekle bekle nereye kadar, yıldım ve gittim.
0
ruhen hastayim ben
(30.07.21)
eski usuldu benim gördüklerim.
0
ala09
(30.07.21)
başlamadım. manikür pedikürü geçtim, son aylarda saçımı bile kendim kesiyorum neme lazım
0
Mossy
(31.07.21)
benim manikür pedikürcüm kuaförde değil, kendine ait küçük bir dükkanda olduğu için sadece o saatte randevusu olan gidiyor.

bir de, pandemi öncesinde de ben kendi manikür pedikür setimi götürüp onunla yaptırdığım için hijyen açısından da bir sorunum yok.
son birkaç aydır eskisi kadar düzenli olmasa da yaptırmaya devam ediyorum.
0
blatta hiberna
(31.07.21)
Ben kuaföre gitmemek için geçen sene haziranda saçımı kazıdım hala da kuaföre gitmedim. Annem manikür pediküre kendi setini götürüyor. Hiç aksatmadan gitti.
0
suicides underground
(31.07.21)
Ben de cesaret edip gidemiyorum. Kendi setini al bence
0
photo85
(31.07.21)
(3)

Akciğer filmi

passione
Akciğer filmini hangi bölümden çektirebilirim? Bir de devlet hastanelerinde çekiliyor mu? Yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.
Akciğer filmini hangi bölümden çektirebilirim? Bir de devlet hastanelerinde çekiliyor mu? Yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.
0
passione
(30.07.21)
Göğüs hastalıkları. Evet çekiliyor.
0
ruhen hastayim ben
(30.07.21)
İşe giriş, sağlık raporu vb tırıvırı içinse ve yorumlatmayacaksınız dispanserler de çekiyor. Hastanede sıra olabilir belki.
0
kislar gecmez beresiz
(30.07.21)
Gögüs hastalıklarından randevu bulamazsanız Sigara bırakma kliğine gidin. Direk kan testi ve akciger filmine yönlendiriyorlar.
0
catamenia
(30.07.21)
(11)

Şu sıralar favori abur-cuburunuz hangileri?

kukuleta
Ben mesela peynir kremalı Çizi'ye sardım, köpeği oldum resmen, insallah çok zararlı değildir, akşamları alkol arkası harika oluyor.Aburcubur sayılır mı bilmem ama bol tuzlu dakota çekirdeği dehşet bağımlılık yaratıyor, horoin kullanıyor olsam bırakırım bunun sayesinde.Ha bir de doritos'un ayak kokul
Ben mesela peynir kremalı Çizi'ye sardım, köpeği oldum resmen, insallah çok zararlı değildir, akşamları alkol arkası harika oluyor.

Aburcubur sayılır mı bilmem ama bol tuzlu dakota çekirdeği dehşet bağımlılık yaratıyor, horoin kullanıyor olsam bırakırım bunun sayesinde.

Ha bir de doritos'un ayak kokulu olanını yedik yıllarca... Gençliğimizi harcamışız resmen, acılı olanla hayata yeniden başladım.

Sizin güncel aburcuburlarınız var mı?
0
kukuleta
(29.07.21)
bu ara internette Antep fıstığının fiyatı kuruyemişcilerdekinin yarısı kadar bi satıcıdan 1 kiloluk siirt fıstığı alıyorum sürekli parmaklarım soyuldu yemekten
0
nahtoderfahrung
(29.07.21)
Doritos Turca'yı çok seviyorum. Her hafta alıyorum bir tane. Şu dönemde A101'de satılan Milkten çikolata kaplı süt dilimi en çok aldığım. Kinder'den daha güzel buluyorum. Bir de A101'de satılan iç çekirdekten alıyordum ama küçücük paketi 4, 5 günde anca bitirince almamaya karar verdim.
0
dissendium
(29.07.21)
Valla sayılır mı bilmem ancak deli gibi dondurma tüketiyorum ben şu sıralar.
0
j r r tolkien hayrani
(29.07.21)
rose parks
(29.07.21)
coco star spor
0
peki madem
(29.07.21)
doritos 3d
a101de satılan burch zeytin ve mevsim yeşillikleri baharatlı mısır ve pirinç patlağı
0
MtKrt
(29.07.21)
Dondurma +1
Bir de üzüm. Çekirdeksiz yeşil üzümü yıkayıp temizleyip saplarını ayıklayıp buzluğa atıyorum, ertesi güne tamamen donuyor, şahane soğuk atıştırmalık oluyor.
0
kobuzchu kiz
(29.07.21)
Godiva’nın mavi renkli olan çikolatası.
0
ruhen hastayim ben
(29.07.21)
çizmeci time'ın rulo gofreti. bir süredir yemiyorum ama uzun zamandır "düştüğüm" tek ürün, piyasadaki yerli en kaliteli abur cubur ayrıca, tartışmam bile.
0
Bruce
(30.07.21)
Tadim cekirdek. Eskiden sadece kalabalikli arkadas ortaminda yerdim cekirdegi. Bir gun kazara yalniz youtube izlerken citlatayim dedim, hastalik oldu, uzun yazi okurken, youtube'da pineklerken falan paso cekirdek arar oldum, alisverislerimin demirbasi oldu. Su an paket bana bakiyor, ama dislerimi yeni fircaladigim icin baslamam ama 3-4 saat sonra beni kimse tutamaz
0
neverletyougodown
(30.07.21)
Şu sıralar değil ama kesinlikle eti hoşbeş fındıklı. Kışın hafif ısıtınca efsane oluyor.
0
meraklitursucu
(30.07.21)
(20)

Çalıştığınız kurum, banka promosyonlarını size dağıtıyor mu?

ananiyimioguz
Devlet kurumları veya özel şirketler, çalışan maaşları için bir banka ile anlaştıklarında; banka, çalışan başı atıyorum 4000TL veriyormuş. Birkaç tanıdığım bulundukları kurumda yıllardır bu parayı müdürlerin yediğini ortaya çıkardıktan sonra tüm çalışanlara dağıttırmışlar.E şimdi bizim şirket için d
Devlet kurumları veya özel şirketler, çalışan maaşları için bir banka ile anlaştıklarında; banka, çalışan başı atıyorum 4000TL veriyormuş. Birkaç tanıdığım bulundukları kurumda yıllardır bu parayı müdürlerin yediğini ortaya çıkardıktan sonra tüm çalışanlara dağıttırmışlar.

E şimdi bizim şirket için de kurcalayayım diyeceğim ama 2000 kişilik yerde göze batmak istemiyorum. Ama bize ödenen bir şey olmadı ona eminim. Bu konuda bir bilgisi olan var mı? Size ödediler mi? Çalışanın hakkıymış o.
0
ananiyimioguz
(28.07.21)
Devlette çalışıyorum, evet tamamen her bir maaş sahibinin hakkıdır ve ben Ankara'ya tayinimden beri bana ödeniyor, önceki kurumda ödendiğini hatırlamıyorum. Ödenmesi gerekir, kulis yap. Milletin hakkını yiyemesin şerefsizler.
0
1bir1bir1
(28.07.21)
Yilda 300 falandi sanirim.

Calisanin hakki degil sirketin hakki, bazisi calisana vermeyi tercih ediyor.

Cok sirket degistirdim sadece 1 tanesi verdi, birinde de bonus hakkimiz vardi.
Maas hesabi acilinca atiyorum 100 tl bonus yukleniyordu bankayla bu sekilde anlasmis.

Bir kere de devletten aldim askerdeyken.
0
divit
(28.07.21)
en son çalıştığım şirket 2 kere banka değiştirdi bişey vermesi bonus falan dedikodusu da dönmüştü cukkaladilar diye
0
nahtoderfahrung
(28.07.21)
üç ay önce 6000 tl verdiler sağolsunlar ilaç gibi geldi. Tabi bu üç yıllıktı
0
spacevan
(28.07.21)
Üç yılda bir veriliyor bu sene 7bin küsür aldık.
0
irene
(28.07.21)
Çalıştığım kurum vermemişti. Devlet kurumlari veriyor. Aynı sektörde arkadaşımın kurumu verdi ama mesela.
0
westblack
(28.07.21)
Siz kac senedir o sirkettesiniz? 3 veya 5 senelik anlasmalar oluyor, denk gelmemis de olabilirsiniz
0
balpolen
(28.07.21)
Kamudayım. Bize de veriliyor. Verilmediğini ilk kez duyuyorum. Hatta ilk atandığımda geçmiş yıllardaki sözleşmenin ay olarak payıma düşenini bile yatırmışlardı.
0
ruhen hastayim ben
(28.07.21)
özeldeyim. 3 yılda bir veriliyor.
0
sanal uyku
(28.07.21)
15 senedir doğan/demirören tv de çalışıyorum
2 / 3 defa banka değişti
tek kuruş almadık.
Bu sene de mesele zam yapmadılar, mayısta yaptılar, ilk 5 ayın farkını vermediler falan
maaşımızı alsak şükür
ziraat'e olan borçtan kaçıp bizi de ortada bırakacak i.neler.
0
summatinyourteeth
(28.07.21)
13. maaş olarak veriyorlar bize, yılbaşında 1/4 maaş, ramazanda 1/4 maaş, kurbanda 2/4 maaş olarak seneye yaymışlar
0
pislick0
(28.07.21)
Önceki çalıştığım şirkette 400 tl mi neydi son yatan. Her sene yatıyordu 2 kere alabildim.

Promosyonun hesaplara yatacağı maili geldikten hemen sonra, faiz gelirinden dağıtılan promosyon olduğu için kullanmak istemeyen çalışanların dönüş yapması için süre tanıyorlardi. Kendi beyanları doğrultusunda o para hiç hesaplarına yatmadan istedikleri hayır kurumuna yönlendiriliyordu.
0
materyalist imam
(29.07.21)
oh üç yılda bir 3-5 bin lira mı, vakıf üniversitesindeyim, birkaç yılda bir banka değişiyor bu yüzden demek ki. Hiçbir şey ödenmiyor.
0
nhk ni youkosu
(29.07.21)
Kamu ama değil bir kurumdayım. Maaş bankamı kendim seçiyorum, bankaların çoğu da aylık taksitler olarak yatırıyor 100-200 bir şeyler.
0
aguen
(29.07.21)
Bana hiç denk gelmedi ama 2 sene evvel hanım bi maaş kadar para almıştı. Hey gidi.
0
baal
(29.07.21)
16 yıldır aynı yerde calisiyorum. 2 kez banka degisti, bir halt gormedik.
0
oligomer
(29.07.21)
2013'ün sonunda başladım çalıştığım yerde.

Şu an önceki iki banka Eylül ayında 300 vermişlerdi, şimdiki banka 1000 lira veriyor promosyon olarak. Bu sene de 1000 olacak.

Çalıştığım şirket, bankalarla 3 senelik yapıyor anlaşmayı. Başladığımda devlet bankasıydı. 2016'da anlaşma bitti, uzatmadılar. Başka bir devle bankasıyla anlaşıldı. 2019'da anlaşma bittiğinde, uzatmayıp bu sefer özel banka ile anlaştılar.
0
put it in your appropriate place
(29.07.21)
Kesinlikle üstüne git derim.
0
lcha
(29.07.21)
bize banka değiştiğinde de mevcut banka sözleşme yenilediğinde de verildi ama 4.000'li rakamlar değil. 1.000-1.500 falan. bi kere yarısını verdiler, diğer yarısıyla ünlü bi ses sanatçısı getirtip 'eşli' müzikli yemeğe çağırdılar. sonra düzeltme mail'i atıp, bekârlar da gelebilir dediler ama ben tribimi yaptım gitmedim. hatta ik sonradan yaa gel işte diye baskı yaptı ama gitmedim afasfas. zaten paramı çar çur ettikleri için ayar olmuşum bir de medeni hâlimizle yaftalanıyoruz ne gidicem.
0
onemoremile
(29.07.21)
3 sene kadar once eski isimde 6000tl vermislerdi. anlasmalari 5 senelik falandi sanirim.
0
lemmiwinks
(29.07.21)
(14)

Kızartma yağını 1 defa mı kullanıyorsunuz

mg3929
Tek yaşayan biri olarak, mesela tencereye yağı döktüm baya bi yağ kızartmaya yetecek kadar. Aldım 5dk 2 tabak kabak kızarttım. Bu yağı atmam mı gerekiyor? Çok az kullanılmış oluyor çünkü tekrar kullanılmaz mı? Dışarda yediklerimiz akşama kadar aynı yağda tonla kızartma yapıyorlar muhtemelen, hatta b
Tek yaşayan biri olarak, mesela tencereye yağı döktüm baya bi yağ kızartmaya yetecek kadar. Aldım 5dk 2 tabak kabak kızarttım. Bu yağı atmam mı gerekiyor? Çok az kullanılmış oluyor çünkü tekrar kullanılmaz mı? Dışarda yediklerimiz akşama kadar aynı yağda tonla kızartma yapıyorlar muhtemelen, hatta belki ertesi güne bile kalıyordur birçok yerde. Biz evde 5dk kullanıp atıyo muyuz bu işin usulü nedir?
0
mg3929
(27.07.21)
sebze falan kizartinca 2 hatta bazen 3 kere kullaniyoruz. kalani soguyunca bir kavanoza dokup sonra tekrar kullanilir yani.

et ile kullanilan yag (kofte falan yaptin diyelim mesela) direk atiliyor.
0
robokot
(27.07.21)
Hamur işleri ya da sebze kızartması gibi işlerde 2-3 kez kullanıyoruz.
Et konusunda robokot+1
0
pro9it9is9
(27.07.21)
patates kızartması yağını en az 10 defa falan kullanıyorum. en son da çıtır tavuk yapıp çöpe.
0
jelly bear
(27.07.21)
2-3 kere kullanabilirsin ayçiçek yağını. dışarıda kullanılan yağlar senin evde kullandıklarından değil. yanma ve tütme derecesi daha yüksek olan yağlar kullanılıyor.
0
Acil kan
(27.07.21)
2-3 kez kullanıyorum. Hatta çok sevmeme rağmen nadiren kızartma yapıyorum ve 2-3 gün üst üste yiyince kızartmaya doyuyorum her seferinde.
0
ms brownstone
(27.07.21)
Patates kızartması için 3-4 defa kullanıyoruz, diğer kızartmalarda bir defa.
0
hayirsiz
(27.07.21)
Kızartma işlemini zeytinyağı ile yapıyorum ve birden fazla kullanmıyorum. Aksini yazanları okuyunca şaşırdım hatta.
0
ruhen hastayim ben
(27.07.21)
Bende tek yaşıyorum ailemle yaşarken 2-3 kez kullanıyordum fakat tek yaşarken mümkün olmuyor çünkü bir kere kızartma yaptıktan sonra bir sonraki sefere çok zaman geçiyor, yağın içindeki kalıntıları süzsemde içime sinmiyor, fakat birkaç gün sonra kızartma yapacaksam kullanırım. Bu sorunu kızartma yapmayarak çözdüm
0
rapisa
(27.07.21)
çok defa kullanıyoruz. ayrı bir kızartma tavası yada tenceresi oluyor genelde, yağ da bunun içinde bekliyor.
0
trajikomix
(27.07.21)
@trajikomix+1
0
hrvl
(28.07.21)
Kızartma çok çok nadiren yapıyorum, yaptığımda da o yağı bir kere kullanıyorum sadece. Neyi nasıl kızarttığınıza bağlı olarak (kızarttığınız şey parçacıklı değilse, yağın ısısı sabit kalıyorsa) 2-3 kereye kadar tekrar kullanılabilir sanıyorum ama yağ ısındıkça yapısı bozulan ve kanserojenleşen bir şey, dolayısıyla riske etmek istemem.
0
evde liyakat kalmamis
(28.07.21)
Defalarca kullanıldığını okuyunca şaşırdım bende yav. Hatırlıyorum Cook önceden TV de dikkat programları falan vardı TV de, aman birden fazla kullanmayın falan diye. Yıllardır tek sefer kullanılıyor bizde.
0
primetime
(28.07.21)
4-5 sefer kullanıyoruz kavanozda saklıyoruz. iyice siyahlaşmaya başlayınca döküyoruz.

aylık 30k gelirim olsa her seferinde kullanır atardım ama. tamamen maddiyatla alakalı yani. yaptığımın sağlıklı bir şey olmadığının farkındayım ama mecburum.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(28.07.21)
Öğrenciyken sömestr tatilinde fritozdeki yağı boşaltır aile evine gider, tatil bitimi geldiğinde yeni yağı döker yaz tatiline kadar kullanırdım. Hala hayatta olmam mucize bence.

Şimdi max 3-4 kez patates kızartması için.
0
materyalist imam
(28.07.21)
(11)

1. doz ve 2. doz aşınızın arasında kaç gün vardı?

vestasy
Yarın 2. dozumu olacağım, ikisi arasında toplamda 25 gün olmuş olacak. Doktor bir yakınım bu sürenin aşının işe yaraması için az olacağını söylüyor ve sabahtan beri en azından haftaya olmam için ısrar ediyor. Ne yapacağımı bilemedim, internette de çok fazla farklı görüş var. Sizin yorumunuz nedir bu
Yarın 2. dozumu olacağım, ikisi arasında toplamda 25 gün olmuş olacak.

Doktor bir yakınım bu sürenin aşının işe yaraması için az olacağını söylüyor ve sabahtan beri en azından haftaya olmam için ısrar ediyor.

Ne yapacağımı bilemedim, internette de çok fazla farklı görüş var.

Sizin yorumunuz nedir bu duruma? Sizinkinde arada kaç gün vardı?
0
vestasy
(27.07.21)
ikinciyi tam 30 gün sonra oldum ben
0
cay koy geliyorum
(27.07.21)
geçen 8 hafta olunca en iyi antikor oluşumu olduğunu söyleyen bir yazı okumuştum.
0
jelly bear
(27.07.21)
28 gün.
0
pro9it9is9
(27.07.21)
21 Gün. İsrail ve USA biontech iki doz arasını hep 21 gün olarak uyguladı.
0
hayaletimsi
(27.07.21)
sinovac - tam 28 gun sonra ikinci dozu oldum.

bir iki gunun o kadar etki edecegini sanmiyorum. madem rahat etmeyeceksiniz iptal edip, 4-5 gun daha bekleyip 30. gunde olun bence
0
exlibris
(27.07.21)
CDC'nin biontech için tavsiyesi 21 gün. Doktor yakınınız neden az olduğunu söylüyor ki, merak ettim?

www.cdc.gov
"The recommended interval between doses is 21 days for Pfizer-BioNTech and 28 days for Moderna; however, up to 42 days between doses is permissible when a delay is unavoidable."
0
kobuzchu kiz
(27.07.21)
25, 27 idi one cektim, oyle gerekiyordu, muhtemelen cogumuz asi olup yine de hasta olacagimiz icin cok da umrumda degil 3 gun once 5 gun sonra...
0
hewit
(27.07.21)
21 gün.
0
ruhen hastayim ben
(27.07.21)
25.
0
invictae
(27.07.21)
Sinovac, tam 28 gün arayla oldum.
0
hrvl
(28.07.21)
28
0
tss
(28.07.21)
(14)

kendinizi en çok ne zaman yalnız hissetiniz?

dedim ben sana
ben 30.yaş günümü sadece annem kutlayıp, kendimi şehrin pahalı restoranlarından birinde doğum günü yemeğine çıkarınca. yalnız iyi ki evde kös kös oturmamışım ve o yemeğe yalnız da olsa gitmişim diyorum şimdi.
ben 30.yaş günümü sadece annem kutlayıp, kendimi şehrin pahalı restoranlarından birinde doğum günü yemeğine çıkarınca. yalnız iyi ki evde kös kös oturmamışım ve o yemeğe yalnız da olsa gitmişim diyorum şimdi.
0
dedim ben sana
(27.07.21)
Köpeğim vefat ettiğinde.
0
Amory Lorch
(27.07.21)
2018 yılında yaşadığım evde doğal gaz sistemi yoktu. Elektrikli sobayla ısınmaya çalışırken çok fena üşütüp hasta olmuştum. Ev ısınmıyordu ve ben çok üşüyordum. Benimle ilgilenmesi için çağırabileceğim kimse yoktu. Yemek yiyemedim, akşamdan başlayarak sabaha kadar uyuyup uyandım ve üşüdüm. Asıl zor olan da, üzülmesinler diye aileme telefonda belli etmemeye çalışmıştım hasta olduğumu.
0
biravekahve
(27.07.21)
Askerdeyken sanırım
0
olaylar olaylar
(27.07.21)
Hasta olmustum, yerimden kalkamicak kadar kötüydüm. Kimseyi zahmete sokmayı da sevmem. Arkadaslarima fln soylemedim. Yerimden kalkamadigim için yemek de yiyemedim. 2 gün fln öyle aç bilaç yatmistim, çok uzucuydu :')

Bir de bilekliklerimi takmakta zorlaninca çok hissederim yalnizligimi xd
0
abuzer
(27.07.21)
anlık olarak bilmiyorum da hayatımın en yalnız dönemini şu an yaşıyorum. pandemi yüzünden sosyalliğin sıfırlanması, hayatımdaki 1-2 insanın da benzer zamanlarda gitmesi, tekrar başladığım sigarayı yeniden bırakmam, parasızlıktan okul da online olduğu için anne evine sığınmam, kardeşimin bile benimle pek muhatap olmak istememesi vs...

bomboş, bombok, yapayalnız, ümitsiz bir süreç benim için. eskiden böyle zamanlarda pozitif düşünmeye çalışır veya insanlarla konuşmak isterdim örneğin. denklem basit. yalnızım, öyleyse insanlarla görüşeyim, di mi? şimdi o da yok. "kim senin derdini dinleyecek aq sktir git milletin işi gücü yok senin mızıklanmanı mı çekecek" havasındayım. çok değersiz ve gereksiz hissediyorum kendimi. ha çok sorun değil bu tabii ama bu fikre alışmak ve "değerli"yken bir anda bok çuvalına dönüşmek, o adaptasyon süreci üzüyor biraz. şey gibi hani, durmak ya da hızlı araba kullanmak çok problem değildir ama hızlı sürerken zınk diye durursan paramparça olursun, o hesap. kimsenin umursamadığı bir adam olmakla sorunum yok, sevilen ve önemsenen biri olmakla da problemim yok ama birinden diğerine keskin geçiş çok yıpratıcı oluyor.
0
der meister
(27.07.21)
2016 ekim ayinda ayrilik acisiyla uzuntuden kendimi harap ettigim bir donem olmustu. sabah uyandim bacaklarim tutmuyordu ve belimde inanilmaz bir agriyla duvarlara tutuna tutuna banyoya kadar gidebilmis, banyoda yere dusmustum. can acisiyla aglaya aglaya is yerine gelemeyecegimi haber vereyim bari diye yoneticimi aramistim. adamcagiz halime aciyip gelip beni doktora goturmustu. hastanede tekerlekli sandalyede otururken nasil bu kadar yapayalniz kaldigimi dusunuyordum. 2 agri kesici igneyle ancak agrim dinmisti ve eve dondugumde o zaman birkac gun once benden ayrilan eski sevgilime is arkadasim haber vermis, kendisi lutfedip beni ziyarete gelmis. evde biraktigi esyalari toplamaya gelebilmek icin bahane buldugunu sonradan anlamistim tabii. neyse ki kurtuldum hem o agrilardan hem o insandan. ama hala o gunu dusununce bogazim dugumleniyor.

yalnizligi cok severim ama ben tercih ettigim zaman.
0
in vino veritas
(27.07.21)
Askerlik, anlatsam kitap olur.
Oradan sonra kari kiz terk etmeleri falan hic koymadi.
0
divit
(27.07.21)
2017 mayıs-eylül arası.
annem vefat ettikten sonraki 3-4 ay hayatımın en tuhaf, en zor, en garip, en buhranlı, en belirsiz, en kasvetli ve en yalnız dönemiydi.
doğru düzgün yas bile tutamadım.
ki genel olarak çok kolay bir hayatım da olmadı ama o dört ay boyunca sınandım resmen.
2-3 yaşımda olan şeyleri bile hatırlayabiliyorum, o dönemi net hatırlayamıyorum.

sonrasında çok değiştim, hayatım da değişti.
neyse ki, iyi yönde.
o yüzden öyle zamanlara tutunmamak lazım.
0
blatta hiberna
(27.07.21)
Fiziksel şiddet gördüğümde en yakınımdakiler bile beni yalnız bırakmıştı. Gece bacağımda alçıyla nasıl tuvalete gidebilirim diye düşünürken kendimi ağlarken bulmuştum. Dikişlerden kafamı yastığa bile koyamıyordum. Hayatımda kendimi hiç o gece hissettiğim kadar yalnız hissetmedim. Fiziksel acıdan çok karşı karşıya kaldığım durum acıtmıştı.
0
ruhen hastayim ben
(27.07.21)
hiçbir zaman. yalnız bırakılmadığım için değil ama, sadece iyi ya da kötü anlarımda birine ihtiyaç duymuyorum. birileri kötü bir şey olunca yardım etmeye çalışsa bile yalnız kalmak daha iyi geliyor. çocukluktan kalma bir alışkanlık olduğunu düşünüyorum.
0
bohr atom modeli
(27.07.21)
1- tek yaşarken kafamı dolaba vurup bayılır gibi olmuştum, o gün öleceğim sanmıştım
2- üniversiteye şehir dışına gittiğim ilk gece
0
roket adam
(27.07.21)
9-10 sene once Milano'da Centrale cevresinde dandik bir otelde kaliyorum, yalnizim. Gece yarisi 2-3 gibi benim oteli polisler basti, normal polis de degil ozel harekat gibi bir sey agir silahlar falan var adamlarda. Nooluyo lan diye seslerine uyanip pencereden disariya bakinca gordum, koridora cikmak yemez:) 2-3 araba disarda da ekip var. Onemli bir sucluyu ariyorlar herhalde. Resepsiyonisti katmislar onlerine bu odada kim kaliyor, nereli bu, kac yasinda gibi sorular soruyorlar sonra da odaya giriyorlar arama marama yapiyorlar anladigim kadariyla, ama medeniyet Avrupa insan haklari falan hak getire ortam cok gergin, bagiris cagiris seklinde azarlama seklinde kaba saba bir sorgulama, muamele var duydugum kadariyla. Italyanca bilmesem de anlayabiliyorum az cok. Otel zaten eski duvarlar kagit gibi her sey duyuluyor, izolasyon berbat otelde. Ben de korkuyla benim odayi basmalarini bekliyorum sira sira gittikleri icin. Cikip da bu ses ne falan diye koridora dahi cikamazsin ortam cok gergin, catisma falan cikar diye de korkuyorum her an. O sirada kendimi dusundum: b seviye ingilizce disinda dil yok, yanimda dogru duzgun para yok, ulke, uyruk desen dandik, isim desen Islami bir isim, zengin, nufuslu aileden gelmiyoruz en zayif halkalardan biriyim lan ben diye dusundum. Ister misin bana bir tane faili mechul yiksinlar suracikta, toplayip gotursunler, hapisanede gecsin tum omrum. Italya zaten malum mafyanin memleketi, Berlusconi'nin ciftligi gibi birseydi o zamanlar ulke, derin devlet temiz eller bilmemne haberlerde geciyor surekli bizden pek farki yok. O zamanlar Ergenekon vardi Turkiye'de, polisler sahte delil melil uretiyor, suc icat ediyordu, kumpas kuruyor falan bu tarz dusunceler beynime oyle bir hucum etti ki sanki sucluymuscasina korktum orada polisten, en cok yalniz hissettigim zaman orasidir polsilerin odami basmasini beklerken. Benim kapinin onune geldiler, resepsiyonist adimi uyrugumu falan okudu, su tarihte giris yapti diye bilgi verdi polise, benim kapimi dahi calmadan es gectiler beni iyi mi:) Yabanci ulke, genctik falan cok pis korktum kisaca 2-3 yil yaslanmisimdir orda.
0
neck_and_neck
(27.07.21)
Ben arkadaş grubunun içinde kendimi yalnız hissediyorum. Onlar gülüyor eğleniyor ama ben bir türlü o eğlenceyi yakalayamıyormuşum gibi hissediyorum. Hem mutlu hem yalnız hissetmek çok garip…
0
titanyum
(28.07.21)
Bu aralar arşa çıktı bende. Zaman içinde bütün yakın arkadaşlarımın farklı şehirlere gitmesinden, iş ortamında dışarıda görüşmek isteyeceğim kafada birilerini bulamamamdan iyice yalnızlaştım. Ama yalnızlaştıkça daha da yabanileşip yalnızlığım artıyor. Artık telefonum çalınca bile gerilmeye başladım, ulan kim arıyor şimdi bunla mı konuşacaz diye düşünüyorum ve 0850 numara falan olduğunu görünce seviniyorum.
0
bobinhoo
(28.07.21)
(13)

Olması gereken normal tavrı mı sergiliyor?

jonas
Merhaba. Semptom gösterip pcr testi yaptırdım, pozitif çıktığı için şu an evde karantinadayım. Sonucu öğrenir öğrenmez çok moralim bozuldu, zaten yapı olarak kolay düşebilen biriyimdir. 2. doz aşımı da henüz olamamıştım.Arkadaşlarıma, kuzenlerime durumu haber verince sağolsunlar ilk günden itibaren
Merhaba. Semptom gösterip pcr testi yaptırdım, pozitif çıktığı için şu an evde karantinadayım. Sonucu öğrenir öğrenmez çok moralim bozuldu, zaten yapı olarak kolay düşebilen biriyimdir. 2. doz aşımı da henüz olamamıştım.

Arkadaşlarıma, kuzenlerime durumu haber verince sağolsunlar ilk günden itibaren ilgilerini hiç eksik etmediler. Sağlıkla ilgili hassas durumlarda ben de onlara aynı tutumda oluyorum zaten, olmuştum, hep de olurum. Sağlık bu.

Ama tek bir şey var. Hem evde yalnız olmamın hem karantina halinde olmamın hem de hastalığı belirgin semptomlarla biraz sıkıntılı geçiriyor olmamın yarattığı duygusallıkla 24'ü cumartesi, 2 hafta önce ayrıldığımız kız arkadaşıma mesaj yazdım. Dedim böyle böyle, covid oldum ben. İyi hissetmiyorum, sana yazmak istedim. İlk gün biraz ilgili davrandı, iyi dileklerini iletti. O günden sonra ise bir daha çıt yok, bir "nasıl oldun" dahi gelmedi.

1 yıl beraberdik biz, çok mutlu günler geçirdik. Kendisi bana mütemadiyen ölüyorum, bitiyorum, çok aşığım sana, hayatımda böylesini ilk kez deneyimliyorum deyip duran biriydi... Samimiyetine de inanıyordum hani.

Cidden 2 haftada bitebiliyor mu tüm iyi hisler? İnsanlık dahil? Şu an umut ettiğim tek şey, bir "nasıl oldun" duyabilmekti ya, cidden fazlası değil.

Aslında o şu an normal olan tavrı sergiliyor da ben mi hastalığın duygusal kafasındayım, yoksa duygular hususunda bir samimiyetsizlik mi söz konusuymuş. Ne düşünürsünüz?
0
jonas
(27.07.21)
Nezaketen cevap vermiş. Sonrasında bir yükümlülüğü yok. Kız arkadaşınızı haklı buldum ben. Size de geçmiş olsun.
0
ruhen hastayim ben
(27.07.21)
her gün ilgi gösterse sevgilin olurdu zaten. ayrılmışsınız sen de ihtiyaç duyunca kıza yazmışsın gibi olmuş. bence normal davranmış.
0
bugun hava gunluk gureslik
(27.07.21)
@bugun hava gunluk gureslik Her gün değil tabi, kesinlikle o tür bir beklenti içerisinde değilim.

"Cidden 2 haftada bitebiliyor mu tüm iyi hisler? İnsanlık dahil? Şu an umut ettiğim tek şey, bir "nasıl oldun" duyabilmekti ya, cidden fazlası değil."

Bu.
0
🌸jonas
(27.07.21)
hislerin bitmiş olmasına gerek yok, aksine bitmemiş bile olabilir ve bu hislerin yeniden barışmaya yol açmaması için bile isteye soğuk yapıyor da olabilir. ayrıldınız ve bitti, üzerine yeterince düşünecek vakit de geçmemiş ki pişman olunsun da birleşilsin. gayet normal olanı yapıyor bence, tabii neden ve nasıl ayrıldığınızın da etkisi var.
0
Bruce
(27.07.21)
Olması gereken nedir bilemem ama ben böyle bir durumda sürekli merak ederdim, sorardım da eğer bir şeylerin tamamen kopmasına neden olacak ters bir tavırla karşılaşmadıysam ve aynı şekilde kendim hasta olsam merak etmesini beklerdim.

Çok geçmiş olsun bu arada.
0
(27.07.21)
İnsansa tabii ki endişelenmeli, arayıp sormalı ve ilgilenmeli ama belki de senin buna vereceğin karşılıktan daha çok endişeleniyor. Yeniden birleşebileceğinize dair umutlanma diye böyle yapıyor olabilir. Ben olsam arayıp sorardım. Ne var yani? Merakını gidermek için sorabilirsin. Tuhaf geliyor olabilir bunu soracak olman ama sor gitsin. 1 yıl birbirinizin her şeyini gördünüz duydunuz ve bundan mı çekiniyorsunuz? Vereceği cevap seni üzebilir ama sürekli kafanda ihtimal çevirmenden iyidir.
0
Amory Lorch
(27.07.21)
Kız haklı bence, 2 hafta bitmiyor daha öncesinde bitiyor ayrılığa yansıması zaman alıyor. Klasik hasta oldum ilgi istiyorum triplerindesin diye düşünmüştür.
0
roket adam
(27.07.21)
kızın yaptığı normal. bariz ilgi aramak için yazmışsın. ben olsam hayatta yazmazdım ölüm döşeğinde olsam bile. iyi dileklerini iletmiş işte daha ne. ayrılık böyle bi şey.
0
jelly bear
(27.07.21)
normal davranmış.

siz yazınca geçmiş olsun demiş zaten, tekrar iletişime geçmemesi anlaşılabilir. sonuçta ayrılmışsınız hisleri olsa bile o defteri tamamen kapattığı için yazmıyordur ya da tam tersi hisleri ayrılıktan önce bitmiştir ve yanlış anlaşılmak istemiyordur. yeni ayrılığın üstüne nasıl oldun diye endişe göstermeyi anlamsız bulduğum için samimiyetsizlik olarak düşünmezdim.

bu arada çok geçmiş olsun.
0
juliette
(27.07.21)
Kadın milletimin "ölüyorum, bitiyorum, çok aşığım sana, hayatımda böylesini ilk kez deneyimliyorum" laflarına bir daha inanmaman gerektigini acı bir tecrübe ile ogrenmissin. Bir de 'Sen ikincisin' palavrasina! Dostum, kadinlar her konuda ikidari severler, sen cok zayif bir aninda mesaj atip 'zordayim' imaji çizerek kendine buyuk zarar vermissin.

Gecmis olsun. Umarım tez vakit sagligina kavusursun.
0
duster
(27.07.21)
Daha fazlasını yapsa umutlanacaksın belli ki. Ne gereği var?
0
arnold schwarzeneger
(27.07.21)
iliski bitince hisler bitmez, hisler bitince iliski biter. sevenler ayrilmaz, küser. :))) hehehe

bence kiz normal davranmis.
0
batlegolas
(28.07.21)
@arnold schwarzeneger Gelecek adına yeniden umutlanma aşamasını kafamda aştım ya, yani en azından covid olduktan sonra aklımdan o tür şeyler zerre geçmedi.

Beni o kadar çok sevdiğini söyleyen ve davranışlarıyla samimi olduğuna inandıran kadından "Öldü mü, kaldı mı acaba? Ciğerlerine falan inmiş midir ki?" gibi beni "insani yönden düşünen" hamleler görememek cidden üzüyor beni. Şu an meğer yalan bir şey yaşamışım gibi hissediyorum iliklerime kadar.

Ulan 2 hafta ya. Daha 10 Temmuz'da gözlerime bakarak "Seni seviyorum" diyordun. Anlamıyorum gerçekten. Bu kız daha da hasta etti beni :/
0
🌸jonas
(28.07.21)
(10)

Hayatını kaybeden yakinlarinizi ne sıklıkla rüyanızda görüyorsunuz

sanguine
Ve bu rüyaların içeriği nasıl, sizinle konuşuyorlar mi-ölen yakınlarınizla ilgili aciklayamadiginiz şeyler yaşadınız mı, çok gerçekci bir rüya olabilir-onlari kendi ölümünüzden sonra göreceğinize dair bir inancınız var mı, ne düşünüyorsunuz bu konuda
Ve bu rüyaların içeriği nasıl, sizinle konuşuyorlar mi
-ölen yakınlarınizla ilgili aciklayamadiginiz şeyler yaşadınız mı, çok gerçekci bir rüya olabilir
-onlari kendi ölümünüzden sonra göreceğinize dair bir inancınız var mı, ne düşünüyorsunuz bu konuda
0
sanguine
(25.07.21)
yilda 1.

yasamadim.

oyle bir inancim yok.

sunu soyleyebilirim. kotu bir babam vardi. dayak atsa bile babam diye bir gun sarilmak istemistim cocukken ve bana sarilmadi itti. ben 13 iken öldü. yillar sonra sbs'ye girecektim ve babami ruyamda gordum. tam o sarilmak istedigim ani. ozur diledi, sarildik, yine gelecegim dedi. gelmedi. gelmesin de zaten. hayatimi bok etti.
0
batlegolas
(25.07.21)
Anı şeklinde rüyalar görmüştüm. Genelde hiç beklemediğim zamanlarda.

Ben ölümü şöyle hayal ettim. Dünyaya geldiğimizde nasıl kocaman bir ailemiz oluyorsa öldüğümüzde de aynı aile karşı tarafta oluyor. Bir bebek bu dünyada nasıl karşılanıyorsa diğer tarafta da benden daha önce ölmüş kişiler tarafından karşılanacağımı hayal ediyorum. Mantıksız olabilir, bunu ben de kabul ediyorum. Ama böyle bir canlandırma var kafamda.
0
dissendium
(25.07.21)
Babamı kaybettiğimden beri anmadığım bir an bile olmadığı ve beş yıldır neredeyse her gün babam için ağladığım için bir ayda en az bir defa görüyorum.

Bir kere halamla aynı anda aynı rüyayı görmüşüz çok ilginçti..

Ben elbet bir gün buluşacağımıza inanıyorum.
0
suicides underground
(26.07.21)
Çok sevdiğim, annem gibi gördüğüm babannemi kaybettiğimde ilk yıllar rüyalarıma girerdi. Şimdi üzerinden 13-14 sene geçmiş. Rüyalarıma girmeyi bırakmış. Garip.

Hayır öyle bir inanca sahip değilim.
0
ruhen hastayim ben
(26.07.21)
1 ay önce kuzenimi kaybettim. Şu ana kadar bir kere rüyamda gördüm. Yolda kaldırıma yatmış ağlıyordu ona destek olmaya çalışıyordum. Sonra devamında farklı bir yerde gördüm ve orada da iyi görünüyordu gülüyordu. Etkilenmemek elde değil onu ağlarken görmek içimi parçaladı. Özlemiştim sesini kahkahalarını duymak da iyi hissettirmişti. Ahirette tekrar görüşeceğimize inanıyorum. Diğer türlüsünü kabul edemiyorum.
0
titanyum
(26.07.21)
2 gün evvel amcam telefon ediyordu rüyamda. Cenaze süreci için teşekkür etti kapattı.

Bilinç altım mı yoksa gerçekten mi ulaştı bana emin değilim.
0
photo85
(26.07.21)
Çok sevdiğim bi arkadaşım vefat etti, rüyamda gördüm sarıldım kucakladım, ağladım, uyandığımda gözlerim yaş içindeydi bi daha göremedim kendisini
0
zidan
(26.07.21)
Ateistim, ölümden sonra bir şey olduğuna inanmıyorum.

Annemi kaybedeli yaklaşık iki sene oluyor, başta çok fazla gördüm. Hatta ilk aylarda aslında ölmemiş de doktorlar hata yapmış, kalkıp eve gelmiş gördüm birkaç kez. Sıklığı azaldı, bir süredir görmüyorum sanırım. (Bir iki ay önce psikiyatrist desteğiyle bir ilaca başladım, uykum düzeldi, bunun etkisi de olabilir.)
Annemle çok yakın olan kuzenim de sık sık rüyasında görüyor, bana hepsini anlatmıyor ama anlayabiliyorum.

Annem dışındakileri (anneanne, dayı, arkadaşlar, uzak akrabalar) çok nadir görüyorum.
0
kobuzchu kiz
(26.07.21)
teyzemi kaybettim 1 sene önce. İlk 6 ay baya gördüm. Ben çok rüya gören bi insan değilimdir. Gördüğüm rüyaların yarısı onunla alakalıydı. Sonra azaldı. Rüyalarımda konuştuğumuz, sarıldığımız oluyordu.

Gerçekçi rüyalar açıklanamayan şeyler değil. Açıklanamayan bir şey yaşamadım.
Ölümden sonra bir hayat olmadığını düşünüyorum. Kaderci ve ahiretçi bir görüşüm yok. Bu nedenle bir beklentim de yok.
0
zimbirik
(26.07.21)
ortalama iki ayda bir görüyorum saınrım. üzerinden sekiz yıl geçti. hatta bu duyuruyu da gördüğüm gecenin sabahında görmem ilginç oldu.
bazen konuşuyorum evet ama öldüğünün farkında gibi değilim.

ve hayır böyle bir inancım yok. olması kulağa çok güzel geliyor ama.
0
bohr atom modeli
(26.07.21)
(12)

Hangisini tercih edersiniz?

top_secret
Aşağıdaki mesleklerden hangisini tercih edersiniz?a) Avukatb) Öğretmen(Not: Tercihinizi ayrıntılara girmeden belirtiniz yani; Avukatın çalıştığı ilAvukatın çevresiÖğretmenin branşı vs.gibi etmenlerı sıfır kabul ediyoruz. Buradaki tercih daha çok, mesleklerin toplumdaki yeri ve itibarları)
Aşağıdaki mesleklerden hangisini tercih edersiniz?

a) Avukat
b) Öğretmen

(Not: Tercihinizi ayrıntılara girmeden belirtiniz yani;
Avukatın çalıştığı il
Avukatın çevresi
Öğretmenin branşı vs.

gibi etmenlerı sıfır kabul ediyoruz. Buradaki tercih daha çok, mesleklerin toplumdaki yeri ve itibarları)
0
top_secret
(25.07.21)
Avukat. Öğretmenliği, piyasadaki öğretmenlerin niteliklerinin düşük olmasından dolayı tercih etmezdim yoksa çok güzel meslek
0
avatar is back
(25.07.21)
Kamuda öğretmenlik bu ülkede yapılabilecek en iyi işlerden. Bildiğim kadarıyla avukatlıkta artık çok para yok.
0
integrative
(25.07.21)
her türlü kamuda öğretmen olur keyfime bakardım. piyasa avukat kaynıyor zaten, çevren olmadıktan sonra asgarinin bir tık üstüne köpek gibi çalışırsın.
0
rose parks
(25.07.21)
ceteris paribussa öğretmen derdim.
0
silver apple
(25.07.21)
Şam'da valilik verseler elimin tersiyle iter, kamuda öğretmenliği seçerim.
0
paramolacak
(25.07.21)
Öğretmenlik +1
0
ruhen hastayim ben
(25.07.21)
Öğretmenlik+1
0
kisa
(25.07.21)
öğretmen.

not: avukatım.
0
trajikomix
(25.07.21)
Öğretmen.

Not: kamuda öğretmenim.
0
dedim ben sana
(25.07.21)
avukatlık ayda 3000 tlye talim etmek demek artık.
kesinlikle öğretmenlik. maaşın belli zammın belli ek ders ücretin tıkırında tatilin belli emekli maaşın var. avukatların emekli olabilenleri 1700 tl maaş alıyor. o da prim ödeyp emekli olabilmişse. çoğu sgk borcu içinde ölüyor artık.

itibar noktasında da kesinlikle öğretmenlik.
0
photo85
(25.07.21)
Kamuda herhangi bir is dunyadaki butun isleri dover.

O yuzden ogretmenlik.

Calisma saat ucreti en yuksek memurluk.
0
divit
(25.07.21)
Öğretmenlik seçince, okuyunca kamuda öğretmenlik kesinmiş gibi yazılmış duyuru cevapları. Seçeneklerde avukatlık ve kamuda öğretmenlik olsa, öğretmenlik mantıklı.

Ama bu haliyle avukatlık bana göre.
0
John Bloor
(26.07.21)
(13)

sigarayı nasıl bıraktınız?

Techsavvy
''önce kafada bitireceksin'' diyenler sizi anlıyor ve bağrıma basıyorum :)ama cidden, hadi psikolojik bitirdik, fizikseli napıcaz?
''önce kafada bitireceksin'' diyenler sizi anlıyor ve bağrıma basıyorum :)

ama cidden, hadi psikolojik bitirdik, fizikseli napıcaz?
0
Techsavvy
(25.07.21)
sigarayı bıraktıktan sonra coşagelen sigara içme arzusunu puro ile çözdüm ben. bu aralar çevremde çok fazla sigara içiliyor, yine artıyor istek, hemen alıyorum büfeden ince purolardan, puroyla bastırıyorum sigara isteğini.

30 gün dayanın sonra fiziken canınız istemiyor zaten.
0
trajikomix
(25.07.21)
2013'te bıraktım 7 sene içmedim, pandemiden önce saçma bi sebepten 6 ay kadar içtim ve 1 senedir içmiyorum tekrardan, kafada bitireceksin lafı ne kadar sinir bozucu olsa da doğru.
ilk 6 ay deneme süresi bunun, sigara içerken zevk aldığın şeyleri yaparken elin sigaraya gidecek mi, veya 1 taneden bir şey olmaz diyip o 1 taneyi içecek kadar iradesiz misin aşağı yukarı 6 ayda belli oluyor. fiziksel etkisi de ağzım boş kalmasın diye kullandığın yiyecekler kalorili olursa biraz sıkıntı oluyor göbek çevresinde.

sigarayı bırakma yolculuğunda etrafındaki insanların ne kadar anlayışlı oldukları ise çooook önemli, ben herkese bana sakın sigara uzatmayın kalbinizi kırarım diye tek tek uyardım. bir kaç kendi çapında mizahşörler çıkıyor ama sonradan yola geliyorlar :)
0
nahtoderfahrung
(25.07.21)
kafada bitireceksin +1

bir diğer tüyo ise azaltarak bitirmek, bunun uzun bir süreç olduğunu bilmek. sigara hemen bırakılmıyor. bazen günde bir tane içtiğin, sonra tekrar abarttığın dönemler olacak. 7 yıl ağır içmiş biri olarak ben şahsen 2 ayda bırakabildim. ama bıraktığım gün şaşırarak "aa, ben bugün sigara içmedim" dedim.

motivasyona ihtiyaç duyduğun zamanlarda çevrendekilerin kanser öykülerini de dinleyebilirsin.

iyi şanslar.
0
lesmiserables
(25.07.21)
kafada bitirip ne kadar boş olduğunu kendine tembihlemen gerekiyor, allen carr yöntemi fena sayılmaz.

sonraki süreçte en ama en önemli şey kesinlikle sakın ola 1 tekden bir şey olmaz diyip o teki içmeyin. asla yani, içerseniz geçmiş olsun.

bırakalı 2,5 sene oldu. bir tek dahi içmedim. ilk zamanlar rüyalarımda içiyordum sonra kabusla uyanıyordum. şimdi abartısız aklıma bile gelmiyor içilen ortamda bulunamıyorum. arada türkiye’de değilken legal olan yerlerde tütünlü marijuana içtim ama hiçbir etki yapmadı bünyemde sonrasında sigara isteğine dair. bu da ek bilgi dursun..
0
phiphi
(25.07.21)
Ben yerini kahve ve çayla doldurdum şaka maka. Bir de spor yapıp beslenmenize dikkat ediyorsanız direkt siliyorsunuz. Aynısı alkol için de geçerli. En azından bende öyle oldu.
0
ruhen hastayim ben
(25.07.21)
Bir günlük diye başladım. İkinci gün 2 günlük dedim. 3. gün 1 hafta dayanırsam 15x7 cepte diye devam ettim. Sözlükte sigarayı bırakmak başlığını okudum bir yandan. Bunu da geçtim. Buna da taktım falan diye motive oldum. Kriz anlarında şınav çektim, koşarak merdiven inip çıktım falan fişman.
0
baal
(25.07.21)
Spora başladım. İkisi bir arada olmadı. Bıraktım. Bir daha aramadım bile. 1.5 sene oldu.
0
zoghurt
(25.07.21)
Kafada bitirme muhabbeti aslında şöyle bence, sigara, uyuşturucu, kumar vs. herhangi bir şeye bağımlı olan insanlar genelde yaşamlarındaki gerçek olaylardan ve olumsuz gidişattan kaçmak isteyen, gerçeğin verdiği acının yerine bağlı olduğu nesne veya durumu koyup buna zamanını ve enerjisini harcayarak gerçekle ilişkisini bir süreliğine kesmeyi amaçlayan kişiler oluyor. Ben de öyleydim. En doğrusu psikolojik destek alarak bırakmak bence, çünkü sigarayı bırakayım derken sigaranın boşluğunu yeme-içme ile doldurup 6-7 kilo aldım.
0
tamam sakinim
(25.07.21)
Askerde içmeye başladım. Paket almayıp otlanıyordum etrafımdaki sigara içen arkadaşlardan. Bu dönem dönem devam etti. Bazen uzun süreli içmediğim oluyordu. Sonra tekrar yancılık yapıyordum arkadaşlara. Paket aldığımda da öyle çok içmedim. Sanırım geçtiğimiz sene tövbe etmiştim ama işyerindeki arkadaşların hepsi sigara içtiği için benim de canım çekti ve tövbeyi bozdum :) bir süre içtikten sonra kendime kızdım ve tekrar içmemeye başladım. 3 gün önce misafirliğe gittim ve orada yine sigara içiliyordu ve ben tekrar içmeye başladım :) dün eve döndüm ve canım sigara istemiyor. Anladım ki etrafımda sigara içenler oldukça benim de canım çekiyor. Bence etrafında sigara içenler varsa uzak dur oradan.
0
silah taciri
(25.07.21)
benim için bu sorunun net cevabı spor yaparak, koşu ve ağırlık çalışma yapıyorum, ikisinde de güçlü nefesler alıp vermek lazım, spor nerdeyse bağımlısı olduğum bir alan, sigara da keyif verici bir madde olmuştur benim için hep ama birini bırakmak zorunda hissettiğimden dolayı sigarayı bıraktım hep.
0
blue rebel motorcycle club
(25.07.21)
Bende fiziksel istek daha kısa sürüyor bu süreyi azaltmak için bol sıvı alıyordum
0
zidan
(26.07.21)
13 sene icip 2014'te elektronik sigaraya basladigim anda, gercekten o anda biraktim. 5 sene boyunca tek tuk ictiklerimi saymazsan bagimli olarak hic icmedim.

sonra elektronigin nikotinini de sifirladim, bir sure sonra onu da tamamen biraktim.

bu 5 sene sonra ani bir kararla sigaraya basladim. 6 ay icip tekrar elektronikle biraktim. sonra bir 6 ay daha birakip tekrar icmeye basladim, su an bir aydir icmiyorum :D

hayat kalitesini dusuren en tehlikeli bagimliliklardan biri bu sigara. artik icmem herhalde. birakma stresi ve sucluluk duygusu yetiyor zaten.
0
chezidek
(26.07.21)
başka bir meşgale bulacaksın. Egzersiz vs. Ancak öyle.
0
anten
(26.07.21)
(3)

klozet temizliği

duyuru
nasıl yapıyorsunuz, hangi ürünü nasıl kullanmak lazım iz kalmaması için?
nasıl yapıyorsunuz, hangi ürünü nasıl kullanmak lazım iz kalmaması için?
0
duyuru
(24.07.21)
Eldiven, bir tarafı yeşil olan sünger, beyaz domestos,
Pas lekesi varsa ilaveten ince alüminyum tel ile bol miktarda çamaşır suyu.
0
Mirket
(24.07.21)
Önce çamaşır suyu döküp tuvalet fırçası ile kabaca fırçalıyorum.

Sonra sağına soluna porçöz döküp kireçlenme varsa erimesini bekliyorum.

Sonra dandirik bir bulaşık süngerini ikiye kesiyorum. Bir parçasını kullanarak çamaşır suyu ile yukarıdan aşağıya iyice süngerliyorum.

Duş başlığını açıp duruluyorum. Sonra da sifonu çekip çıkıyorum.
0
prole
(24.07.21)
Çamaşır suyu ile iç kısmını fırçalıyorum biraz bekletip. Dış kısmı ise tuvalet temizleyici özelliği olan herhangi bir fısfıs ürün ile silip kuruluyorum.
0
ruhen hastayim ben
(24.07.21)
(7)

Kola içenler, haftada kaç litre ?

ssiradanbirigibi
Haftada kaç litre içersiniz ortalama?
Haftada kaç litre içersiniz ortalama?
0
ssiradanbirigibi
(21.07.21)
İçersem yemeğin yanında bi kutu kola içiyorum genelde. Haftada ortalama 2-3 kere dışarıda yesem, 0.5 - 1 litre arası ediyodur. Eve almıyorum.
0
plutongezegendegilmi
(21.07.21)
Valla değişiyor. Pizza tarzı fast food varsa deli gibi gidiyor. Yemeksiz pek içmem gibi. Illa bir rakam olacaksa 1.5 litre diyeyim haftalık.
0
j r r tolkien hayrani
(21.07.21)
0.5
0
dissendium
(21.07.21)
Kola en sevdiğim şeylerden biridir. Maksimum ayda bir litre tüketirim. Ama her ay değil kesinlikle.
0
ruhen hastayim ben
(21.07.21)
@konetsu baya çokmuş zamanında. herhangi bir sağlık problemi oluştu mu peki buna bağlı olarak peki?
0
🌸ssiradanbirigibi
(21.07.21)
sağlam içiciyken günde ortalama bir litre, fiziksel aktivite nedeniyle daha fazla sıvı ihtiyacı olduysa dönem dönem 1.5'a çıktığı olurdu. su yerine kola (nadiren başka gazlı içecekler) tüketiyordum bir nevi. tabii bu durum 19-20 yaşındayken fit bir delikanlı olan şahsımın takip eden altı yıllık süreçte yaklaşık 50 kilo alıp çeşit çeşit hastalık yaşamasına, ağzında diş kalmamasına neden oldu, orası ayrı... artık her anlamda çok daha dikkatli beslenmekle beraber ayda birkaç bardak hala içiyorum yalan yok, milletimiz affetsin.
0
alevli deniz sortu
(21.07.21)
Bir dönem aşırı tüketiyordum. Sonra kahvede ve çayda şekeri kesince kola inanılmaz şekerli gelmeye başladı ve bu sayede farkında olmadan azaltmış oldum bir anda. Yine de hafta bir litre kadar, yemekle birlikte, tüketiyorum.
0
ultranil07
(22.07.21)
(4)

Trendyolda kargoyu bedava getirmek için

gelmeistemem
2-3 ürün aldığınız oluyor mu? Mantıklı mı?
2-3 ürün aldığınız oluyor mu? Mantıklı mı?
0
gelmeistemem
(17.07.21)
Elite olduğum için kargo sorunum yok ama başka sitelerde ücretsiz kargo için sepeti tamamladığım oluyor. Ama aradaki fark çoksa uğraşmıyorum.
0
ruhen hastayim ben
(17.07.21)
Hepsiburada'da soyle yapiyorum, bir urun ekleyip saticisi hepsiburada olan sonra hemen iptal ediyorum. Ama bunu cooook nadir yapiyorum. Baska sitelerde de yaptigim oluyor bazen.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(17.07.21)
Trendyol kullanmıyorum ama diğer sitelerde favorilerimde elzem olmayan ama almak istediğim ürünler duruyor. Bir tur onlara bakıyorum kargoyu bedavaya getirtecekse yapıştırıyorum.
0
peki madem
(17.07.21)
Aynı ürünün ücretsiz kargosu olanı arastiririm
0
all girls dream
(17.07.21)
(13)

Hâlâ kurşun kalem kullanan var mı?

asaf
30 yaşımı geçtim ama kurşun kalem sevdam hâlâ geçmedi. 3 ya da 4. sınıftan itibaren uçlu kalem kullanıyorum ama kurşun kalem koleksiyonu yapıyorum sayılır şu an. İlkokul dışında bu kalemleri kullanan var mı?
30 yaşımı geçtim ama kurşun kalem sevdam hâlâ geçmedi. 3 ya da 4. sınıftan itibaren uçlu kalem kullanıyorum ama kurşun kalem koleksiyonu yapıyorum sayılır şu an.

İlkokul dışında bu kalemleri kullanan var mı?
0
asaf
(16.07.21)
Çalışırken %90 kurşun ya da uçlu kalem kullanırım.
Ajandalarım, notlarım her şeyim hep kurşun ya da uçludur.
Tükenmez kalemi çok nadir illa onunla yazmam gerekiyorsa kullanıyorum.
0
mutekebbir
(16.07.21)
kurşun kalemden kastınız sadece tahta kalem mi? yoksa uçlu kalemleri de kurşun kalemden mi sayıyorsunuz?
0
co2s2
(16.07.21)
artline kullanıyorum genelde. uçlu kalem nadir. çok silik geliyor gözüme artık.
0
xrated
(16.07.21)
Millet pilot kalem kullanıyor iş yerinde ben halen daha alışamadım. 0.7 uçtan vazgeçemiyorum
0
Hallegadola
(16.07.21)
Kurşun kalemi birkaç yıl önce bıraktım, artık sadece uçlu kalem kullanıyorum, genelde 0.7.

30 yaşındayım.
0
hayirsiz
(16.07.21)
Ya kurşun ya tükenmez kullanıyorum.
0
ruhen hastayim ben
(16.07.21)
Hala kullanıyorum çok da severim. Kalemtraşımı da köreldikçe yenilerim:)
0
suicides underground
(16.07.21)
kitap okurken altını çizmek için kullanıyorum. bazen 0.7 uçlu kalem kullandığım oluyor.

not almak için de kullanırım ara sıra.
0
tabudeviren
(16.07.21)
Kesinlikle kullanıyorum uçlu kalem de kullanıyorum, hatta itiraf ediyorum ki kuru kırmızı kurşun kalem de kullanıyorum.

Bir kaç tane de kalemtraşım var, hepsinin kullanım yeri ayrı.
0
epitaf
(16.07.21)
koleksiyonum yok ama hala kullanırım. kitap çizmek için, ders çalışırken veya bir araştırma yapıp not alırken.

ama en çok yumurtlayan kalemleri seviyorum, hani şu tepesinde yedek uç bulunan ve bittikçe yenisini taktığımız kalemler.

(yaş 28)
0
south park in kapusonlu uyesi
(16.07.21)
kullanıyorum. uçlu kalem de var. duruma göre, silgi ve kalemtraş da kullanıyorum.
0
evimin paspasi
(16.07.21)
oğlum 8 yaşında ve kurşun kalem kullanıyor. ben 36 yaşındayım ve hep yanımda olan küçük not defterimin lastiğinde üçe böldüğüm kurşun kalemin bir parçası var.
0
d e j i n
(16.07.21)
Kulanacagim bir alan yok ama cok seviyorum hala ben de.
0
stavro
(17.07.21)
(6)

İstanbul'da 2 Milyona Ev Tavsiyesi

jkg
Merhaba. 2 milyon tl ile 3+1 bir ev almamız gerekiyor. Odalar geniş, önü açık, ferah olmalı. Daha avrupai, yol kenarında ağaçları olabilen, betona boğulmamış bir yer. Toplu ulaşım ile şehir merkezine 40 dakikadan uzak olmamalı. Bir de mahalle düzgün olmalı. O konuda da misal kız arkadaşım kısa şort/
Merhaba. 2 milyon tl ile 3+1 bir ev almamız gerekiyor. Odalar geniş, önü açık, ferah olmalı. Daha avrupai, yol kenarında ağaçları olabilen, betona boğulmamış bir yer. Toplu ulaşım ile şehir merkezine 40 dakikadan uzak olmamalı. Bir de mahalle düzgün olmalı. O konuda da misal kız arkadaşım kısa şort/etek vs gibi aslında normal olan bir kıyafetle mesela gece evden çıkınca rahatça kendi evine dönebilmeli gibi. Kısaca, uygar bir hayat istiyorum çevremde.

2 milyon az para değil. Bu paraya da İstanbul'da istediğim yerleri bulamayınca size geldim. Belki bazı semtleri atlıyorumdur veya yanlış yorumluyorumdur. Bana tavsiye verebilir misiniz acaba?

Çok teşekkürler.
0
jkg
(16.07.21)
bahçeşehir tam bu şartlara uygun bir yer toplu taşıma dışında.
0
reanarchy
(16.07.21)
Benzer bütçe ve hemen hemen aynı beklentilerle Feneryolu-Suadiye arasında Bağdat Caddesi hattına bakıyoruz biz de. Yalnız cadde ile sahil arasındaki evler için bütçeyi artırmak gerekiyor. O yüzden caddenin üst taraflarına bakabilirsiniz.

Gerçi geniş oda istiyorsanız cadde tarafında çok zor ama hem merkeze yakınlığı hem kız arkadaşınızın istediği saatte rahat dolaşabilmesi hem de yeşil alanlar vs açısından ideal yerlerden biri bence.
0
ms brownstone
(16.07.21)
www.sahibinden.com

Tüm isteklerinizi karşılamaz belki ama benim bahsettiğiniz kadar bütçem olsa bu bölgeden ev bakardım.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(16.07.21)
Ulus tabii ki. Bütçenizi aşar mı bilmiyorum ama.


Yahu dediğiniz özelliklerin kesişimi direkt Ulus. Üstelik verilen örnekler içinde en merkezi olanı da. Neyini beğenmediniz anlamadım.
0
ruhen hastayim ben
(16.07.21)
Ataköy civarı
0
Kahir ekseriyet
(16.07.21)
nerede çalışıyorsunuz? bakırköy'de çalışıyorsanız farklı, tuzla'da çalışıyorsanız farklı öneriler verilecek tabii ki..

bostancı - kadıköy arasında minibüs caddesi ile e5 arasına bakın. bakırköy tarafında e5 ile sahil arasına bakın. komple beşiktaş'a bakın. bunun haricinde söylediğiniz kriterlere uyan yer yok gibi
0
co2s2
(16.07.21)
(3)

Kira sözleşmesi bitişi kira artışı

alko ikarus
Merhaba. Sözleşmem bitti. Yeni sözleşme yapacağız. Yasal olarak şu anda yüzde kaç zam yapılabilir?
Merhaba. Sözleşmem bitti. Yeni sözleşme yapacağız. Yasal olarak şu anda yüzde kaç zam yapılabilir?
0
alko ikarus
(15.07.21)
Ağustos ayı tefe tüfe oranı kadar.
0
ruhen hastayim ben
(15.07.21)
elestirman
(15.07.21)
Kira sözleşmeleri taraflardan biri öncesinde diğerine bir tebligat göndermediği sürece otomatik yenilenir zaten. Her sene tekrar tekrar yapılmaz. Ev sahibi ile sadece artışı belirler oradan devam edersiniz.
0
prodeq
(16.07.21)
(6)

Hepsiburada- Kötü Niyetli Satıcı

dreamnesiac
Acelem olduğu bir zamanda çok da incelemeden Hepsiburada'daki bir satıcıdan B-good'un "Anti-viral" özellikli maskelerinden sipariş ettim. 4'lü satılıyordu, öyle de aldım.Kargo ulaşınca farkettim ki eski tip maskeyi olduğu gibi kakalamışlar. Emin olabilmek için kutunun birinin jelatinini söküp açmak
Acelem olduğu bir zamanda çok da incelemeden Hepsiburada'daki bir satıcıdan B-good'un "Anti-viral" özellikli maskelerinden sipariş ettim. 4'lü satılıyordu, öyle de aldım.

Kargo ulaşınca farkettim ki eski tip maskeyi olduğu gibi kakalamışlar. Emin olabilmek için kutunun birinin jelatinini söküp açmak durumunda kaldım. Satıcıya da ürüne de 1 yıldız verdim gelen ankette. Ürünü de 3 açılmamış kutu olarak iade ettim.

Satıcıya da meramımı not olarak düzgünce anlattım.
Satıcı iade edilen günü onaylamak için günlerce bekletti.
Bugün de öğreniyorum ki iade talebini reddetmiş. Gerekçe olarak da ürünün satışa uygun olmadığını belirtmiş. Çağrı merkezini arayarak öğreniyorum ki ürün 4'lü satılıyor, 3 kutuyu satamam buyurmaktaymış.

Sizce ben haksız mıyım? Atladığım bir nokta mı var? Pekala 4 kutu ücreti olan 164 tl yerine 3 kutu maskenin bedeli olan 123 tl'yi yatırıp maskeleri tek kutu olarak satabilirdi. Hem ürünle ilgili yanlış bilgilendirme yaptı, üstüne farklı ürün gönderdi bir de benim tek yıldızlı yorumumu görüp işine gelmediği için iadeyi reddetti gibi algılıyorum.

Ne yapılır bu durumda?
Şikayet kaydı da açtırdım ama işe yarayacağına dair umudum yok.

Teşekkürler yanıtlar için.
0
dreamnesiac
(12.07.21)
ürünü yanlış gönderdiği için o hatalı ama bunu kanıtlayamıyorsunuz
0
ala09
(12.07.21)
4 lü paket olarak aldığınız için o şekilde iade etmeliydiniz, açmadan. Bu haliyle size urunun 4 te 3 lük bedeli verilmez. Açmadan komple iade etseydiniz haklıydınız, şu haliyle haksız duruma düşmüşsünüz.
0
vampir akrep
(12.07.21)
Ürünün açıklamadaki gibi olduğu için iade talep ettiğinizi yoksa hakem heyetine başvuracağınızı söyleyin. Caz yapıyorsa hakem heyetine verin.
0
baal
(12.07.21)
Satıcı yanlış bilgi vermiş ama yahu iade edeceğinizi bile bile kutuyu açıp 3 kutu yollamak da bana mantıksız geldi. Daha önce hiç mi internetten alışveriş yapmadınız? Geldiği gibi iade etmeniz gerekiyordu.
0
ruhen hastayim ben
(12.07.21)
cevap verenler mantığına göre konuşuyor.

tüketici kanununa göre haklısınız. hakem heyetiyle alırsınız eğer maske kullanılmamışsa, aslında hijyenle ilgili olmasa da kullansanız da iade edilebilir.

tüketici kanununa göre uzaktan satışları 14 gün içinde sebep göstermeden reddedebilirsiniz.
0
fistikthecat
(13.07.21)
Yanıtlar için teşekkürler. Hepsiburada sorunu çözdü.
0
🌸dreamnesiac
(14.07.21)
(10)

istanbul avrupa boğaz hattında ev arıyorum. ne yapmalı?

hsktr
ilk işime giriyorum. maaşı primlerle beraber 4500-6000 diyelim. yakın arkadaşlarım 5 kişi beşiktaşta bir ev gezecekler, sen de gel dediler. evin kirası 6000 bana 1200 düşüyor haliyle. ev güzel ama kararsız kaldım ilk kez çıkacağım için. 5 kişi yaşamak efsane zor olur mu dubleks evde? arkadaşlarım iş
ilk işime giriyorum. maaşı primlerle beraber 4500-6000 diyelim. yakın arkadaşlarım 5 kişi beşiktaşta bir ev gezecekler, sen de gel dediler. evin kirası 6000 bana 1200 düşüyor haliyle. ev güzel ama kararsız kaldım ilk kez çıkacağım için. 5 kişi yaşamak efsane zor olur mu dubleks evde? arkadaşlarım iş hayatında oldukları için daha lüks bir yaşam istiyorlar.

bunların dışında kira vermek-ev satın almak arasında da kararsızım. tabii ki ev alırsam çok küçük ve boğaz hattında olamayacak ev. ama altımda araba olduğu için çok da sorun olmaz belki. kira vereceğine ev al, hem de yatırım olmuş olur der misiniz? hangisi mantıklı?

aslında asıl sormak istediğim bu maaşa 1200 lira(beşiktaş) vermek kazıklanmak mıdır? 1200 lirayla kotarmanın bedeli olarak can ciğer de olsa 4 arkadaşınızla kalmak tolere edilemez midir? (ev dubleks,4+1)
0
hsktr
(11.07.21)
5 kisi besiktasta gezecekler deyince eve 6. sandim seni :) 4+1 4 kisi biraz hayat tarziniza ve ozgurluk anlayisiniza bagli. bence ev buyukse cok sorun olacagini dusunmuyorum calisan kesim ogrenci kesimden iyidir yani gerekirse cikabilecegin denemeye deger bi seneyim olarak dusunuyorum. ps: hic ev arkadasiyla vs yasamadim
0
ala09
(11.07.21)
He ekleyelim. 1200 cooook normal kisi basi olarak daha dusugune bulamazsin bence. bulursan da cabucak bunalirsin kira/maas oranin gayet ideal ustelik merkezde oturacaksin
0
ala09
(11.07.21)
Çalışan kişi için dubleks bile olsa 5 kişi çok fazla, iş yerinde iyice yorulunca kafa dinlemek istiyor insan, öğrenci evi tarzı sakinliği seviyorsanız zor. 1200 iyi bir fiyat Beşiktaş için, nelerden vazgeçibilirsiniz ona göre düşünmek gerek.

İstanbul'da araba beni çok yoruyor. Marmaray hattında Anadolu Yakası, Üsküdar İcadiye, Bostancı İdealtepe ya da Sarıyer tarafları düşüneilirsiniz 1 arti bir. Ancak 4500 ile değil de 6000 bin ile mümkün olur.
0
kaset
(11.07.21)
Daha lüks bir yaşam istiyorlarsa neden beş kişi birlikte yaşıyorlar o da garip. Bir kişi bile çalışan insanı zorlar ama şu durumda beş kişiden iyidir. Hem evde dört oda varken beşinci nerede uyuyacak?
0
ruhen hastayim ben
(11.07.21)
Sırf beşiktaş diye 5 kişi aynı evde asker koğuşu hayatı yaşayacağıma esenler’de yalnız yaşarım..
0
dadasalon
(11.07.21)
neresi olursa olsun 3 kişiden fazla aynı evde yaşanmaz. hatta bazı durumdalarda 3 kişi bile fazla. kararınızı dikkatli verin derim.
0
dertliyim dostlar
(11.07.21)
5 kişi bir arada çok zor. Öğrenci evi değil bu çalışırken çok yorucu olur.

Ben olsam biraz daha uygun fiyatlı bir semtte, daha az insanla yaşarım. Hemen 10 dakikalık bir motor yolculuğu uzaklıktaki üsküdar, salacak, fıstıkağacı, bağlarbaşı gibi yerlere bakarım mesela. Ya da altunizade metrobüse yakın yerlere bakarım. Buralarda daha uygun ve daha yaşanılası evler bulmak kolay. Bu arada hakikaten anadolu yakasının birçok semti, çok daha yaşanılasıdır.
0
anten
(12.07.21)
5 kişi mi? yuh.
0
burya
(12.07.21)
sims oynarken bile 5 kişiyi idare edemiyordum gerçeğini hayal edemedim. Tuvalet, temizlik, yemek işleri çok sıkıntılı. bir mal sahibi olabilme ihtimaliniz varsa o tarafa yönelmeniz daha mantıklı bence.
0
Hallegadola
(12.07.21)
4 artı 1 evde topluca lüks yaşam isteyen insanlar da 4500 TL ile boğaz hattında ev de tutarlı görünmüyor. Ama Arkadaşlarla bir süre idare edilebilir kafa netleşene kadar. Acele etmeyin. Kazandığınızın yarısını falan eve yatırmaya kalkmayın. Para eriyor.
0
not dark yet
(12.07.21)
(10)

iş yerinde boş vakitlerinizde ne yapıyorsunuz?

messina123
mesela benim şu 2 gündür neredeyse hiçbir işim olmadı. boş boş internette takılıyorum. böyle durumlarda ne yapıyorsunuz?
mesela benim şu 2 gündür neredeyse hiçbir işim olmadı. boş boş internette takılıyorum. böyle durumlarda ne yapıyorsunuz?
0
messina123
(09.07.21)
ev temizligi, kisisel bakim gibi sevmedigim isleri arada cikariyorum.
0
buenosdias
(09.07.21)
Ofisteyken çaya kahveye iniyorum, bazen telefonla oynuyorum. WhatsApp'tan arkadaşlara musallat oluyorum. Haber okuyorum. Yine zaman geçmezse ve ofiste arkadaş varsa gidip yanına oturuyorum. Bu dönemde haftada 1 gün ofis zaten.

Evdeyken de internet, video oyunu, youtube, dizi vs.
0
himmet dayi
(09.07.21)
bu durumu belli etmemeye
gerçekçi az iş olsa da çok iş yapıyorum imajı ve diyalogu kurmaya çalışıyorum sdfds

internet, forum, her türlü kişişel gelişim ıvır zıvır
0
bir soru sorcam
(09.07.21)
Bi işte 2 ay kadar boş oturmuştum. Sıkıntıdan ölecektim az daha.

Ama o esnada hem aşırı sosyalleşmiştim (çalışması gereken arkadaşları kandırıp sigaraya / kahveye çıkarmaca) hem de baya kitap okumuştum.
0
plutongezegendegilmi
(09.07.21)
Şirketin egitim websitesi var türlü türlü egitimler oralara bakiyorum. (Excelden yabancı dile, topluluk onunde konusma, ekip yönetimi vs bir sürü).
Sevinmeli miyim bilmiyorum da 3 yildir falan hiç böyle bir zamana sahip olamadim
0
logisticsmanager
(09.07.21)
bişeyler izliyorum, boş yapıyorum orda burda.
0
elorelia
(09.07.21)
Şirketin eğitim sitesine bakıyorum genelde. Her ay bir haftam böyle geçiyor.
0
jazzabel
(09.07.21)
Arkadaşlarla çay, kahve içiyoruz, telefonumla ilgileniyorum, kitap okuyorum.
0
ruhen hastayim ben
(09.07.21)
yıllar evvel yeni girdiğim bir yerde çıkış saatlerimiz çok absürttü ve ben işlerimi birkaç saat önce bitirip internette takılıyordum hatta dizi izliyordum, herkes de aynısını yapıyordu aslında ama ben bana sorulduğunda benim işim bitti öyle takılıyorum dediğim için baya bir faka bastım daha sonra dizi izlediğim de anlaşıldı falan ve işten ayrıldım başka şeyler de olunca. o zaman anladım ki o işyerinde en az çalışan sen de olsan bunu asla belli etmeyeceksin, iş biter mi ya diyeceksin, kitap bile okuyor olsan ya işim var biraz ara verdim vs. bundan sonra girdiğim yerlerde daha az çalışmama rağmen sorun yaşamadım.

şu an epey yoğunum ama ağustos ayında boş olacağım. sorunun cevabına gelirsem ağustos ayında yüksek lisansa başvuracağım ve programlar sınavla alıyor, kitaplarımı da aldım hazırlık için. ağustosta ofiste oturup okuyup not çıkaracağım. kazanırsam da sonra yıllarda boş vakitlerimde dersler ile ilgilenirim.
0
sanguine
(10.07.21)
(28)

Söyleyin kaçınız ?

AlsterWasser
sevdiği işi yapıyor ?cidden sevdiğin işi yapıyorsunuz yani böyle severek uyanıyorsunuz falan. imkansız. inanmıyorum. ama yine de söyleyin siz daha da hasetleneyim işime geliyor.
sevdiği işi yapıyor ?

cidden sevdiğin işi yapıyorsunuz yani böyle severek uyanıyorsunuz falan.

imkansız. inanmıyorum. ama yine de söyleyin siz daha da hasetleneyim işime geliyor.
0
AlsterWasser
(07.07.21)
Yüzde 70 oranında seviyorum, kabul olur mu hocam ?
0
paramolacak
(07.07.21)
Ben!

ABD'de Türkçe öğretiyorum. Bu alanda yüksek lisansim. Burada da doktora yapıyorum. Esnaf bir ailenin çocuğuyum. Yasitlarim 90'larda okuldan kaçıp top oynarken ders çalıştım. Anadolu lisesinde okudum. Sonra devlet üniversitesinde okudum. İlk yıl burs alamadım çok sorun yaşadım, ikinci yıl tekrar başvurdum burs aldım. Lisede son iki yıl sabah 7 akşam 8 okul ve dersanede zaman geçirdim. Başarılı olduğum için de dersaneye para vermedim. Herkes gibi ortalama bir zekam var ama çalışkanım. Zekaniz ve paranız çok değilse, çalışmak zorundasınız, yoksa şikayet etmeyin.
0
howfaristhesky
(07.07.21)
çok seviyorum. sabah öf pöflesem de iş başında düzeliyor.
0
ya ben lan neyse
(07.07.21)
kendi işi olmadığı halde sabah severek giden bence cindir. yok yani sanmıyorum. müthiş para almam falan lazım anca öyle.
0
phiphi
(07.07.21)
Valla ben iş tanımının getirdiği zorunluluk ve dayatma olayını sevmiyorum dolayısıyla da severek uyanma gibi bir durumum falan yok. Alarmla uyanmak zorunda kaldığım her gün istisnasız küfür ederim.

Yaptığım şeyden zevk alıyorum mu? Alıyorum ancak işte onu böyle saçma sapan standartlara oturtulması ve başkalarını zengin etmek için uğraşıyor olmam canımı sıkıyor.
0
j r r tolkien hayrani
(07.07.21)
Ben seviyorum abi su saatte kod yaziyorum.
dun sabah 6'ya kadar yazdim 2 saat uyudum 8'de mesaiye basladim. Kimse de bana demedi calis diye.

Ama firsatim olsa calismam, isi sevmekle calismak ayni degil ki.

Araba surmek gibi surmesi iyi, ama soforluk kotu.
0
divit
(07.07.21)
seviyorum diyemem ama sevmiyorum da değil.. çalışma arkadaşlarım süper ama bayağı kıyak ortamımız var :D çekilir kılıyor diyeyim.
0
theseachange
(07.07.21)
İşim çok bomba da yeterince para kazanamıyorum hala :D
0
hedep
(07.07.21)
Ben seviyorum valla
0
aquarium
(07.07.21)
Ayda birkaç bin lira daha kazansam çok severim işi. Aslında şu anda da seviyorum ama hayatımı komple düze cikaracak maddi gelirim olmadığı için canım sıkılıyor arada.
0
dre mithatoğlu
(07.07.21)
Yaptığım şeyi seviyorum ama bunu belirli mesai saatleri içinde içinde, deadline yetiştirmeye ve müşteri memnun etmeye çalışarak yapmayı sevmiyorum. Şirket, çalışma arkadaşlarım ve yönetici tarafından rahat bırakılmış olmak olmasa devam edemezdim burada.
0
Jux
(07.07.21)
Severek yapıyorum.
0
ruhen hastayim ben
(07.07.21)
meslegimi seviyorum da, severek icra edebilecegim bir sirket bulamadim. :/
0
batlegolas
(07.07.21)
Severek uyanmak için sevdiği işi yapmak yeterli sebep değil ki. Severek yaptığın işi birlikte yaptığın insanların onu ne kadar çok kirlettiği ortamdaysan asla huzur bulamazsın mesela. Ayrıca mutlu uyanmanın tek kriteri bunlar da değil. Ekonomik şartlardan güvenlik alanına, ülkece yaşanan psikolojik kaostan ailevi ve özel hayata kadar milyom tane etken var.

Evet sevdiğim işi yapıyorum ama Severek yapmamı engelleyenler, bunu kendilerine en doğal hak görenler, müdahale edince en pislik entrikalar çevirenler var.
0
1bir1bir1
(07.07.21)
İşimi seviyorum. Hem bedava araba ve bedava yakıtla geziyorum, hemde sevdiğim satışçılık işini yapıyorum. %90 diyeyim, %10, ayda çok fazla km yapmaktan kırıyorum.
0
etna
(07.07.21)
Ben de işini severek yapanlardanım. Zor ve yorucu tarafları tabi ki var ama keyif aldığım işi yapıyorum.
0
fotrsapka
(07.07.21)
Mesleğim fena değil. Ama beni mutlu edecek sektöre geçiş yapmam lazım.

Mesleğimi yüzde %60 seviyorum.

Sevdiğim bi sektörde çalışırsam bu oranı yukarı taşıyabilirim. Ama şuan bankacılık sektöründeyim iş tatmini %30 falan.
0
zimbirik
(07.07.21)
@howfaristhesky hayatım aynı şekilde geçti hep inekledim dershanelere hep burslu gittim her okulumu dereceyle bitirdim, kpssde de derece yaptım üstelik. ama şu an iş var ama var sadece. zerre sevmiyorum. şimdiki aklım olsa ylsy kasardım kpss kasacağıma kimse de akıl vermedi.
0
Hallegadola
(07.07.21)
Sevmek zorunda olduğum işi yapıyorum diyebilirim.

Yıllarca hiç alakam olmayan bir sektörde aşırı yoğun şartlarda çalıştım.
Şu an en azından okulunu okuduğum işi yapıyorum ve görece daha insani şartlarda çalışıyorum.
İşten çıkarken şöyle bir işte çalışsam ne güzel olur dediğim işi yapıyorum tam olarak.
Bu da herhalde özellikle bizim ülkemizde gerçekten bir lüks. Bu yüzden nankörlük etmek istemiyorum.

Mesleği sevmek başka bir durum ya zamanında daha çalışkan olup, daha bir okulda daha iyi bir bölümde okuyup daha çok seveceğim bir işi yapabilir miydim, yapardım, ben tembelliği seçmişim şimdi bunu ödüyorum.
Bu yüzden şikayet etmeye hakkım yok diye düşünüyorum.
0
mutekebbir
(07.07.21)
iş iyi de parası az, pandemi falan.
0
duyurukullanıcısı
(07.07.21)
asker gibi çalıştığım bir işte çalışıyordum 1.5 yıl öncesine dek. tüm getirilerine rağmen işi sevmediğim için işini sevenler kendilerini kandırıyor gibi geliyordu bana da aynı sizin gibi. bastım istifayı, 1 sene yattım. kafaya koydum sadece sevdiğim işi yapacağım diye iş aramaya başladım sonra. başvurduğum ilk yer oldu. iyi ki de olmuş. artık sevdiğim ne kelime, hayalimdeki işi yapıyorum. hani burada soruyorlar ya şu kadar paranız olsa ne iş yaparsınız, hala çalışır mısınız vs, trilyonlarım da olsa hala yapacağım işi yapıyorum artık. 2 durumu da dibine kadar yaşamış biri olarak biliyorum ki insanın sevdiği işi yapması kadar hayatını dengeye oturtan, kişiye huzur veren bir şey daha yok.
0
dnzbrs
(07.07.21)
Sinema ve Televizyon mezunuyum. MSA Profesyonel Aşçılık sertifikam var. Her ikisini de mesleki anlamda tecrübe ettim. Şu an ilginç bir şekilde lojistik sektöründe çalışıyorum. Artık sevmek sevmemek olarak değil de vazife olarak değerlendiriyorum. İş haricindeki hayatımı güzelleştirme peşindeyim.
0
lüzumsuz adam
(07.07.21)
risk management alanında head seviyesinde yöneticiyim. normalde işimi çok seviyorum. fakat işin kendisini seviyorum. üstümdeki kişi ile uğraşmak, etraftaki gerçekte iş yapmayan ama hep şikayet eden veya light konuları yönettiği halde daha fazla önem verilen kişilerle aynı organizasyon içinde olmak beni içten içe öldürüyor.
0
twelfth
(08.07.21)
10+ senedir sevdiğim işi yapıyorum çok şükür.
0
SiyamkedisiZorro
(08.07.21)
öğretmenim hiç severek yapmıyorum işimi.
sevdiğim işte başarılı olursam ileride istifa etmeyi düşünüyorum.
0
kendi dugunune gitmeyen kamber
(08.07.21)
iki yıldır sevmediğim işi yapıyorum. hedefim 5-10 sene içinde sevdiğim bir alana geçebilmek. iş sonuçta sevilir mi bilmiyorum
0
pasifik beyaz surmeli yunus
(09.07.21)
sevdiğim işi yapıyorum. sıkıntı insanlarda. insanları sevmiyorum.
0
timmie
(09.07.21)
Ben +1
0
basond
(11.07.21)
(7)

yaparken kendinizi unuttuğunuz bir hobi var mı?

denizzz
vaktin nasıl geçtiğini anlamadığınız, mümkün olduğunca fazla zaman ayırmaya çalıştığınız aktiviteler neler hayatınızda?
vaktin nasıl geçtiğini anlamadığınız, mümkün olduğunca fazla zaman ayırmaya çalıştığınız aktiviteler neler hayatınızda?
0
denizzz
(06.07.21)
yaklaşık üç aydır üç boyutlu modelleme yapıyorum bilgisayarda. vaktin nasıl geçtiğini anlamıyorum gerçekten. iş yerinde ya da dışarıda eve gitsem de başına otursam diye dakika sayıyorum.
0
coldegezenkutupayisi
(06.07.21)
amigurumi, örgü, panç nakışı ve etamin benim için yıllardır en güzel rehabilitasyon yöntemi
0
kakamelsokoban
(06.07.21)
Kıyafet örüyorum.
Duvar süsü ile başladım ama ortaya giyilebilecek bir şey çıkarma olayı beni çok tatmin etti.
Hobi olarak kalsın paraya döndürmeyeyim dedim ama sanırım bunun için birkaç adım atmam gerekecek mevcut koşullarda.
Yani yeni bir hobi bulmam gerekecek gibi görünüyor :/
0
mutekebbir
(06.07.21)
Kanaviçe ve ebru
0
jazzabel
(06.07.21)
bilgisayarda photoshop ile elimdeki fotoğrafları editlerken (gimp programı ile) arka planda müzik açıyorum. 4-5 saat keyifle otururum zaman nasıl geçiyor anlamam
0
pasifik beyaz surmeli yunus
(06.07.21)
Spor, resim, seramik.
0
ruhen hastayim ben
(06.07.21)
Evde eşim ve kedilerle beraber boş beleş vakit geçirirken bira içmek

Koşmak

Fenerbahçe Beko' nun maçını, antremanını, herhangi bi' şeyini izlerken bira içmek

Mutfakta bira içerken arka fonda fado olur, Balkan ezgileri olur, Yunan müziği olur, İtalyanca şarkılar olur yemek hazırlamak.

Bunlar ayin gibi geliyor bana.
0
kumandanim
(06.07.21)
(14)

yemek yaptım, gün bitti

dnzbrs
bugün "bir değişiklik yapayım, yemeği kendim yapayım, özeneyim" falan dedim, yemek bittiğinde gün de bitmişti... tavuğu kes, pişmesini bekle, o arada patates soy, onu haşla, semizotu ayıkla, yıka, haşlamayı hallet, patatesleri ez mez bi şeyler yap, semizotu salatasını yap falan filan bir sürü cambaz
bugün "bir değişiklik yapayım, yemeği kendim yapayım, özeneyim" falan dedim, yemek bittiğinde gün de bitmişti... tavuğu kes, pişmesini bekle, o arada patates soy, onu haşla, semizotu ayıkla, yıka, haşlamayı hallet, patatesleri ez mez bi şeyler yap, semizotu salatasını yap falan filan bir sürü cambazlıklar derken aslında söyleyince çok basit olan şeyler 2 saatten fazla sürdü??? e bunun bir de mutfağı toplaması, yemek yemesi, sonra bulaşığı var. bi de yani acayip güzel yapmışım hepsini, bittiler hemen!?? halbuki 2 gün götürür diye düşünmüştüm. bu kadar nankör bir iş olabilir mi ya? püre yapması bile en az 40 dakika sürüyor, püre ya püre. püre yani... semizotu salatası en az yarım saat. tavuk mavuk hiç girmiyorum. böyle ömür mü geçer ya? ben bir de bunu ayda yılda bir, sadece kendim için ve az çeşitle yapıyorum hani her gün veya haftada birkaç kez yapanlar nasıl sabrediyor anlamıyorum. değer mi ya bu kadar uğraşmaya alt tarafı doymak için? sandviçle de doyuluyor yani maks. 10 dk (ve çoğu şeyden sağlıklı ve güzel).

her bu işe yeltendiğimde isyan çıkarasım geliyor, hayatı (aslında daha çok teknolojiyi) sorguluyorum. bu yemek işlerinin çoktan çözülmüş ve hap olayına geçmemiz lazımdı şimdiye dek. isteyen yine yemeğini yapsın uzun uzun ama pratik bir çözüm şart artık. yemek yapmak ve keyfi olmadığı sürece yemek yemek müthiş vakit kaybı bence. (2-3 ay sonra yine bir haller gelene dek) kararlıyım artık asla yemek olayına girmeyeceğim. değmez. bu konuda teknoloji dünyasında bir gelişme var mı ya? şipşak yemek/hap ne bileyim var mı bir girişimler? bir de tabii benim gibi düşünen var mı merak ediyorum.
0
dnzbrs
(03.07.21)
+1
0
edgenabby
(03.07.21)
Yazdıklarını okurken refleks olarak yeni tab açıp yemeksepetine girdim. Tarif okumaya bile üşeniyorum şu an.

Çok vaktimi almasın diyorsan şu videoya bir bakabilirsin, çok lezzetli değiller ama 30-40dk içinde halledebilirsin.

www.youtube.com
0
nehara
(03.07.21)
+1

yemek yapmaktan, yemek düşünmekten, acıkmaktan, yiyince üstüme çöken ağırlıktan kısacası yemekle ilgili kafa yorulması gereken her şeyden nefret ediyorum. bu duyuruyu okuyunca yemek yemediğimi hatırladım ama planladığım yemek için de saat geç oldu, yine ne yiycem diye dolaba aptal aptal bakmaya gitmem lazım.

2-3 gün yetecek kadar pişirin pişirdiğinizde.
0
amugochi
(03.07.21)
ev işi nankör mü evet bir bakıma öyle, ev durmadan bakım isteyen bir makine, mutfak da öyle bugünü ya da iki günü atlattın tekrar yapmak gerekiyor

fakat tek tek baktığımda uzun sürmüş, buradan mutfak pratiğin fazla değil gibi görünüyor, yaptıkça hem eş zamanlı pişirmeyi hem hızlı hazırlamayı hem de en uygun boyutlu tencereyi tabağı gereçleri kullanarak verimli olmayı öğreniyorsun

önden patatesleri haşlamaya koyarsın, bu arada tavuk sotenin hazırlık kısmı 10 dakika pişme kısmı yarım saat, bunlar pişerken 15 dakikada semizotu salatasını hazırlarsın, tavuk piştiğinde patatesler haşlanmış ezilmeye hazır hale gelir 10 dakika bu kısım

yani 3 yemeği 50-70 dk da çıkarabilirsin eş zamanlı
0
freebird5406_2
(03.07.21)
@freebird 50-70 dk de çok ki :D

bir de bunlar basit olanlar bu kadar sürüyor. insanlar daha zor/uğraştırıcı şeyler yapıyorlar 0_o
0
🌸dnzbrs
(03.07.21)
aslında hazırlama süreleri kısa 10ar dakika senin yapacağın işler ama yemeklerin pişme süresi var patates en az 30 dakikada haşlanıyor, tavuk sote de 30 dk da pişiyor bu kısımda yaptığın bir iş yok aslında, yemeklerin ne kadar sürede piştiğini öğrenirsen bu sürede dizi, youtube vs izleyebilirsin, bu his zaman yönetimi mutfağa hakimiyet yaptıkça zamanla oturuyor
0
freebird5406_2
(03.07.21)
freebird5406_2 +1
insan eli alıştıkça ve yemek yapmaktan anlar hâle geldikçe, aynı sürede iki katı şeyi de çıkartabiliyor.
deneyimle ilgili.

ben haftada bir gün fırsat bulduğumda 2-3 saatimi mutfakta geçiriyorum, neredeyse bir haftalık yemeğim hazır oluyor.
o anda pişip sonra tüketilemeyecek şeylerin de en azından hazırlıklarını yapıyorum.
o gün pişecek eti sabah buzluktan çıkardıktan sonra her gün 10-15 dakikada halloluyor.
0
blatta hiberna
(03.07.21)
Kısmen katılıyorum. İnsan yapa yapa pratik kazanıyor, 2 saat gerçekten uzunmuş. Mesela ben haşlanacak şeyleri veya pişmesi vakit alan şeyleri başka bir iş yaparken ocağa koyuyorum. Yemek yaptığımda 2-3 gün götürecek porsiyon belirliyorum. Sandviç olayına katılmıyorum. Vücudunu seven bir insan olarak gerekirse her gün iki saatimi mutfakta geçiririm yine de o sandviçi yemem.
0
ruhen hastayim ben
(03.07.21)
kesinlikle öyle.. 2 saatte sarma sarıyorsun 15 dkda yok oluyor :) o tür püreli alengirli yemekleri haftada 1 yapıyorum yaparsam. varsa yoksa herşeyin tencereye aynı anda konduğu tencere yemekleri.

bir de derin dondurucu sağolsun doğranmış sebzeler, önceden kavrulmuş et, haşlanmış bakliyat hatta doğranmış dereotu maydanoz vesaireyi çıkarıp oradan kullanıyorum. mesela karnıyarık yapacaksam boş bir zamanımda veya zaten mutfakta işim varsa bir yandan fırında patlıcanları kızartıyorum, buzlukta hazır bekliyor, yapacağım gün çıkarıp pişiriyorum. yani kısacası minik zaman boşluklarında yaptığım hazırlıklar yemek yapma süremi epey azaltıyor.
0
evanka
(04.07.21)
Ben de geçen gün lazanya yaptım ve pişip sofraya gelmesiyle beraber 3 saatten fazla sürdü. 3 kişiydik ve 6 dilimi 5 dakikada falan yedik çünkü çok güzel yapmışım :D Sonra bulaşıkları toplamak falan da yemekten çok daha fazla vaktimi aldı.

Ben de “bu ne içindi” diye düşündüm bi ama ben her türlü seviyorum ya yemeğin her aşamasını. Yeme kısmı zaten en büyük zevklerimden biri ama yapma kısmından da her zaman olmasa da zevk alıyorum çoğu zaman. Kapsüllere geçilmesini asla istemem ama şöyle maksimum 1 saatte birkaç çeşitten oluşan bir sofra kurulabilseydi her gün güzel olurdu.
0
ms brownstone
(04.07.21)
evlenmek istememe sebeplerimden biri de bu. valla. ben zaten 44 kiloyum, pek bir şey yemiyorum. kendim için de oturup özenli yemek yapmam zaten asla. o yüzden yemek derdim yok. evli olsam adama hergün hergün ne pişiricem, bir de dediğiniz gibi vakit alıyor. üstüne işten yorgun argın gelinecek. kadın olmak zulümdür...
0
candide
(04.07.21)
+1. zaten eşim de ben de kiloluyuz, ciddi ciddi şu habit benzeri eve diyet yemek getirme şeysilerine abone olalım diyoruz. böyle zayıflayan bir yakınım var. kaldı ki zaten yemek sepetiyle aynı şeye geliyor. salata malzemesini temizlemek bile -hele de şu pandemide- hem uzun hem zorlayıcı. ya da komple üşengeç olduk (bu ikinci seçenek daha mantıklı geldi şimdi XD )

aslında yaptıkça hızlanırsın da, cidden pişme süresine -düdüklü tencere kullanmak dışında- müdahil olma şansın yok. altına ateş olacak halin yok ya. o bakımdan ya anne yemeği ya da hazır yemek rulez...
0
pasp
(04.07.21)
Hem pratiğiniz eksik, hem de daha pratik yemekler de var. Ben dün akşam zeytinyağlı taze biber dolması yaptım, içini hazırlaması doldurması 20 dakika sürmemiştir. Tencereye pişerken 3-4 tane beybi patates koydum. Yoğurt ile afiyetle yedik.

Tarife bakmaya, düşünmeye giderseniz, çok uzun sürer. Günlük hayatta tek tencere yemekleri yanına salata veya yoğurt daha pratik oluyor. 3 çeşitli yemeği haftada 1-2 yiyoruz. Mesela suyu çektirilerek pişirilen ton balıklı makarna yanına salata, enginarlı pilav-yoğurt, kapaklı borcamda patates tavuk (efsane oluyor) - salata, fırında sebze (ne varsa) ve yoğurt. Daha da sayabilirim. Bu örnekleri hazırlamak yarım saat sürmez. Bulaşıkları da az. Bunlar gerçekten iş değil. Pazar günü yarım gününü mutfakta geçirip haftalık yemek hazırlayanlar da var, duruma göre o da mantıklı.

Haftada bir kez dışarıdan yiyoruz. Daha fazla yemem. Hangi yağı, unu, eti kullanıyorlar belli değil. Paketli ürünlerin içeriğine hiç değinmiyorum bile. Her gün vücudumuza alıyoruz gıdayı, fiziksel sağlıktan ruhsal sağlığımıza kadar binbir türlü etkisi var. Ben bu şekilde beslenip beyaz un ve rafine şekeri hayatımdan çıkardım, senelerdir birlikte yaşadığım yumurtalık kistlerimden kurtuldum.

İzlediğiniz dizilere, oynadığınız oyunlara, patrona para kazandırmaya harcadığınız onca vakti düşünün. Bunların yanında bedeninize yararlı olacak yemeğe her gün bir miktar vakit ayırmak mı çok?
0
gmzo
(04.07.21)
+ 0,5 :D

Ben de yemek yapmayi hic sevmiyorum ama sebebi tek basima yasadigim icin tek kisilik yemek yapmanin zor olmasi. Ertesi gun ayni yemegi yemeyi de pek sevmiyorum cunku.

Burada cook box denilen naneler var. her ogun icin tarifiyle beraber nokta atisi malzemeleri yolluyor. Mesela 50 gr peynir mi diyor? Tam 50 gr peynir. 75 gr domates sosu mu? Tam 75 gr domates sosu…
Sonra kendin yapiyorsun yemekleri. Oyle olunca “ay bi su bardagi hangisi acaba, yarim demet ne abi” vs demeden cat cut yapiyorsun ve hazirlamasi min 40 dk surmesine ragmen keyif aliyorsun.

Evde malzemeleri bir araya getirmeye sinir oluyorum kisaca ve ne yapsam diye dusunmekten nefret ediyorum.
O yzuden salata-meyve-et yanina kepekli pirinc/bulgur pilavi vs seyler yiyorum ya da disarida yiyorum :D eve siparis etme gibi bir huyum yok allahtan. Bazen dondurulmus pizza vs oluyor evde, mumkun oldugunca almiyorum cunku usenip firini acip pizzayi atiyorum, hos olmuyor.

Bulasik makinasi olduktan sonra bulasik hic is degil bence, 5-10 dk ayirabiliyorum ona :) en kotu aciyorum arka planda bi dizi tablette, onla takiliyorum mutfakta, is de akip gidiyor yani
0
kuehles blondes
(04.07.21)
(7)

Köftenin sırrı ne?

gezegen olan pluton
Şu zamana kadar ne kadar köfte yapmayı denesem hep tavada dağılan böyle sımsıkı görünen bir köftem olmuyor, bir gün önceden dolapta beklettim, karbonat attım, yumurta, ekmek, dana döş; ne püf nokta varsa denedim, olmuyor arkadaşyoutube'da videoları takip ediyorum ama benimki bir türlü bütün halde gü
Şu zamana kadar ne kadar köfte yapmayı denesem hep tavada dağılan böyle sımsıkı görünen bir köftem olmuyor, bir gün önceden dolapta beklettim, karbonat attım, yumurta, ekmek, dana döş; ne püf nokta varsa denedim, olmuyor arkadaş

youtube'da videoları takip ediyorum ama benimki bir türlü bütün halde güzel köfte olmuyor, bunun bir olayı var mı bütün halde sımsıkı, dağılmayan, pürüzsüz kalan köfte için?
0
gezegen olan pluton
(03.07.21)
yağı çok koymuşsun fakat yeteri sıcaklığa ulaşmadan koyunca pişerken dağılıyor, ya yağsız pişir (tavada ince bir tabaka olsun sadece) ya da yağ iyice ısınsın
0
freebird5406_2
(03.07.21)
Yeteri kadar yoğurmuyorsunuz muhtemelen.

Köftelerim köfte sevmeyen biri tarafından bile beğenilir. Tam ölçüyü yazıyorum:

1. Bir soğanı rendeleyin ve suyunu sıkıp posasını köfte kabına alın.
2. Bir diş sarımsak veya bir çay kaşığı sarımsak tozu ekleyin.
3. Kıymayı ekleyin.
4. Bir yumurta kırın.
5. Üç yemek kaşığı zeytinyağı, dört yemek kaşığı galeta unu, bir tatlı kaşığı tuz, bir çay kaşığı karabiber, pul biber, kimyon, kekik ekleyin.
6. 10 dakika kadar elde yoğurun.
7. En az yarım saat buzdolabında dinlendirin.
8. Sonra ister fırında ister tavada pişirebilirsiniz.

Kıymayı göz kararı koyuyorum. (340,400 gr.) ne varsa.
Bazen bu malzemelerin yanına bir adet kabak rendeleyip suyunu süzüp harca katıyorum. O da güzel oluyor.
0
ruhen hastayim ben
(03.07.21)
divit
(03.07.21)
valla çok eskiden ilk denediğim zamanlarda soğanı rendelemek yerine doğrayarak yapmıştım o zaman dağılmış saçma sapan bi şey olmuştu. soğanı rendelemeye başladıktan sonra bu problem kalmadı. bi de ekmekleri çok ufalamıyor olabilirsin. zaten ekmeğin de bayat olanı daha makbul. eğer bu imkanın yoksa galeta unu al.

bir de atom parçalamıyorsun sonuçta köfte alt tarafı. bu kadar kendini yıpratma. :)
0
bohr atom modeli
(03.07.21)
Doğru et seçimi,
İyi harç,
Güzel yoğurma ve
Doğru pişirme sonucu kötü olabilecek köfte yoktur.
Kıymayı dana kuzu 60/40 çektirin
Harç malzemesini abartmayın
İyice yoğurun
Doğru sıcaklık ve tava seçimiyle pişirin
Afiyet olsun.
0
erty_ksk
(03.07.21)
Döküm tavanız yoksa onu deneyiniz.
0
teletabi
(03.07.21)
Yoğurmak lazım
0
baal
(04.07.21)
(7)

Fitness sorusu - Gym

biseysorcaktim
Sorum beylere, spor salonuna giderken güle oynaya mı gidiyorsunuz yoksa giderken bir "off ya" diyor musunuz? daha önce bir bir-buçuk sene kadar spor yapmış olmama karşın hiç güle oynaya gitmedim. bir ilkokul öğrencisinin pazar akşamı huzursuzluğu gibi bendeki. spora gitmeyeceğim günlerde "oley bugün
Sorum beylere, spor salonuna giderken güle oynaya mı gidiyorsunuz yoksa giderken bir "off ya" diyor musunuz?

daha önce bir bir-buçuk sene kadar spor yapmış olmama karşın hiç güle oynaya gitmedim. bir ilkokul öğrencisinin pazar akşamı huzursuzluğu gibi bendeki. spora gitmeyeceğim günlerde "oley bugün spora gitmeyeceğim" diye seviniyorum.

fit olmak, güzel görünüm elde etmek, stres atmak ve sağlıklı olmak amacıyla gidiyorum. spor elbette bir eziyet değil ama çok keyif aldığım bir şey de değil. herkes böyle mi hissediyor?
0
biseysorcaktim
(03.07.21)
Bazen gidesim gelmese de genel olarak oldukça motive gidiyorum çünkü ağır kaldirmak beni mutlu ediyor.
Ama kosu bandi ya da makinalarda çalışıyor olsam mutlu gidemezdim.
0
logisticsmanager
(03.07.21)
Spor, vücudun serotonin salgılamasına neden olur. Düzenli spor yapıldığında vücut spor sonrası salgılanan serotonine bağımlı hale gelir ve zamanla bu durum spora bağımlılığa dönüşür.

Yeni başlayanlarda keyifsiz bir uğraş olan spor, serotonin bağımlılığının oluşmasıyla kişiler için olmazsa olmaz bir aktivite haline dönüşür.

Anlattıklarından henüz o eşiği aşmamış olduğun sonucu çıkıyor. Serotoninin ne olduğunu Google'dan araştırabilirsin. Düzenli spor yapan insanlar daima daha mutludurlar.
0
Mirket
(03.07.21)
kendi işimin parçası olduğundan ve çocukluğumdan beri sevdiğim için, güle oynaya modum hep.
0
evimin paspasi
(03.07.21)
7 yıldır spor yapıyorum. Salona gideceğim günler -ki evime yürüyerek iki dakika uzaklıktaydı- hoşlanmayarak gidiyordum. O yüzden sporu eve taşıdım. Evde mutluyum, hevesle yapıyorum. Büyük bir konfor bence.
0
ruhen hastayim ben
(03.07.21)
Gidebildiğim dönemde spor salonuna giderken güle oynaya gidiyordum.
0
put it in your appropriate place
(03.07.21)
bazı zamanlar güle oynaya gidiyorum bazı zamanlar aradan çıksın düşüncesi ile. o günkü enerjime ve moduma bağlı tamamen. mesela 4 gündür gitmiyordum mecburiyetten bugün giderken inanılmaz motiveydim, yarın gelsin yine gideyim diyorum falan.

ama bazen de işte ( nadiren ) ayaklarım geri geri gidiyor.
0
phiphi
(03.07.21)
Kendime göre sert antrenman atıyorum. Geliştiğimi hissettiğim ve uykusuz olmadığım sürece motive gidiyorum. Aksi durumda “of ya” durumu olsa da arkadaşlarla beraber yapınca o durum da gidiveriyor.
0
neysene
(03.07.21)
(9)

Covid geçmişi olan birisinin Biontech olması?

la traviata
3,5 ay önce covid geçirmiştim (hastanede 5 gün yatmalı)6 ay bekleme olayı kalkmış, bugün randevu aldım yarın için biontech.Covid geçirmiş ve aşı olmuş kişilere sorum:1- Biontech mi oldunuz?2- Bizim durumumuzdakilere 1 doz yetiyor mu, yoksa ileride bir kez daha mı biontech olacağım?3- Bonus soru: 2 d
3,5 ay önce covid geçirmiştim (hastanede 5 gün yatmalı)

6 ay bekleme olayı kalkmış, bugün randevu aldım yarın için biontech.

Covid geçirmiş ve aşı olmuş kişilere sorum:

1- Biontech mi oldunuz?

2- Bizim durumumuzdakilere 1 doz yetiyor mu, yoksa ileride bir kez daha mı biontech olacağım?

3- Bonus soru: 2 doz sinovac olmuş 65 yaş üstü annem, üçüncü dozu ne olmalı? Olmalı mı?

Herkes bir şey söylüyor.
0
la traviata
(02.07.21)
1- Evet
2- Bana ikinci randevuyu verdi o nedenle sorgulamadım aşı aşıdır.
3- Sinovac olacaklar bizimkiler, ondan başladık ondan devam edelim dediler.
0
paramolacak
(02.07.21)
3. Başka bir ortama yazdığım cevabı aynen yapıştırıyorum.

Dün babam (65+) Sinovac üstüne 3. doz olarak Biontech aşısını yaptırdı. Öncesinde her tür sağlık/ilaç/ilkyardım konusunu danıştığım doktor kuzenime sordum, tam olarak şöyle dedi: "Farklı şekilde etki ediyor. Biontech'in varyasyonlara karşı koruyuculuğu daha yüksek. Ben de Biontech olacağım üçüncü dozumu."
90+ babaanneme ve bu doktor kuzenin 80+ anneannesine de yaptıracağız Biontech.
0
kobuzchu kiz
(02.07.21)
@himmet yanlis bilgi. 2 doz asi olan yine secenekli olarak istedigi asiyi olabiliyor. ama buradaki mantik su, 2 doz sinovac olunduysa etkisi biraz yetersiz oldugu icin biontech olursaniz daha iyi demeye getiriyorlar ama sinovac da olabiliyorsun. 3. doz icin her iki asiya da randevu olusturabiliyorum su an
0
exlibris
(02.07.21)
1. Evet.
0
ruhen hastayim ben
(02.07.21)
6 ay olayı kalktığını kim diyor acaba ?
0
kleider
(03.07.21)
@kleider

Arkadaslarim uyardi beni.
3.5 ay once coviddim. Dune kadar randevu alamiyordum ama yeni kaldirilmis ve alabildim.
0
🌸la traviata
(03.07.21)
İste bu sebeple de herkesin ne soyledigine kulak asmamak gerekiyor, tum dunyadaki guvenilir bilimsel otoriteler ne diyorsa onlara guvenmek gerekiyor, cunku herkes dediginiz insanlarin neredeyse tamami onlardan daha yetkin degil bu konuda.

1.Biontech koruyuculugu en yuksek asi gibi duruyor su asamada.

2. Kesin bir bilgim yok ama 1 doz sanirim, en azindan simdilik. İleride degisebilir..

3. Ucuncu doz yeni varyantlar icin oneriliyor, onlar icin ise mrna asilari, onlar arasinda da biontech en etkilisi. Gidip son dozu yine sinovac olmanin, hic yoktan iyidir fakat, pek bir manasi yok.
0
bosver nicki
(03.07.21)
6 ay şeysi 3 aya düştü. covid geçirenlere 2. doz için randevu verilmiyor artık.
0
lalu
(03.07.21)
Teşekkürler herkese.

Az önce biontech oldum geldim. 2. aşı da gerçekten olmayacakmış, zaten aşı kartım oluşturuldu e-nabız'da ve 2. aşı da yapılmış gibi gözüküyor ve yanında "covid geçmişi" yazıyor.

annem de biraz daha bekleyip biontech olacakmış.
0
🌸la traviata
(03.07.21)
(15)

Evinizde yaptığınız az bilinen tasarruflar

heathen
Gündüz banyonun ışığını açmayıp pencere ışığıyla loş banyoda duş almak ve akşamları mum ışığında oturmaya alışmak benzeri alışkanlıklarınız var mı? :) Özellikle yalnız yaşayanlar yapıyor da bunları.
Gündüz banyonun ışığını açmayıp pencere ışığıyla loş banyoda duş almak ve akşamları mum ışığında oturmaya alışmak benzeri alışkanlıklarınız var mı? :) Özellikle yalnız yaşayanlar yapıyor da bunları.
0
heathen
(02.07.21)
Yapilir da lambanin tasarrufundan bisi olmaz pek. Asil tasarruf kalemleri bana gore;
Sac kurutma makinesi
Ani su isiticilari
Firin
Ütü
Guclu bir masaustu bilgisayar.

Mesela ben tek yasayan biriyim. Evimde sac kruutma makinesi nerde su an bilmiyorum. Utulu bir sey giymeyeli 10 yil olmustur. Kiyafetler ve giyimim ona göre. Zaten yapamiyordum da.
Kurutma makinesi

Kisaca ani isiticilardan tasarruf daha göze gelebilir.
0
Filinta61
(02.07.21)
kapalı alanda mum kanserojen bu arada, sağlık masrafı olarak pahalıya patlayabilir uzun vadede.

soruya cevap: bir arkadaşım sifonu gün sonunda çekiyordu.
0
ateistanbul
(02.07.21)
sürekli bulaşık makinası kullanıyorum (daha az su harcıyor), tabakları bulaşık makinasına koymadan önce sudan geçirmiyorum, bir peçeteyle kabaca siliyorum.
0
roket adam
(02.07.21)
Ellerimi yıkarken lavabonun içine küçük bir kova koyuyorum, onu da tuvalete döküyorum, atık su haline gelmiş suyu iki kere kullanıp daha az su tüketmiş oluyorum, su değerli bir şey

yurt dışında mutfakta ya da banyo lavabosunda kullanılmış suyu tuvalet rezervuarında toplayabilen tesisat sistemi var benimkisi onun türkiye versiyonu :)
0
freebird5406_2
(02.07.21)
* banyo lavabosunun altindaki su musluklarini kistim. yukaridan actigimda cok basincli akmiyor. birim zamanda daha az su harcamis oluyorum.

* sifon icin kucuk tarafini cekiyorum genelde, bazen de yarim basinca bastigim kadar su akiyor, pislik yoksa sorul sorul akitmamis oluyorum

* lambalari gereksiz yakmiyorum. ampuller tasarruflu ve ornegin avizede 4 ampul varsa ikisini gevsetiyorum. ikisi yetiyor

* banyoda suyun isinmasini beklerken akan suyu bosa tutmuyorum, kova var onun icinde biriktiriyorum, yer temizligi, cicek sulama vs isleri icin kullaniyorum.

* @filintanin dedigi gibi elektrik icin asil sarf kalemleri ani isiticilar, yoksa tv radyo vs cok fazla tuketmiyor, kettle, utu, elektrikli isitici, vs daha cok elektrik harciyor
0
exlibris
(02.07.21)
Banyoda boşa akan su yerine isinana kadar akan suyu kovaya dolduruyorum
0
howfaristhesky
(02.07.21)
Babam klozetin su haznesinin içine iki tane içi dolu su şişesi koymuştu. Her bastığında 1 litre az su gidiyordu. 1000 kere bassan 5-10 lira tasarruf olur, maddi olarak bir şey değil ama su tüketimini azaltmak için yapıyordu. Yukarıda arkadaşların dediği su tasarrufların da çoğunu yapıyordu tabi.
0
sckxyss
(02.07.21)
Duş alırken işemek. Sifon küçük gözle çekilse de en az 3 4 litre su gidiyor. Her gün en az bir kez duş aldığımı düşününce aylık yaptığım tasarruf, aylık içerek tükettiğim su miktarından daha fazla.
0
IncredibleMau
(02.07.21)
Zor arındırılan ıspanak-pazı gibi yeşillikleri tüketmiyorum.
Evdeki tüm muslukları alt vanasından kıstım.
Gereksiz lamba yakılı bırakmıyorum.
Bulaşık makinesi kullanıyorum.
0
onune3012
(02.07.21)
bilgisayarda işim varken televizyonu açmak yerine kanalın online yayınını açıp ikinci monitörümden izliyorum.

zarar görmemiş kargo kutularını ve içinden çıkan koruyucu patpatları vs.. başka yerlerde kullanıyorum.
0
jepa
(02.07.21)
Dusa girmeden once su isinsin diye akitiyorum. Simdi pek olmuyor laps diye soguk suya giriyorum da kisin olmuyor o is :) iste isinana kadar akan o suyu kovaya/kovalara dolduruyorum. Onlarla da cicek sulama, sifona dokme gibi seyler yapiyorum. Faturaya etkisi oldu mi bilemem kontrol etmedim. Genel su israfi olmamasi icin yapiyorum bunu.
0
invictae
(02.07.21)
İki gün üst üste fırında bir şey pişireceksem, yağlı kağıdın iki yüzünü de kullandığım için kendimi tasarruflu zannediyordum. Cevapların bazıları beni dumura uğrattı.
0
ruhen hastayim ben
(02.07.21)
yukarıda sayılanların çoğunu yapıyoruz özellikle su tüketimini yarıya düşürdük örn.ellerimizi yıkadığımız suyu ve banyoda su ısınması için beklerken akan suyu biriktiriyoruz sadece dışkılama sonrası sifon çekiyoruz.
bütün fişleri yatarken çıkarıyoruz

tabi ki faturalara hiçbiri yansımıyor yani tüketim miktarı azalsa da faturalardaki kalemlerin çoğu sabit olduğundan ödediğimiz tutarlar çok değişmiyor ama işte enerji ve kaynak tüketimi konusunda en azından elimizden geleni yapıyoruz.
0
windymimas
(02.07.21)
Bu devirde yapılacak en akılcı ev içi tasarruf yöntemi, tüm musluklara perlatör takmak, perlatör takılamayan muslukları perlatörlü musluklarla değiştirmektir bence
0
Mirket
(02.07.21)
Buzdolabı, çamaşır makinesi, bulaşık makinesi hariç takılı fiş olmuyor. Stand by modunda olmalarına müsade etmiyorum. Xbox, tv, robot süpürge vs.

Ampuller tasarruflu.

Bulaşık ve çamaşır makinesi kısa programda çalışmıyor, hep eko.

Bulaşık makinesini çalıştırmayı ertelemeye çalışıyorum. Akşam yediğim tabağı, çatalı hızlıca sudan geçirip kahvaltıda da kullanmak gibi.

Bilgisayarla uğraşırken tv açmıyorum.
0
baal
(02.07.21)
(2)

(light) fimo hamuru

blatta hiberna
merhabalar,fimo hamurunu normal mutfak fırınında kurutan var mı?kokusunun yayılmaması için folyo arasına koyup pişirmek gerektiğini söylüyorlar, hiç denediniz mi?bir de, fırınlanmadan havayla kuruyan light fimo hamurlarına daha uygun fiyatlı ve renkli (bildiğim kadarıyla onlar beyaz ve boyamak gerek
merhabalar,

fimo hamurunu normal mutfak fırınında kurutan var mı?
kokusunun yayılmaması için folyo arasına koyup pişirmek gerektiğini söylüyorlar, hiç denediniz mi?

bir de, fırınlanmadan havayla kuruyan light fimo hamurlarına daha uygun fiyatlı ve renkli (bildiğim kadarıyla onlar beyaz ve boyamak gerekiyor) bir alternatif var mıdır?
smarta'yı falan biliyorum ama renk seçenekleri kısıtlı gibi.

teşekkürler!
0
blatta hiberna
(01.07.21)
mutfak mini fırınında doğrudan folyosuz yaptım koku ya da herhangi bir sorun olmadı
0
freebird5406_2
(01.07.21)
Schulpey ve das kullanıyorum. Herhangi bir koku olmadı. Folyoya sarmıyorum ancak folyo ile üzerine bir kalkan yapıyorum renk değişimi olmasın diye.

Hava ile kuruyanlar dayanıklı olmuyor. Kırılmaya müsait oluyorlar ve su ile temaslarında parçalanıyorlar. Polimer olanlar pişirildiği için katılaşıp esnekleşiyor. Suya da dayanıklı.
0
ruhen hastayim ben
(01.07.21)
(12)

Sıkılaşmak için?

nefertarii
Ne önerirsiniz? Ya da mümkün değil mi anlamadım… alt vücut için soruyorum; kalça, baldır-bacak vs. Spor yapıyorum (6 aydır) bu arada ama kas olmuyor ya da hiç sıkılaşmıyor oralar, ne önerirsiniz ya cidden çok sinir bozucu.
Ne önerirsiniz? Ya da mümkün değil mi anlamadım… alt vücut için soruyorum; kalça, baldır-bacak vs. Spor yapıyorum (6 aydır) bu arada ama kas olmuyor ya da hiç sıkılaşmıyor oralar, ne önerirsiniz ya cidden çok sinir bozucu.
0
nefertarii
(01.07.21)
E aletli pilates?
Bir de ağırlık.
0
kiproklk
(01.07.21)
Aletli pilates yapıyorum zaten… arada hiit ile karışık yapıyoruz da. ya şaka gibi gevşek bildiğiniz alt taraflar, sarkık da değil…
0
🌸nefertarii
(01.07.21)
Nasıl bir spor yapıyorsunuz bilmiyorum ama mutlaka ağırlık ve direnç bandı kullanın. Direnç bandı için kumaş olanları tavsiye ederim kesinlikle, daha uzun ömürlü oluyorlar. Ben oma fitnesstan almıştım hala sımsıkı ve kopma olmadı. Dambıl veya halter de almanızı öneririm. Bütçenize göre uygun olanı seçebilirsiniz. Ama ağırlıkların değiştirilebiliyor olmasına dikkat edin, o çok önemli.

Son olarak tüm vücudunuzu çalıştırmaya özen gösterin diyebilirim, tecrübelerime dayanarak.
0
ruhen hastayim ben
(01.07.21)
sıkılışma dediğiniz şey o bölgedeki yağın azalıp kasın artması demektir.
bunun da en etkili hatta belki de tek yolu direnç antrenmanıdır.
bunu ağırlıksız sadece vücut ağırlığıyla, ekstra ağırlıkla ya da direnç bandıyla yapmak ise sizin vücut özelliklerinize göre karar vermenize kalır.
0
bay b
(01.07.21)
kuvvetlenen, hacmi artan kas kütlesinin üzeri yağ ise ne kadar spor yapılırsa yapılsın o yağlar yine de lömbür lömbür sallanacak ve sıkı olmayacaktır.
0
d e j i n
(01.07.21)
protein ağırlıklı beslenme
meyve sebze ihmal etmemek
zeytinyağını ihmal etmemek: hem gerektiği hem de mineral-vitaminlerim yağ formunda depolananları için
bol su
az soda

3 set karşılığı: düşük ağırlıkla ya da cardio ile kilo vermeye yönelik çalışma

3 set zorlanacağın ağırlık
0
bir soru sorcam
(01.07.21)
@Dejin nasıl yani anlamadım?
0
🌸nefertarii
(01.07.21)
sıkılaşma için direnç ve ağırlık gerekir, kardiyo, hiit gibi nabız yükselten antremanlar yağ yakımını hızlandırmaya yarar. yağlı iseniz bunları da yapmalısınız ama çok yağlı değilseniz kilonuz ideale yakınsa sadece sıkılaşmak istiyorsanız kesinlikle direnç ve ağırlık eklenmeli. sadece hiit yaparsanız yağ gidebilir ama altında kas yoksa istediğiniz görüntü zor, sadece ağırlık çalışırsanız da zor. total bir çalışma lazım. bunun için de beslenmeye dikkat etmek, yağ yakmak, kas çalışmak.

bana kalırsa esneme de ilave edilmeli. çünkü güçlenen kas kısalıyor, güçlü oluyor evet ama esneklik ve mobility azalıyor. ama bir yandan da güçlü kas daha iyi esniyor. kası güçlendirir güçlendirmez esnekliğini de desteklemek gerekiyor. benim gittiğim yerde hocamız hiit(tam hiit denemez ısınmak için yaptıklarımız), direnç, esneme, ağırlık hepsini birlikte yaptırıyor. ağırlığımız kendi vücudumuz.

ben de aletli pilates yaptığımda beklediğim sıkılaşmayı gözlemlememiştim
0
ofelia
(01.07.21)
Önce kas kütlenizi artırmanız, sonra yağ yakmanız lazım.

Bu da ancak sağlıklı beslenme ve tüm vücudu çalıştıran bir egzersiz yaklaşımıyla olur. Vücudun tamamını çalıştırmadan sadece belli bölgelere yoğunlaşmak sakatlık riskini artırır.

Yazıldığı gibi ağırlık ve direnç bandı önemli.

Ama bunları mutlaka ya bir kişisel antrenörle, ya da fitify, freeletics gibi ağırlık antrenmanları içeren antrenman uygulamalarıyla düzenli kullanmanız lazım.

Kendi kafanıza göre giriştiğiniz antrenmanlar sakatlanmanıza ya da sonuç alamamanıza neden olabilir. Antrenör yoksa bile en azından uygulamaları kullanın. En azından neyi ne sıklıkta tekrarlamanız gerektiği konusunda sizi yönlendiren bir sistem olur.

Bu arada 6 ay çok erken, özellikle herhangi bir antrenman geçmişi yoksa oldukça erken sonuç görmek için.

İnstagramda 3 ayda sıkılaştım diyenlere aldırmayın. Onların çoğu ciddi kas kütlesi olan yıllardır düzenli antrenman uygulayan insanlar. Kardiyo ile fazla yağları yakınca, altta kalan kas kütlesi görünür oluyor. Yeni kas üretmiyorlar yani.

Ciddi kaslı ama yağ oranı fazla bir insanın 6 ay antrenmanla alacağı sonuç farklı.

Kas kütlesi zayıf, yağ kütlesi fazla bir insanın 6 ay antrenmanla alacağı sonuç farklı.

Bunu bir yaşam tarzı şeklinde düşünmeniz ve uzun vadeli beklentiler geliştirmeniz motivasyon için önemli.

Bir sürü teori var ama, bir insan yılda 8-12 kg arası kas kütlesi kazanabilir ortalamaya vurunca. Bu bünyeye göre az ya da fazla olabilir.

Ama bundan daha hızlı yağ yakabilir. Yani sen düzenli antrenmanla yağ yakabilirsin. Ama o yaktğın yağın yerine koyacağın kas kütlesini inşa etmen daha uzun sürecek. Bu süreçte de belki zayıflayacaksın, ama henüz istediğin oranda kasın olmadığı için o bölge yine şu ankinden farklı görünmeyecek sadece küçülecek.

Bizim öyle çok fazla antrenman egzersiz alışkanlığımız yok ülkece. Genelde en önemli gelişim yaşlarımızda spordan uzak büyüyoruz. Ancak yetişkinlikte ara ara egzersize merak sarıyoruz. Haliyle öyle beklediğimiz sonuçları almamız kolay olmuyor.
0
anten
(01.07.21)
kas üstü yağların lömbürdemesini şöyle örneklendireyim. sumocular çılgın gibi kasa sahip. seni beni alır havada dört beş tur çevirir sonra kürdan muamelesi yapıp dişlerini karıştırır lakin pofuduk insanlar.
halk arasında söylendiği gibi yağın kasa dönüşmesi gibi bir şey yok. kas tabakası ayrı yağ tabakası ayrı.
kasların çok kuvvetli olabilir ama üzerinde çok yağ tabakası olabilir. sadece kasların kuvvetlendi diye sıkı olamazsın maalesef. kalori açığı ile yağ yakımı da şart.
0
d e j i n
(02.07.21)
@dejin anladım; ama her kilo için geçerli mi bu? Mesela ben 1.68 boy 59 kiloyum. Akıllı tartıda son veriler yağ:26 kas:41.6 kg proteinim alt sınıra yakın düşük.

Çok sumoluk bir durumum yok bence :) ama şu direnç bandıyla tüm vücudu deneyeceğim.
0
🌸nefertarii
(02.07.21)
Her kilo için geçerli. şişman değil, normal boy kilo oranında ama yağlı olunabilir. eğer sıklet bazında bir yarışmaya katılmayacaksanız tartı kullanmayın mümkünse.
çok kötümser bir hava yaratacağım ama o elektronik tartılar çöp. tükettiğin su miktarı dahi ölçümü değiştiriyor. doğru bir yağ ölçümü alman mümkün değil.
tüm öğrencilerime söylediğim gibi tartıyı sebze meyve tartmak için kullanın. kendi bedenin için ayna ve mezura yeter de artar.
ayna karşısında haftada bir, iki haftada bir filan aynı açıdan fotoğraf çek mutlaka.
tartıda artış, bedende ise incelme görmek çok şaşırtıcı bir şey değil.
0
d e j i n
(07.07.21)
(3)

Duyuru'daki öğretmenlere bir soru.

Avoiding The Puddle
Tüm öğrencilerinizin isimlerini ve hatta soy isimlerini nasıl aklınızda tutabiliyorsunuz ? Bunun özel bir sırrı falan mı var ?
Tüm öğrencilerinizin isimlerini ve hatta soy isimlerini nasıl aklınızda tutabiliyorsunuz ? Bunun özel bir sırrı falan mı var ?
0
Avoiding The Puddle
(30.06.21)
Kendiliginden oluyor. Bi kisminin ana babasinin ismini bile ezberlemis oluyorsunuz hatta :D
0
invictae
(30.06.21)
Zamanla anne babasının adını bile ezberliyorsunuz. Birkaç ayda oturuyor.
0
ruhen hastayim ben
(30.06.21)
sınıf listesi oluşturulurken göz atıyorum isimlere. bunu aslında isim öğrenmekten ziyade yaş ortalaması ve eğitim seviyesini analiz etmek için yapıyorum. o esnada isimlere de aşina olmaya başlıyorum tabii.

dersler başladığında her gün yoklama alıyoruz zaten. yoklama sayesinde isim soy isim oturuyor.
0
dimpled
(30.06.21)
(1)

kokteyllere koymak için cin önerisi arıyorum

freebird5406_2
35lik gordons 100 lira olmuş, onun yeribe uygun fiyatlı başka markalar var mı?
35lik gordons 100 lira olmuş, onun yeribe uygun fiyatlı başka markalar var mı?
0
freebird5406_2
(30.06.21)
Gilbeys +1
0
ruhen hastayim ben
(30.06.21)
(22)

Bu tarz elbiseler nasıl görünüyor sizce?

vestasy
Bu modellerde, genelde bu tarz desenleri olan elbiseleri beyaz spor ayakkabıyla günlük giyiyorum. Ne zaman giysem üç dört kişiden ''inek sağmaya giden köylü kızı'' esprisi duyuyorum. Yaşlı işi diyenler de çok aslında. Yirmili yaşlarda ve ufak tefek ince bir kadınım, bu tarz elbiseler beni tombul tey
Bu modellerde, genelde bu tarz desenleri olan elbiseleri beyaz spor ayakkabıyla günlük giyiyorum.

Ne zaman giysem üç dört kişiden ''inek sağmaya giden köylü kızı'' esprisi duyuyorum.

Yaşlı işi diyenler de çok aslında. Yirmili yaşlarda ve ufak tefek ince bir kadınım, bu tarz elbiseler beni tombul teyzeler gibi gösteriyormuş.

Siz ne düşünüyorsunuz? Haklılık payları var mı? Sizin yorumlarınızı merak ediyorum.


cdn.dsmcdn.com
cdn.dsmcdn.com
cdn.dsmcdn.com
cdn.dsmcdn.com
cdn.dsmcdn.com
cdn.dsmcdn.com
cdn.dsmcdn.com
0
vestasy
(29.06.21)
Bence gayet güzeller, ben de benzeri elbiseleri seviyorum, özellikle pazen basma falan olanlar gerçekten ferah. Şahsen boylarını biraz daha diz seviyesinde seviyorum, diğer türlü hem kısa gösterebiliyor hem de bacaklarıma dolanıyor. Her ağzı olan da yorum yapmasın artık bence.
0
whoosie
(29.06.21)
çok hoş elbiseler bence. uzun boylu kadınlarda çok daha hoş durur. bir erkek olarak kot pantolonu göğsüne kadar çeken kızlardansa bunları giyenleri tercih ederim.
0
Pertev nail
(29.06.21)
bence de bu tarz elbiseler güzel, siz de rahat edip yakıştırıyorsanız asla haklı değiller. gönlünüzce giyin.
0
evde liyakat kalmamis
(29.06.21)
tasarım gibi alanların %100 subjektif olduğu yanılgısına sahip kişilerde yeterince düşünmeden, bilgi sahibi olmadan yorum yapma durumu var. bir de insanların çoğu bir görseli algılarken bilinçaltında genelde bildikleri şeyleri arıyorlar, tanıdık bir şeylere benzetmeye çalışıyorlar. bu tarz bir deseni sadece köylü kadınların üzerinde gördüyse biri ilk olarak aklına ‘’köylü kızı!’’ gelmesi normal, bunu ifade ederken espri malzemesi haline getirmesi de tartışılır. nerenin köyünden bahsettiği bile belli değil sonuçta :)

neyse ben de çok güzel buluyorum bu elbiseleri, doğru fiti bulunca tarzına uyan her kadının da taşıyabildiğini düşünüyorum.
0
william morris
(29.06.21)
Ne güzel elbiseler, keşke taytvari pantolonlar yerine böyle elbiseleri daha sık görsek.
0
reactionic
(29.06.21)
elbiseden önce çevreni bi değiştir. 2012'de facebook'ta esprisi yapılan biten bir konuydu bu kıyafetlerin teyzeye benzetmesi olayı. ikincisi, herhangi bir nesne bir şeye benzetilerek yeriliyorsa, bahseden kişi başkalarının dünyasında yaşıyordur. gece gündüz elinde telefon instagramda gezen kişilerden duymuşsundur bunu muhtemelen.

tanım : benim ve kız arkadaşımın da en çok beğendiğimiz elbiselerden bu. pek anlamam ben etek boyu kısaları beğenmiyorum. kollarda da uzunları sevmiyorum. kısa kol + uzun boy kombinasyonu en ideali gibi
0
avatar is back
(29.06.21)
Bir dönem çok giyerdim ben de. Sanırım bıkmış olduğumdan, artık hoşuma gitmiyor. Daha düz, rahat kesim elbiseleri seviyorum artık. Ama bunları spor ayakkabı ile giymeniz güzel bence. Elbisenin klasik havasını dağıtır biraz.
0
curukturpkokusu
(29.06.21)
Çok güzel elbiseler. Tam yazlık.
Böyle konuşanları dikkate almayın. Hatta uzak durun.
Genellikle kompleksli, çekemeyen kişiler alay ederler.
"Alay etmek basit insanların eğlencesidir"
0
pro9it9is9
(29.06.21)
Ben birkaç yıl öncesine kadar beğenmiyordum bu tarz elbiseleri ama sneakerla çok güzel geliyorlar artık gözüme.

Yalnız diz altı elbiseler sadece uzun boylularda güzel duruyor bence. Ben beğensem de hiç giyemiyorum o yüzden. Şöyle bi 10 cm falan uzun olsaydım gayet giyerdim severek.
0
ms brownstone
(29.06.21)
efsane.
0
brakgn
(29.06.21)
Ingilizlerden gordugum kadariyla bunlari sevgilisi, esi olan, orta yas ve ustu kadinlar daha cok tercih ediyor, yaz icin muhafazakar kaliyor bunlar onlarin standardina gore. Gencler daha curetkar, dekolteli, kisalarini giyiyor. Not: Ingiltere
0
neck_and_neck
(29.06.21)
Ben çiçekli ve renkli şeyleri sevmem ama çevremdeki herkes böyle giyiyor.
0
jazzabel
(29.06.21)
Beyaz sneaker ile rutin kombinim benim de.

Milletin ne dediğine bakmadan içinde rahatsanız ve kendinize yakıştırıyorsanız giymeye devam edin.
0
purplee
(29.06.21)
Ben cicekli-bocekli elbiseleri seviyorum. Ama oturmuyorsa üste, evet biraz demode gozukebiliyor. Yasli isi diye hic dusunmedim. Linktekiler bence cok zor elbiseler. Biraz kivrim varsa, demodeye kolayca kacabilir. Dumduz, kate moss vucutlarda oyle durmuyor mesela.

Daha modern durmasini istiyor musunuz? Soyle kombinlere bir bakin: www.rouje.com

Ufak tefek ise belki etek boyu biraz yukariya cekilebilir?
Ya da su boydaki romantik elbiseler: www.rouje.com

100% kendi tercihimdir. Siz neyi nasil seviyorsaniz ona devam edin.
0
buf-e kür
(29.06.21)
erkek gözüyle yazlık, tatil yeri vs. dışında giyilmesi garip duruyor kesinlikle.
0
bronz böcek
(29.06.21)
Giyim kuşam/güzellik konusunda genellikle motive edici konuşmaya çalışırım ama bu elbiseleri gördüğüm zaman hep “Nereden bulup da giymiş bunu?” diye düşünüyorum. Aslında kötü olan ne elbiselerin boyu, ne yakası ne de çiçek desenleri. Kötü olan üçünün bir araya gelmiş olması. Örneğin çiçekli, renkli, uzun ama askılı bir elbise daha şık bence. Veya yakası kapalı, bol ama kısa elbiseler daha tarz duruyor gibi… Yine de siz beğeniyorsanız giyin bence.
0
ruhen hastayim ben
(29.06.21)
Ben de hep rahat olabilecegini dusunsem de almadim hic cunku ciddi anlamda "Fatmagul'un sucu ne" dizisinden firlamis gibi geliyor goruntu itibariyle.
0
e mice
(29.06.21)
Çok seviyorum ben böyleli elbise ekstra spesifik bir yakışmama durumu yoksa genelde güzel bi tarz bence.

(erkek)
0
hedep
(29.06.21)
ben de arkadaşlarının aldığı havayı alıyorum ama giyin gitsin nolcak ya püfür püfür. sizi görünce ben ferahlıyorum :D
0
olutaklidi
(29.06.21)
bu kıyafetlere bayılıyorum ben (erkek,33).

yalnız bu kıyafetler yüz güzelliği ve fena olmayan bir fizik talep ediyor maalesef. bu tarz birini acayip tarz gösteriyor. sizi bilmediğim için yorum yapamıyorum maalesf.

ek: etek boyunu diz mesafesinde olursa daha iyi olur diye düşünüyorum ama bu da olur.
ek2: altına güzel bir beyaz spor ayakkabı.
0
syozkn
(29.06.21)
Ben de seviyorum, hem sevimli hem kadınsı.
0
alfred
(29.06.21)
Yaşlı işi diyenlerde kabahat yok, köy yerinde giyilen basma eteklerin biraz daha hat belli edenleri.

Gördüğün gibi beğenen de çok, o yüzden hoşuna gidiyorsa giy ama ben de hep böyle giyinen birine takılabilirim.

Modern aksesuarlarla, çantayla bu algı kırılabilir tabii, bir kemer bir fular bile havayı değiştirir. Keza ayakkabı seçimi de. Ama beyaz spor ayakkabı da her şeyle giyilir dene dene basite kaçtı artık.

Kişisel görüşüm ise giyecek elbise mi bitti yönünde. Hep aynı tarz giyinmek sıkıcı zaten, ara ara giyersen dikkat de çekmez.
0
Jux
(29.06.21)
(9)

eşlerin birbirini karşılaştırması hk.

titanyum
Eşiniz sık sık kendisiyle sizi karşılaştırıyor mu? Sizden daha iyi olduğu şeyleri dile getirip bu durumdan motive olmaya çalışıyor mu? Nasıl tepki veriyorsunuz?2-3 aydır diyetisyen kontrolünde kilo vermeye çalışıyorum. Eşimde diyetisyenden bağımsız olarak benimle birlikte yediklerine dikkat etmeye b
Eşiniz sık sık kendisiyle sizi karşılaştırıyor mu? Sizden daha iyi olduğu şeyleri dile getirip bu durumdan motive olmaya çalışıyor mu? Nasıl tepki veriyorsunuz?

2-3 aydır diyetisyen kontrolünde kilo vermeye çalışıyorum. Eşimde diyetisyenden bağımsız olarak benimle birlikte yediklerine dikkat etmeye başladı. Günün sonunda sürekli kendisiyle beni karşılaştırıyor. Sen bu kadar kilo verdin ben bu kadar vermişim seni geçmişim ahaha diyip mutlu oluyor falan. Ben de kendimi kötü hissediyorum. En sonunda bundan rahatsız olduğumu söyledim. Ne var bunda, abartıyorsun çocuk musun sen, yok yere moral bozuyorsun diye tepki gösterdi. Beni mutsuz edip kendini motive etmesi bana normal gelmiyor. Bu kıyaslama hiç bitmiyor. Bugün konu kiloysa yarın başka bir şey oluyor. Bu durumu takmamak da bir çözüm olmuyor benim için. Konuşuyorum ama senin gibi düşünmüyorum diyerek kesiyor. Kendini dünyanın en haklı insanı olarak görüyor şu anda. İletişim sıfır.

Nasıl çözebilirim? Benzer durumda olanlar ne yaptınız merak ediyorum. Cins: K
0
titanyum
(29.06.21)
Eşinizin yaptığı çok bilinçsizce. Kendi bünyesine göre yazılmamış bir programı yaparak -ki kendisi erkekmiş- alması gereken kalori miktarının altında kalıp kas kütlesini kaybediyor. Bu duruma sevinmesi değil ağlaması gerek bence swh.
0
ruhen hastayim ben
(29.06.21)
Eşinizin size karşı "saldırgan" olduğunu (moralinizi bozmaya çalışması gibi) düşünüyorsanız niye evlendiniz ki?

Yok eşiniz saldırgan değil, eğleniyorsa, bundan niye rahatsız oluyorsunuz?
0
plutongezegendegilmi
(29.06.21)
Eşler ve sevgililer arasında bazen bu tarz kıskançlıklar oluyor. fiziksel anlamda ona göre daha dikkat çekiciyseniz mesela, güzelleşmenizi iyi görünmenizi vs. istemiyor olabilir. Öncelikle açık açık konuşmaya çalışır sidik yarıştırma durumundan rahatsız olduğumu dile getirirdim. Anlamıyorsa laftan, tamam harikasın mükemmelsin der tartışmazdım. Özgüven eksikliği ile alakalı bir durum.
0
Josephine.
(29.06.21)
bana da eşinizin eğlence anlayışı buymuş gibi geldi, acaba siz benzer şekilde davrandığınızda gülüp eğleniyor mu yoksa bozuluyor mu? her ne olursa olsun üzüldüğünüzü söylediğinizde bu davranışı kesmesi gerekirdi.

acaba rahatsız oluyorum gibi genel değil ama bu konu özelinde, benim motivasyonumu çok düşürüyor böyle yapman ve vazgeçmek istiyorum halbuki birbirimizi motive etsek daha iyi olmaz mı ikimiz için de gibi uzlaşıcı bir şekilde konuşmayı denediniz mi?
0
evde liyakat kalmamis
(29.06.21)
Bana bunu eski patronum yapıyordu.
Ben diyetisyene gidiyordum benimle birlikte olabildiğince benim gibi beslenmeye çalışıyordu bende pek fark yoktu ama o çok şişman olduğu için gözle görülür bir fark oluyordu. Her gören "aa zayıflamışsın" dedikçe sürekli bana "bak sen o kadar para veriyorsun doktora ben vermeden senden çok zayıfladım" diyordu saçma sapan.
Belki kendini motive etmek için yapıyordu ama benim motivemi düşürüyordu.

Böyle olduğunu kendisine söyleyebilirsiniz.
Ciddi olmayabilir şaka da yapıyor olabilir bu süreçte böyle sözlerin motivenizi düşürdüğünü söylersen anlar belki.

Dinlememeye devam ederse de aynı yöntemi siz uygulayabilirsiniz.
Duymamazlıktan gelin motiveniz düşmesin.
(Bunu sadece bu konuyla ilgili söylüyorum)

Korktuğunuz gibi bu olayın başka konulara da atlama ihtimali varsa, tavrı hep buysa ve iletişiminiz sıfırsa olay daha karışık gibi sanki.
0
mutekebbir
(29.06.21)
doğrudan söylemem gerekirse eşinizin karakteri bu konuda olgunlaşmamış

bana spor salonuna yazılmaya giden çift arkadaşlarımı hatırlattı, uzun süre spor yapmamış bir çift, hoca bunlara hamlıklarını atsınlar kaslarını hazırlasınlar diye çok ağır olmayan bir başlangıç programı vermiş, erkek olan ne yani şimdi ben de eşimle aynı sayıda tekrar mı yapacam diye trip atmış hocaya
0
freebird5406_2
(29.06.21)
bence eşine göre bir tık daha iyisin eşin seni ezmeye çalışarak kendini ön plana çıkarma çabası içinde.
kilo vermek gibi zor işlemde sizin motivasyonunuzu düşürmeye değil desteğe zorunluluğu var.
eşiniz sıkıntılı bir tip bazı doğru sizin sevdiğiniz yönleri olsa da yorucu birisi olacak kesinlikle.
benim önerim şu şekilde kesinlikle sizi rahatsız eden konuda ters davrandıktan sonra yumuşamayın bunun tekrarı kesinlikle olmayacak şekilde net durunn. bir daha böyle yaptığında siz de hiç acımadan ama hiç acımadan gerekirse kırarak siz de onu eleştirip onun eksiğini yüzüne yapıştırın.
iki taraf kendini düzeltmez ise ya birine zorluk ömür boyu ya boşanma...
0
andlee
(29.06.21)
asla. espri olarak gıcık etmek için bazen belki yapar ama gıcık edip güldürmek amaçlı olduğu çok bellidir.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(29.06.21)
bu konudan bağımsız yaptığı şey sizi rahatsız ediyor ve kırıyorsa ve yaptığı şeyi yapmak karşı taraf için bir gereklilik değilse sizinle aynı şekilde düşünmüyor diye yapmaya devam etmemeli. ki bu insan eşiniz. konudan örnek verecek olursam sizinle kilo yarışı yapması sizi üzüyor, bu yarışa eşiniz girmese, en azından kendi içinde kendi motivasyonu için girse bile size her akşam gelip bunun dalgasını geçmese ölür mü? ölmez. hayatına negatif bir yansıması olur m? olmaz. ee kardeşim yapmıcan o zaman eşinin kırıldığı şeyi. sen dalga geçip 2 dakika eğlenicen diye ne gerek var? hatta bir de üste çıkıyor çocukça falan diye. ben zaten karşılıklı dalga geçilen ilişki anlayışını da anlamıyorum kaldı ki bir taraf yapıyor diğeri sadece gıcık oluyor, biri eğlenirken diğeri eğlenmiyorsa daha kötü.

sadece bu konuda değil diğer konularda da böyleyse rekabetçi yapıyla ilgilidir ve uzun vadede daha da canınızı sıkabilir. ilişkilerde bu rekabetçi yapı iyi şekilde de kullanılabilir. mesela ben de düzenli spor yapıyorum elimden geldiğince, erkek arkadaşıma "hadi bugün sporlar yapıldı mı?" diyorum yapıyoruz, birbirimizi tebrik ediyoruz geçiyoruz. ben onu teşvik etmeye çalışıyorum, rekabetimiz teşvik üzerine kurulu.

eğer iletişimi bu şekilde dalga geçme değil de motive etme, tebrik etme, perçinleme hatta ufak hediyeleşmeye çevirebilirseniz bu rekabet duygusunu güzel kullanabilirsiniz.
0
ofelia
(29.06.21)
(5)

Elmali tariflerinize talibim

balpolen
Bugun cok yogun kullandim burayi. Elmali tart, kurabiye, kek ve galette disinda baska neler yapilabilir elmali?Tesekkurlerrr
Bugun cok yogun kullandim burayi. Elmali tart, kurabiye, kek ve galette disinda baska neler yapilabilir elmali?

Tesekkurlerrr
0
balpolen
(28.06.21)
Elma tatlısı.
0
pro9it9is9
(28.06.21)
Elmaları ince ince dilimleyip fırında cips yapabilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(28.06.21)
apple crumble. bi nevi tart gerçi ama çok lezzetli oluyor. bu sıcakta yanına dondurma şart.
0
anthemis nobilis
(28.06.21)
Biraz kışlık ama crumble +1 çok pratik
0
aquarium
(28.06.21)
Apfel strudel
0
rockinside
(29.06.21)
(6)

Lazer-Koltuk alti

austenn
Merhaba. Koltuk altina lazer yapildiktan sonra terlemenin arttigini duydugumu soyledim epilasyon uygulayacak arkadasa. O da evet boyle bir durum var ama gecici bir sure sonra bitiyor terleme durumu dedi. Ne kadar dogrudur bu? Islemi uygulatip hala terleme sorunu yasayanlar var midir aranizda?
Merhaba. Koltuk altina lazer yapildiktan sonra terlemenin arttigini duydugumu soyledim epilasyon uygulayacak arkadasa. O da evet boyle bir durum var ama gecici bir sure sonra bitiyor terleme durumu dedi. Ne kadar dogrudur bu? Islemi uygulatip hala terleme sorunu yasayanlar var midir aranizda?
0
austenn
(28.06.21)
Yaptırdım, böyle bir şey yaşamadım, çok memnunum
0
Hallegadola
(28.06.21)
yaptırdım ve boyle bir şey fark etmedim.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(28.06.21)
Neredeyse 10 yıl önce yaptırdım. Böyle bir şey duymadım da görmedim de.
0
ruhen hastayim ben
(28.06.21)
Koltuk altı akciğerin eksozudur. Ne lazer yapilir ne direk parfum sıkılır ne terlemeyi engelleyici sıvı sürülür. Koltuk altı kurcalanmaz uzun vadede büyük problem yaşatır.
0
yuyu
(28.06.21)
Ben yaşamıştım. Normalde çok terlemeyen bir insan olduğum halde gözeneklerim açılmıştı sanki. Ama son seanslara doğru bitiyor, şu anda normal
0
jjimyl
(28.06.21)
terlemeyle lazerin ne alakası var ki? terlemeye devam edersin tabii ki. sadece koku olmaz.
0
naksidil
(28.06.21)
(11)

Şekeri bırakanlar?

nefertarii
Nasıl başardınız? En fazla yapabildiğim çay ve kahveden kesmek, abur cuburu azalttım ama hala kahvaltıda ekmek (çavdarlı) bal/kaymak yiyorum. Nasıl kesebilirim ya belli bir metod var mı? Dikkat etmem gereken bir şey filan?
Nasıl başardınız? En fazla yapabildiğim çay ve kahveden kesmek, abur cuburu azalttım ama hala kahvaltıda ekmek (çavdarlı) bal/kaymak yiyorum. Nasıl kesebilirim ya belli bir metod var mı? Dikkat etmem gereken bir şey filan?
0
nefertarii
(27.06.21)
tamamen kesmesi çok zor ya şu vakitte. her yer şeker çünkü. almazsan o kadar tüketmezsin ama en basit olarak. bal alma yani eve. ne bileyim çok sevdiğin bir sosun içinde şeker var diye o sosu almayı bırakırsan hayat eziyet olur.

edit: öyle kısa dönem gaza gelip denemişliğim var da olmadı hiç uzun süreli. çevremde 1-2 kişiye denk geldim hiç şeker tüketmeyen. pek normal tipler değillerdi.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(27.06.21)
ben şak diye kesiyorum, bugüne kadar sadece bir kere 1-2 gün baş ağrım oldu.
onun dışında tuhaf bir şekilde zorluk çekmedim, çekenler oluyormuş.

şekeri azaltmak şekeri bırakmaya yardım etmiyor çünkü şekeri yedikçe yemek istiyorsunuz.
o yüzden en iyisi tamamen kesmek.
yemeyeceğim diyecek ve yemeyeceksiniz.

illa ekmek istiyorsanız, yumuşak geçiş olması açısından mesela çavdar ekmeği dışında protein ekmeği yiyebilirsiniz.

ama bal kaymak yerine bir şey koyamazsınız, yemeyeceksiniz.
abur cuburu, balı kaymağı aynı anda keserseniz, birkaç gün zorluk çekersiniz en fazla.
insan ilk günden bile hafiflik hissediyor.
kilo olarak olmasa da, tuhaf bir rahatlama veriyor.

kilo sorununuz yoksa, abartmadan meyve yiyebilirsiniz mesela.
aslında şeker açısından vücuda etkisi çok farklı değil maalesef ama en azından vitamin mineral vb. açısından daha faydalı.
yine de ekşi meyve ve "berry" türü olanlar daha iyi.
0
blatta hiberna
(27.06.21)
Şekeri birden değil, azaltarak keserseniz daha çok istikrar sağlarsınız. Aynısı karbonhidrat için de geçerli. Vücudunuzun yavaş yavaş alışmasını beklemelisiniz. Bir de illa tüketecekseniz sabah tüketmeye özen gösterin.
0
ruhen hastayim ben
(27.06.21)
İnsülin direncini kırıp sonra kesmek daha yapılabilir olur. Bir süre if yapıp kırabilirsin, sonrasında yemediğin zamanlarda zaten kriz haline gelmiyor.
0
Jux
(27.06.21)
şekeri bu kadar sıfırlamak zorunda değilsin. kahvaltıda bir iki kaşık bal, arada bir, bir dilim ekmek yemende sorun yok.

ben kahve ve çayda sıfırladım, gazlı-gazsız şekerli içecekler hiç yok zaten içemiyorum artık, makarnayı belki 15 günde bir, ekmeği de tam buğday ekmeği şeklinde haftada 3-4 dilim kadara düşürdüm. bu süreçte arada bir kahvenin yanında bir iki parça bitter çikolata yediğim oluyor. yani önemli olan miktarı ciddi oranda azaltmak bunu bir zehir gibi sıfıra çekerek kendine işkence etmene gerek yok.
0
orpheus
(27.06.21)
acikcasi soyle bir seyden dolayi istiyorum ayriyeten onu da paylasirsaniz sevinirim.

konsantrasyona etkisi ne oldu siz sekeri birakinca? enerjinizde? birakma istegim tamamen bunla alakali. herkes zipkin gibi oldum, aklimi daha iyi topluyorum filan da diyor okudugum kadariyla.
0
🌸nefertarii
(27.06.21)
dediğiniz sebeplerle ilgiliyse orpheus'un verdiği örnekteki gibi devam edebilirsiniz bence de.

bahsettiğiniz zihin berraklığını ve enerji artmasını ben de çok yaşadım.
o açıdan da tavsiye ederim.
0
blatta hiberna
(27.06.21)
çelik gibi iradeniz yoksa en güvenilir ve geçerli yol karbonhidratı mümkün olduğunca azaltmak olacaktır. basitçe özetlemek gerekirse glisemik indeksi yüksek gıdalar olan hain karbonhidratlar kan şekerini ve insülin hormonunu çok fazla oynatıyor. karb ağırlıklı beslenirken şeker bağımlılığını kırmak çok ama çok zor çünkü vücut bu oynaklık/çabuk değişiklik sebebiyle sürekli yenisini talep ediyor.

şeker bağımlılığımın boyutunu anlamanız için söylüyorum: boyum 178, 20 yaşına kadar aktif spor yapan ve tartıya çıkma ihtiyacı duymamış biriydim. şu an 27 yaşındayım ve maksimum 115 kiloyu gördüm. bu süreçte elime aldığım eklemlerin, döktüğüm ve kırdığım dişlerin, yaşadığım sağlık sorunlarının haddi hesabı yok. üç kuruşluk iq'mun da yarısını kaybettim bu süreçte. SİGARAYI BIRAKTIM ama akşam çayın yanında kek-gofret yoksa dünyam başıma yıkılırdı. sağlıklı yaşama, kilo verme, biraz kendimi toparlama çabalarımın tamamı şeker bağımlılığı yüzünden sonuçsuz kaldı çünkü az yemek yemeyi asla sorun etmiyordum ama kolasız, keksiz, çikolatasız hayat düşünemiyordum. kendimi çok zorlayıp 2-3 gün dayanmaya çalıştığımda sigaradakinden daha beter yan etkiler yaşadım, mental olarak perişan oldum.

benim çözümüm (şimdilik) doktorun "kan şekerinde sorun var, dahiliyeye görün, şeker hastası olabilirsin" demesiyle ketojenik diyete başlamak oldu. ara sıra canım hala çekiyor ama "yersen kolunu bacağını kesecekler, kör olacaksın" diye düşününce aslında mental anlamda bloklayabilmeyi başarıyorum, yani iyi ve sağlıklı yaşamak için şekerden uzak durma fikrini içselleştirmeyi başardım çünkü benim için artık "şekersizlik" kavramının karşısında "renksiz, keyifsiz" hayat değil de "hayatta kalmak" var. o açıdan beni durduran şey "yersen ölürsün" düşüncesi. bilmiyorum belki sağlıklı bir psikoloji değil ama işimi görüyor.

keto bence aşırı yorucu ve disiplin isteyen, sürdürülebilirliği de şüpheli bir beslenme tarzı. belli bir sürenin üzerine çıkabilmek için terminatör olmak lazım. o yüzden benim gibi çok ciddi bir sorununuz yoksa direkt ketoya uçmak yerine karbonhidratları azaltmayı deneyebilirsiniz. internetten araştırın nelerde karb olduğunu (çünkü sağlıklı ve sık tüketmemiz önerilen gıdalarda bile olabiliyor). sanırım söylemeye gerek yoktur, ambalajlı gıdalardan vs. uzak durun. onlar zaten karb/şeker deposu. tabii sadece kesmek yetmez, yerine mümkünse protein ve sağlıklı yağlar (zeytinyağı, hakiki tereyağı, belki kuruyemiş vs) koymaya çalışın abartmamak kaydıyla (kalorileri yüksek çünkü). aksi takdirde daha bile kötü olursunuz çünkü vücut bu sefer de "karb nerde it" diye huzursuzlanmaya başlar, yerine besleyici bir şeyler koymak lazım ki çok mızmızlanmasın :)

***

ben bu şekilde neredeyse hiç şeker istemiyorum diyebilirim. sadece psikolojik olarak zaman zaman "bu maçın yanında çayla kek iyi giderdi" gibi düşünceler geliyor arada ama onlar bile çok zayıf.

etkilerine gelecek olursak bende pek bir şey değişmedi açıkçası, hala salağım ama enerjim bir tık arttı gibi. uzun vadede vücudunuz için çok ama çok hayırlı bir iş yaptığınız kesin, o açıdan kısa süreli kazanımları çok da kafaya takmayın derim.
0
der meister
(27.06.21)
çikolatayı çok seven biri olarak azaltarak kesmek işe yaramadı bende. birden bire ilave şeker içeren paketli her şeyi yemeyi kestim. en basitinden içtiğim bir küçük çikolatalı sütün içinde bile 16 gram şeker olduğunu görünce, daha önceki beslenme düzenimde ne kadar ilave şeker tükettiğime üzüldüm. alışverişte abur cubur reyonunu pas geçiyorum artık, eve almadığım için yemiyorum. hiç satın almazsanız, canınız isteyince elinizin altında olmaz ve yemezsiniz. zamanla şekerli şeyler yeme isteği azalıyor.
0
anthemis nobilis
(27.06.21)
ben de birden sıfırlayanlardanım. 8-9 sene evvel çaya kahveye şeker atmayı bıraktım. ilk başlarda içemeyince yanında çokça tatlı çikolata gofret yiyerek bastırmaya çalıştım. baktım olmuyor onları da kaldırdım. sonra bi ara çaydan falan vazgeçtim. e öyle de olmayınca açık, limonlu falan derken alıştım. pandemide de çokça tatlı yaparak yedim (evet kahretsin elim bi haylı lezzetli) hayatımda gördüğüm en yüksek kiloyu tartıda görünce hepsinden vazgeçtim. hiç biri sağlığımdan önemli değil çünkü. son 15 gündür tatlı namına yediğim tek şey sade türk kahvesinin yanında 2 tane hurmanın içine bıçak ucuyla konulmuş fıstık ezmesi. isteyince oluyor. yeter ki ihtiyacınız olmadığına inanın. ve evdeki, işteki abur cubur çekmecesine bişey almayın, teklif edildiğinde geri çevirin.
0
dedim ben sana
(27.06.21)
realist ve doğrularla yaşayan, iç disiplini olan biriysen başarırsın. bunun yanında şekersiz hayat derken de sadece rafine şekerse kolay onun dışında zilyon tane üründe şeker var ve beslenme çerçevesini iyi bilmek lazım.

patates, ekmek, pirinç, makarna bunlar basit şekerdir. hatta salça içine bile şeker katılıyor. süt de cabası... cheat day ile dengeyi rahat şekilde kurabilirsiniz.

bunun yanında zararlarını öğrenince , bünyenize saygınız varsa da bırakılabilir diye düşünüyorum.
0
evimin paspasi
(27.06.21)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.